Haberlere Netflix modeliyle para veren çıkar mı?

Peki dünyada bu iş nasıl ve nerelerde dönüyor? Bu konuda ortaya ciddi bir örnek çıktı geçtiğimiz günlerde yabancı basına da yansıdı: Blendle isimli bir hizmet, yazı başı birkaç sent aldığı reklamsız haberleri halkın beğenisine sunmaya başladı. Blendle 2014 yılında Hollanda’da hayata geçirilmiş. Ardından 2015 yılında Almanya ve 2016 mart ayından itibaren de ABD’de hizmet vermeye başlamış.

Şu anda sadece davet üzerine insanların gidip kullanabildiği, 25 bin kişilik hizmet gibi duruyor. Sisteme üye olunca size en başta 2,5 dolarlık bir kredi veriliyor ilk haber seçimlerinizi yapabilmeniz için. Her seferinde sisteme isterseniz kredi kartı isterseniz PayPal üstünden (Türkiye için mümkün değil artık biliyorsunuz) para yüklemeniz mümkün.
Haber seçimleri, değişik kaynaklar üstünden gelen haberlerin önünüze yığılmasıyla yapılıyor. Elbette okurların çok okuduğu ya da Blendle çalışanlarının sizler için seçtiği haberlerden de yürüyor.

Üstünde bulunan kaynaklar şu anda The New York Times, The Wall Street Journal, The Washington Post, Bloomberg Businessweek, The Economist, Fortune ve Time gibi dünya çapında ses getiren yayınlardan oluşuyor.
Haber fiyatlandırmaları 9 ila 59 dolar sent seviyesinde oluşuyor. Fiyatların büyük bir bölümü 19-49 sent civarında oluşuyor. İşin ilginç tarafı, eğer haberi beğenmediyseniz paranızı geri isteyebileceğiniz bir linkten paranızı hemen o anda geri alabiliyorsunuz. Ancak beğenmeme sebebinizi söylemeniz lazım… Bu para bu habere çok, haber çok kısa, haber çok uzun, ben bilmeden geldim gibi parayı geri isteme seçenekleri sunuluyor sizlere. Bu yüzden de habere gelmeniz için haber yemlemesi (click bait) yapanlar cezasını buluyor.

Sistemin kurucusu Alexander Klöpping, sistemi haberciliğin Netflix, iTunes ve Spotify’ı olarak tanımlıyor. Olayın en güzel tarafı, sizden düzenli bir para çekilmiyor. Ne okuyorsanız ne kadar okuyorsanız onun parasını veriyorsunuz. Daha ne olsun…

Bu ilk kez denenmiyor elbette. Daha önce tüm ABD gazetelerini aylık 7 dolara alabildiğimiz sistemler mevcuttu. Ama yürümedi ve 2015 yılında 3 yıllık bir tecrübenin ardından kapandılar.

Gelelim işin Türkiye analiz kısmına… Türkiye’de bu iş çalışır mı çalışmaz mı sorusu çok önemli. Şu andaki haliyle kimsenin habere para verebileceğini düşünmüyorum. Oraya parayla konan haberlerin çalınıp “gel vatandaş parayla okuma bizden beleş oku” şeklinde satılmayacağının garantisini veremiyorum. Haberleri satın alanların sudan sebeplerle parasının tamamını her seferinde geri istemeyeceğinin garantisini veremiyorum.

Bu ülkede gazete satışları bu kadar düşmüşken online gazete satılır mı… Zannetmiyorum. Önce iyi ve doğru haber, içinden seks geçmeyen haber, click bait yapmayan haberlerle de basın olabileceğini insanlara gösterebilmemiz lazım. Önce son 15 senedir yatırım yapılmayan haberciliğe, gazeteci yetiştirmeye tekrar yatırım yapılmasını sağlamak lazım.
Şu anda kimse ne gazeteye inanıyor ne de gazeteciliğe. Bu fasit çemberi kırmaya oradan başlamak lazım…

Exit mobile version