Site icon T K N L J

Operatörlerin ağzından Türkiye’nin 5G’si

Türkiye’de herkes 5G’yi konuşuyor herkes elinden geldiği kadar 5G anlatıyor. Gerek telefon firmaları gerek telekomünikasyon altyapı firmaları gerekse operatörler 5G ile ne kadar güzel ve teknolojik yarınlara ulaşacağımız müjdesini her gün üst üste veriyorlar.

Herkes 5G çok güzel olacak diyor demesine de kimse bunun Türkiye’de ne zaman ve nasıl yapılacağı konusunda fikirlerini ortaya dökmüyor. tknlj.com sitesinde elimden geldiğince sizlere her hafta Çin, Avrupa, Amerika ve Rusya gibi bölgelerde 5G konusunda atılan adımları, verilen lisansları anlatmaya çalışıyorum. Çünkü bizim dışımızdaki ülkelerde lisansların ne zaman ve nasıl verileceği belirlenmiş durumda üstüne üstlük çoğu ülkede halloldu bile. Ülkelerin regülatif kurumları ve ulaştırma bakanlığı muadili yapıları bir an önce 5G’ye geçerek bu konuda bilgi birikimi elde etmek ve orta ve uzun vadede para kazanmayı hedefliyorlar.

Türkiye’de regülasyonla ilgili kurumların hemen hiçbiri 5G’nin ne zaman geleceğini, nasıl bir lisanslama yapılacağını ve en önemlisi kaça mal olacağının beklendiğini söylemedi. Bir noktada söylemeleri lazım ama sürekli zaman kaybediyoruz. Çünkü 3G ve 4G deneyimleri bize lisans şartnamelerinin açıklanmasıyla ilgili lisansın ilk sinyalinin halka verilmesi arasında yaklaşık 18 ay olduğunu söylüyor. Yani an itibarıyla bizim 2020 yılında 5G ile haberleşme yapamayacağımız neredeyse kesinleşti.

Ben bu konuyu ters tarafından ele alıp Türkiye’de 5G’nin nasıl ve nereye gideceğini anlamak için operatörlere sormaya karar verdim. Turkcell ve Türk Telekom konuya yakın davranarak olabildiğince içtenlikle cevaplarını hazırladılar. Vodafone 5G için sorduklarıma cevap vermemeyi seçti. Türkiye’de 5G konusunun ne kadar önemli olduğunu her zaman söyleyip dünyada lisans alımlarını tamamlamak üzere olan bir kurumun neden cevap vermediğini bilmiyorum. Fikirlerim var ancak bu kadar nemli bir konuyu spekülasyonlarla kirletmek istemiyorum.

Sorulara bakınca siz de anlayacaksınız ki aslında yapmak istediğim şey, 5G’nin ne zaman ve hangi şartlarla geleceğini ortaya koymak. Buna gerçekten ihtiyacımız var. Operatör yetkililerinin zorlu sorular olarak nitelendirdiği sorulara ve şirket yetkililerinin verdiği cevaplara geçelim.

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç

Operatörlerin verdiği cevapların noktasına virgülüne dokunmadım. Sadece belli noktalarda konuyu farklı bir düzleme çekebilmek için kendi dip notlarımı eklemek istedim.

Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin

Sorularıma Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin ve Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç cevap verdi.

5G konusuna şirket olarak hazır mısınız? Bu konuda şu ana kadar attığınız adımları kısaca özetler misiniz? 5G konusunda hangi uluslararası tedarikçiler ve ağ şirketleriyle çalışmayı planlıyorsunuz?

