Atatürk geldi bizi kurtardı. İnönü geldi bizi dünya savaşından kurtardı. Adnan Menderes geldi bizi açlıktan ölmekten kurtardı. 27 Mayıs gericilikten kurtardı. Demirel 27 Mayıs baskısından kurtardı. Ecevit Kıbrıs’ı Yunanlılardan kurtardı. Demirel Ecevit’in borçlarından kurtardı. Kenan Evren terörden kurtardı. Özal devletçi ekonomiden kurtardı. Demirel Özal’dan kurtardı. Ecevit Apo’dan kurtardı. Erdoğan Ecevit’in ekonomik krizinden kurtardı. Kılıçdaroğlu Baykal’dan kurtardı…

Dünyanın en büyük bilgisayar korsanı gruplarından biri olan Anonymous, bir açıklama yaparak bizi devletin yaptığı internet sansüründen kurtaracağını söyledi. Bizim Facebook ve sosyal medya tayfası olayı sevinçle karşıladı. Yapılan yazışmalarda işte şimdi gününü görecek o sansürcüler tadında açıklamalar dikkat çekti.

Size de çok itici gelmiyor mu bunca kurtarma hikayesi? Biz gerçekten hep kurtarılmaya muhtaç zavallı bir millet miyiz? Biz neden burnumuza kadar pisliğe batmadan hareket edemiyoruz? Diyelim ki pislik göz hizamıza gelince anlıyoruz, neden kendimizi kurtarmak için kendi adımlarımızı, yalan yanlış da olsa atamıyoruz?

Siz de böylesi bir açıklamayı toplumsal bir aşağılama sebebi olarak almıyor musunuz? Böyle düşünen sadece ben miyim? Anonymous sağolsun bizim için hareket etmeye karar vermiş. Onlara desek ki… Tenk yu bradır. Vi vil ereync dis…

Sansür mü gelecek? Ne yapacağız, ölecek miyiz? Bu kadar bittik mi biz dışarıdan yardım isteyecek kadar? 50 bin kişi meydana çıktık. Olmadı mı? 100 bin kişi çıkarız. Ağlamak yerine bakana tezlerimizi hukuki olarak iletiriz. Sivil Toplum Örgütlerini kullanırız, örgütlenemezlerse döve döve örgütleriz. (Benim planlarımın arasında “çekingen” STK’ları net bir biçimde dövmek var bunu beyan ve taahhüt ediyorum) Toplantı düzenleriz, düzenlenmişlerini basarız. Ama mutlaka kendi çabamızla bir yere geliriz.

Anonymous meşhur bir grup. Sony’nin ciğerini söktüler. Şu anda Hindistan’daki karışıklıklara karşı site indirme mücadelesi veriyorlar. Ama biz o konumda, o kadar çaresiz değiliz. Ben bu saatten sonra yeni bir kurtarıcı lider beklemiyorum. Öyle biri olmak bile istemiyorum. Ben bu güzel ülkenin güzel insanlarının akıllıca düşünüp, güzel hareketler yaparak kendi kendini kurtarabileceğini düşünüyorum, en azından umuyorum.

Biraz da kendi kendimizi kurtaralım…

4 YORUMLAR

  1. Ben de ilk bakışta “yeni Atatürk’ünü bekleyen” kitle kokusu almıştım ve biraz rahatsız olmuştum duyulan heyecandan. Ama sonra bir de internetin artık global bir köy haline getirdiği, kimlikleri aynılaştırdığı sosyal düzlemde bakacak oldum ve o kadar da rahatsız etmez oldu. “Kendi kendimize de halledebiliriz” mottosu beni bu durumda karşı argüman olması açısından o kadar da tatmin etmiyor. Ben “Anonymous gelsin bizi kurtarsın”cılardan da değilim ama bu konuya “kendi yağımızda kavrulalım” dememeyi tercih ediyorum. Bana pek dolu bir argüman gibi gelmiyor sizin dediğiniz, desteklenmesi lazım. Sorulması lazım, kendi yağımızda kavrulabiliyor muyuz diye. Daha büyük bir kamuoyu yaratılacak olsa bu bizim işimize yarar mı diye de eklemek lazım.

  2. Söz konusu dijital yaşam olunca ben artık ortada çok fazla “biz” – “siz” olduğunu düşünmüyorum. Hemen hemen tüm organize kurumlardan bağımsız ve hepsinin (statü olarak değil, yapılanma olarak) üzerinde yeni bir sosyal yaşam formu oluştu. Söz konusu internet olunca kendisini bu sosyal yaşam formuna dahil hisseden kişiler de ülkelerden ve vatandaşlıklarından bağımsız olarak tepkilerini bir arada ortaya koyuyorlar. Buradaki sorunun başlı başına Anonymous’un “onlar”, “başkaları”, “dışarıdakiler” vb şeklinde algılanmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Eğer mesele Türkiye’de yaşayan insanların haklarının Türkler tarafından korunması gerektiğiyse, Anonymous’un içerisinde kaç Türk olduğunu kim bilebilir ki? Kaldı ki bilse bile bunun ne önemi var ki? Anonymous tüm interneti tek bir platform olarak kabul eden ve ayrım yapmadan tamamını sahiplenen bir oluşum. Bana göre bir STK’dan (ya da daha iyi ifade eden İngilizce karşılığı ile NGO – Non-govermental organization, örneğin UNESCO veya Greenpeace) çok da farklı değil. İnternetin özgür olması gerektiğini söylüyor ve bunun herhangi bir organize kurum tarafından baskı veya kontrol altına alınmaması istiyor, bunun için bir şeyler yapıyor. Türkiye ile ilgili söylediklerinde de bir “kurtarma” vurgusu yok zaten. Türkiye’deki durumdan benzer şekilde rahatsız olan kitlenin yanında olduklarını ve onlara destek olmak için bir şeyler yapacaklarını söylüyorlar. Yapacakların şeyin yasal veya etik olarak doğru olup olmamasından bahsetmiyorum, demek istediğim; kendi açıklamalarından bir kurtarıcı rolüne büründükleri veya bizi aciz gördükleri anlamı çıkmıyor. Ayrıca Anonymous ne yaparsa yapsın, Türkiye’deki internet regülasyonunun olması gerektiği halde gerçekleşmesi için Türkiye’de yaşayan kullanıcıların tepkisi olmazsa zaten bir sonuç alınması mümkün değil. 50 bin kişi yerine 100 bin kişi gene tepkisini dile getirsin. Türkiye’deki ulusal STK’lar yine çekingenliklerindenden sıyrılsın. “Biz” yine sesimizi çıkartalım ama bu sırada konunun sadece “bizim” internetimizle ilgili olmadığını da gözden kaçırmayalım.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.