
Mayıs ayında edebiyat temsilcisi ve yayıncı Laurence J. Kirshbaum’u bünyesine katan şirket bu konuda ne kadar azimli ve kararlı olduğunu gösterdi. Amazon, Kirshbaum’un önderliğinde önemli bir yayın ekibinin yönetileceğini belirtirken edebiyat, ticari kurgu, iş hayatı ve genel kurgu alanlarındaki kitaplara bir yoğunlaşma olacağı belirtildi.
Kirshbaum, Amazon’un öncesinde Time Warner kitap grubunda üst düzey yönetici ve LJK Literary adlı yayınevinin de sahibi olarak meslek hayatını sürdürdü.
Amazon, Ağustos ayında çıkardığı özyardım (kişinin kendisine sağladığı destek) gurusu Timothy Ferris’in 4 Saatlik İş Günü (The 4-Hour Workweek) adlı kitabı New York Times’ın en çok satanlar listesinde bir yıldan uzun bir süre liste başı kalınca bu işi kotaracağının sinyallerini vermişti.
Amazon’un, kitaplarını Amazon’da bassın basmasın, tüm yazarlarına sağladığı bir diğer güzel imkan da Nielsen BookScan datasını kullanarak satış rakamlarını öğrenebiliyor olmaları. Bazı bağımsız kitabevleri ise Amazon’un kitaplarını kesinlikle satmayacaklarını belirtti.
Yayıncılar, artık Amazon’un rekabeti ile mücadele edeceklerini belirtti. Basımevi ve yazar arasındaki bağlantıyı kuran aracı kişilerin, Amazon’un girişimi sonrası devre dışı kalması işten bile değil.
Amazon’un gücünü gösteren son hamlesi ise Oliver Pötzsch’ün tarihi romanı Cellatın Kızı’nın yayın haklarını satın alarak kitabı Almanca’dan İngilizce’ye çevirterek kitabı çeyrek milyona yakın adette e-kitap olarak satmış olması.
Tabii tüm bunlar Amazon’un ürünlerinden Kindle’a hizmet etmese şaşırırdık, öyle değil mi? Amazon’un son tableti Kindle Fire’ı uçtan uca bir hizmet olarak niteleyen şirketin CEO’su Jeff Bezos yeni girişimlerinden oldukça umutlu görünüyor.