Site icon T K N L J

Dolar 5 TL olsa bilişimde neler değişir?

Soru çok basit: Dolar 5 TL olsa hayatımızda neler değişir? Cevap da çok basit: Dolarla ilgili olan, karşılığında dolar verdiğimiz her şey. Gelin bunların kısa listesini yapalım. TKNLJ formatında…

Öncelikle kötü senaryolardan başlayalım:

Telefon fiyatlarımız uçuşa geçecek. Gelecek olan tüm yeni ve janjanlı telefon modellerinin fiyatları uçacak. Telefon satan şirketler cihazları Türkiye gibi büyük ve genç bir pazara satabilmek için sübvansiyonlar yapmaya çalışacak belki kar oranlarını düşürecekler. Ama bu da bir yere kadar etki edecek. Çünkü Apple ve Samsung gibi şirketler diğer ülkelere kıyasla yaptıkları büyük sübvansiyonlara rağmen çok pahalılardı. Çünkü telefonların üstünde inanılmaz bir vergi yükü vardı. Artık sübvansiyonla bile halledilemeyecek kadar artacak fiyatlar. Karlılık düşecek, ülkede cep telefonlarını pazarlama faaliyetleri hızla azalacak. Reklam vermeyecekler. Onun yerine sosyal medya ve PR aktivitelerine asılacaklar. Ucuz telefonlarını getirecekler.

Cep telefonlarının aksesuarları çok pahalı hale gelecek. Kablodan taşınabilir şarj cihazına kadar herşeyin fiyatı patlayacak. Boğucu bir sıkıştırma yaşanacak bunları satmak için kurulmuş şirketlerin üstünde. Satışlar durma noktasına gelecek.

Bilgisayarlar. Bilişimin ve teknolojinin olmazsa olmazı. Artık iyi bilgisayarlardansa yazı yazmaya, internette dolaşmaya yetecek konfigürasyonda aletlerle yaşamaya çalışacağız. Belki bilgisayarları tabletlerle değiştireceğiz. Bu arada giderek fiyatı uçan bilgisayarlarla yapılan tasarım, film yapma ve oyun tasarlama gibi işlerin fiyatları doğal olarak artacak.

Artacak fiyatların başında uzmanlık gerektiren uygulamalar geliyor. Mesela tasarımcıların kullandığı ve sadece dolarla alınan Photoshop serisi. Film manipülasyon uygulamaları. Mimarlık yazılımları… Üç boyutlu tasarım programları… Doğal olarak bunlarla yapılan işler de artacak. Ciddi biçimde artacak. O paraların bir yerden çıkarılması lazım.

Gelelim cep telefonu ve mobil uygulamalara… Onların da dolar üstünden hesaplandığı düşünülecek olunursa bu, daha az uygulama alacağımız anlamına geliyor net bir biçimde.

Peki ya devlet ve iş uygulamaları? ERP, CRM, veri tabanı ve bulut uygulamaları? Devlet şu anda Türkiye sathında kullanılan ve dolarla alınan uygulamalar kullanıyor. Hatta bunların birçoğuna dolar üstünden kullandıkça öde parası veriyor. Devletin kasasından çok daha fazla hpara çıkacak. Bunun yanında aynı tarzda uygulamaları kullanan bankalar gibi büyük yapılar da çok ciddi sorunlar yaşayacak.

Peki ne yapmalıyız bunlara karşı? İşte bu noktada yapacaklarımız daha başka bir bilişim dünyasına sahip olmamızı sağlayabilir:

Çok para verdiğimiz büyük uygulamaları artık açık kaynak kodlu olarak Türkiye içinde üretmeye başlayabiliriz. Hatta başlamalıyız.

Kendi telefon ve bilgisayarımızı cidden yapmaya başlamalıyız. Öyle Çin’de yaptırıp kendimiz yapmış gibi göstererek değil. Adam gibi şeylere girmeliyiz artık. Bu apaçık ortada.

Doların artmasıyla Türkiye’de işgücü ciddi biçimde ucuza gelmeye başladı. Artık ülkemizin yazılım gücünü yurt dışına açabilir, oradan fiyat temelli büyüklü küçüklü projeler alabiliriz. Böylece başta fiyat avantajı olmak üzere kendimizi dünyaya tanıtıp ciddi döviz aktarımı sağlayabiliriz.

Ankara’da kamuya bilişim alımı yapan bürokratların yanında fink atan lobicilerden kurtulup kendi öz kaynaklarımıza dönüp açık kaynak koduyla üniversite iş dünyası ve üniversite kamu ilişkilerini kuvvetlendirip yeni yazılım projeleri geliştirmeliyiz. Bunun tersini iddia edip gazetelerin tepesine vurmaya çalışan adamlara değil, açık kaynak koduyla ülkenin kurtulacağını söyleyen gazetecilere güvenmeliyiz. Sene sonuna kadar 240 milyar dolar borç ödemesi yapacaksak ve kasada 28 milyar dolarımız varsa acaba yapsak mı söylemlerini bir kenara bırakmalıyız artık.

Exit mobile version