
Buna bir bülten gözüyle değil, Türkiye’nin gdişatını inceleme olarak yaklaşalım istiyorum: Asus bize çok uzak bir ülke. Dolayısıyla hızlı pazarlara da çok uzak. Buraları biz biliyoruz. Buralarda en iyi yetişmiş yönetici profiline uyan biziz. Üstelik Avrupalı gibi sömürgeleştirme ve arkasına geçerek iki puan alma gibi dertlerimiz yok. Üstelik üretici pazarlardaki insanlarla benim de tam olarak çözemediğim bir gönül bağımız var.
Şimdi bizim oynamayı zıplamayı bırakıp bunu bir iş olarak edinmemiz lazım. Uzaktaki şirketlerin bu yakınlardaki gözü kulağı olabilmek için. Yönetebileceğimizi gösterdik. Nereye gidebileceğimizi kanıtladık. Bu ilişki ülkemizi yeni icatlar çıkarmaktan çok daha ileri taşıyabilir. Eskiden İpekyolu’nun bir ucunda onlar vardı bir ucunda biz ve harika bir ilişkimiz vardı. Bunu, yeni ve globalleşen dünyada tekrarlayabiliriz.
Asus’un bu gelişmesini bir vaka olarak incelememizde fayda var.