Site icon T K N L J

Nescafe Facebook’a “vurarak” araştırmış

Bir bülten… Bana hiç bülten göndermeyen Nescafe’den geliyor. Sosyal medya olduğu için teknoloji basınının ilgilenebileceğini düşünmüşler. Bakalım içinde neler var. Bülten olduğu haliyle değil, TKNLJ formatında inceleyelim:

Hayır efendim sosyal medya hiyerarşiyi ortadan kaldırmıyor. Hiyerarşinin kralı devam ediyor sosyal medyada. Bunu yazan  romantik bir akademisyen olabilir…

Sosyal medya araştırması için neden İstanbul Ankara ve İzmir seçilir? Sadece buradan mı insanlar bağlanıyorlar? Bunu söyledikten sonra lütfen bunun bir sosyal medya değil Facebook araştırması olduğunu kabul edelim. Başlıkları öyle koyalım…

Peki 24 yaş üstünden neler oluyor? Hayatı boyunca tanıdık biriktirmiş insanlar? Burada bitiyor mu araştırma? Sadece giderek Facebook’u daha az kullanan insanların olayı mıdır bu araştırma? Yoksa Nescafe’yi bu kesimin içmesi için midir?

Yaklaşık 2 dakikalık bir araştırmayla Dunbar’ın bu araştırmasının 1990’larda yapıldığını buldum. Bilmiyorum herkes bunu bulabilecek mi… Hiçbir sosyal medya aracının olmadığı o yıllarda insan zekasının bu kadar ilişkiyi kaldırabileceğini söyleyen birine atıfta bulunmak bugünün gerçeklerini yansıtmıyor. Kaldı ki 1947 doğumlu Dunbar’ın tezinin konusu evrimsel psikoloji… Yani 2010’dan sonra atağa kalkan sosyal medya ile insan zekasının evrimleştiği ve bu sayının 600’yere çıkmadığını kim iddia edebilir?

Bilimsel olarak “yüzeysel ilişki” nasıl tanımlanır bu araştırmanın içinde bulamadım. Mesela hergün “naber abi” diyen sonra başka bir şey demeyen mi yüzeyseldir? Yoksa birbirini sürekli like’layan ama sonra arkasından ay bu da çok pis bi herif diyen mi yüzeysel? Ben bunun içinden çıkamadım bilimin bu konuda bir önerisi varsa mutlaka dinlemek isterim. Yüzeysel ilişkinin tersi nedir mesela? Kanka mı? Kan kardeşi mi?

Peki araştırmada iddia edildiği gibi Facebook sosyal ilişkileri öldürüyor mu çıkıyor burdan? Belki de oradan iletişim kurduğu için telefonla görüşmek istemiyordur. Telefonla görüşmek Facebook üzerinden yazışmaktan daha mı sosyal ve güzel bir şey? İnsanlar Facebook üzerinden haberleşiyor ama dışarıda görüşmüyorlarsa bu onları kötü dost mu yapar? Facebook yüzünden böyle oldular deme hakkına sahip mi oluruz?

İnsani ilişkileri doğum günü kutlamayla yücelten bir bilim dalını kabul etmiyorum. Yüzeyselliği doğum günü kutlamaları ve like vermek üzerinden tanımlamaya çalışan bir araştırmaya karşı çok çekimser duruyorum.

Bunu kim söylüyor? Araştırmacı ya da akademisyenin şahsi çıkarımı mı? Kendi tecrübelirinden yola çıkarak mı bunu söylüyor? Ya da 600 kişiye sizce like yeterli mi diye sordular da onlar da yok be anacım mı dedi? Bilimsellik bu mu?

Peki buradan yüzyüze iletişimin muhteşem, sanal iletişimin çirkin olduğunu ortaya koyabilir miyiz? Nedir bunun ölçüt ve kriteri? Ben hiç böyle bir araştırma gömedim…

Samimi ve duygu yüklü paylaşım ne demek? Bunun bilimsel karşılığı ne? İnsanları Facebook üstünde bilimsel karşılığı karşılığı olmayan samimiyet konusunda itham etmek ve bunun için de Facebook’u suçlamak güzel bir şey mi? Geçelim bunları lütfen.

Araştırmacılar “samimiyetsiz” araştırmalarla soyal medyaya saldırmayı okunur olma aracı olarak kullanıyorlar. Şirketler bunu seslerini duyurmak için ayrıca kullanıyorlar.

Yayın araçları ve bloglar bu çalışmayı vaaav diye vermişler ve en çok sinirimi bozan da bu oldu.

 

Peki sevgili Nescafe, sen bu araştırmaya bakarak tüm Facebook iletişimini sonlandırır mıydın? Yoksa iyi de böyle diyorsunuz ama diyerek farklı bakış açıları arar mıydın?

Exit mobile version