
Peki nesine hazır değil? Taraftarların psikolojik ve kültür olarak hazır olmadığını iddia eden Güner, “Avrupalılar bu konuda başarılı olabilir. Bunun uygulaması kolay değil. İnsanlar biletim alıp bazı maçlara gelemeyebilir. Başkasına biletini verebilir. Bilet sahibi gidemediği maçta arkadaşının o heyecanı yaşamasını isteyebilir. Herkes yerine oturacak diye bir şey yok. Taraftarların itici gücü açısından hoş değil. O zaman bilet alıp maç izlemenin ne anlamı var” ifadelerini kullanmış.
O zaman şöyle yapıyoruz: Çarşı grubu teknolojik olarak nelere hazır olup nelere olmadığını anlatan bir metin hazırlıyor. Biz buna göre teknolojinin gidişatını şekillendiriyoruz. Mesela insanlar otomatik vites arabalara hazır değil. Hemen üretimi düz vitese çeviriyoruz. Mesela buzdolabı ürkütüyor, hemen tel dolaplara ağırlık veriyoruz.
Psikolojik olarak hazır olmayanlar için de önerilerimiz var: Stad girişlerine divanlar konuyor. Taraftarlar buralara yatırılarak geçmişlerine dönüyor. Ailesindeki sorunları, küçükken arkadaşlarıyla yaşadığı ilişkiler, yükseklik ve örümcek gibi korkuların yanında elektronik bilet korkusu da burada elden geldiğince halledilmeye çalışılıyor.
Ne acayip bir toplum olduk biz kuzum?