
Haberi yazmamla beraber internette, özellikle Facebook gibi sosyal medyada bu işten ne kadar fazla mkağdurumuz olduğunu öğrendik hep beraber. Meğer hepimiz bundan çekmişiz ama bir vesile beklemişiz bunu birbirimize söylemek için.
Ardından KOÇ’tan yetkili insanlar aradılar. Konuyu araştırdıklarını söylediler ve eminiz ki gerçekten de ilgilendiler. Sonra çok enteresan bir bilgiyle geri döndüler: Arayanlar aslında BİRİ veya Koç.Net değil, onun bayileriydi. Şu anda yapılan geri aramalardan çok fazla müşteri kazanmak olasıydı. Bayiler bu yüzden olmaz bir hırsla herkesi defalarca arıyorlardı. elbette bu kabul edilemez bir şeydi. Çünkü arayan bayilerin müşteriye yönelik konuşma ve iletişim kurma becerisi neredeyse sıfırdı. Mesela beni arayan bayilerden birinin memuresine yetkilisiyle görüşmek istediğimi söyledim. Kibarca tabii dedi. Kısa süre sonra gelerek yetkilinin şu anda bilgisayarda bir iş yaptığını ve benimle görüşmek istemediğini söyledi. Dürüstlük için küçük, şirket itibarı için büyük bir adım oldu bu. İnanılır gibi değildi ama olmuştu işte…
Koç yetkilileri böyle bir şey olursa 0216 556 1020 nolu telefondan çağrı merkezini arayıp bilgilendirmemizi rica ettiler. Çünkü olan biten her şey onlara ve itibarlarına zarar veriyordu. Böyle bir şey olmamalıydı. Heyecanla bu yazıyı yazmaya başladım.
Ama sonra saçma sapan bir şey oldu. 26 Şubat 2011’de 13:42’de ben çok sinirmenip suratlarına telefonu kapatıncaya kadar 39 saniye boyunca 0216 556 1020 nolu telefondan arandım. Telefondaki hanımefendi bana internet bağlantısı satmak istediğini söyledi.
Çok üzülüp yazının başlığını değiştirdim.
[poll id=”2″]