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç: Ülke ekonomilerinin kalkınması ve gelişmesinde internet ve dijital servislerin yaygınlığı çok büyük önem taşıyor. Biz de Türk Telekom olarak bu doğrultuda, 5G için kritik önem taşıyan fiber iletişim altyapımızı hızla yaygınlaştırıyoruz ve yeni nesil teknolojileri müşterilerimizin ve ülkemizin hizmetine en iyi şekilde sunabilmek için durmaksızın çalışıyoruz. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijital dönüşümüne yönelik gerçekleştirdiğimiz 35,3 milyar TL’lik yatırım da bunu kanıtlar nitelikte. Son on yılda iki katına çıkarttığımız ve bugün 285 bin kilometre uzunluğuna ulaşmış fiber altyapımız Türkiye’nin 81 ilinin tamamında bulunmakta ve bu altyapı, 5G gibi yeni nesil teknolojilerin ülkemizde uygulanması için sağlam bir zemin oluşturuyor.

5G teknolojilerini halkımıza en hızlı ve etkili bir şekilde sunabilmek adına pek çok hazırlık ve testi hali hazırda yapıyoruz. Mevcut şebeke üzerinden etkili bir şekilde yararlanmak adına, Türk Telekom olarak, 5G ve yeni nesil sabit şebeke servisleri yönetiminde yapay zekâ ve makine öğrenme teknolojilerini deneyen ilk Türk operatör olduk. 5G teknolojileri kullanılarak yapılan bu denemelerde, önceden öğrenilmiş olaylar ve algoritmalara dayanarak hareket eden yapay zekâ, anlık oluşan şebeke performans dalgalanmalarına en doğru çözüm önerilerini hızlıca sunarken, aynı zamanda oluşması muhtemel saha problemlerini de önceden öngörerek proaktif çözüm önerileriyle şebeke performansını yüksek değerlerde tutmayı başardık. Türk Telekom, bulut tabanlı 5G ve yapay zekâ teknoloji ve servislerinin geliştirilmesi, test edilmesi ve uygulanması vizyonu ile bu alandaki çalışmalarına son sürat devam ediyor. Özellikle 5G ve ötesi dikey sektör uygulamaları projelerimiz kapsamında dünyanın önde gelen teknoloji ve altyapı firmaları ile enerji, eğitim, sağlık gibi ülke kalkınmasına büyük ölçüde katkı sağlayan farklı sektörlerden yerli start-up ve KOBİ firmaları bir araya getirerek bu değerli ekosistemin gelişimini güçlendiriyoruz. Bu alanda, 5G’li yeni nesil eğitim teknolojileri denemeleri ve 5G’nin temel mimarilerinden biri olan Bulut Radyo Erişim Şebekesi (Cloud-RAN) teknoloji denemeleri ile Türkiye’de bir ilke imza attık ve ülkemizi 5G teknolojilerine uyumlu ve hazır bir hale getirme sürecine katkı sağladık.Şirket hedeflerimizden birisi, ülkemizin 5G ve ötesi teknolojilere geçen ilk ülkeler arasında yer alması. Bizler de Türk Telekom olarak, bu hedefe ulaşmak için iştiraklerimiz ile birlikte gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda 5G ve ötesi teknolojileri yerel kaynaklarla geliştirmeye önem veriyor ve küresel arenada yeni rekabet avantajlarının geliştirilmesinde Türk mühendisliğinin oynadığı rolü son derece önemsiyoruz. Ar-Ge ve yakınsama teknolojileri alanında faaliyet gösteren iştirakimiz Argela ve Silikon Vadisindeki iştiraki Netsia’nın, 5G mobil haberleşme teknolojileri alanında dünyaca kabul görmüş 20’nin üzerinde patenti bulunuyor. Yazılım Tanımlı Ağlar (SDN – Software Defined Networks) alanında Argela ile geliştirdiğimiz bir ürün olan ve mobil ağı “dilimleyerek” arttırılmış verimlilik ve esneklik sağlayan ProgRAN ürünümüzün kurulumunu Telefonica, Verizon ve Orange gibi küresel lider telekom operatörlerine başarıyla gerçekleştirerek global telekomünikasyon ekosistemine küresel ölçekte değer kattık.

Özetle; 5G ile ilgili yeni nesil teknolojileri dünya ile aynı anda Türkiye’de deneyimliyor, şebeke testleri yapıyor ve edindiğimiz tecrübe ile birlikte mevcut şebekelerimizi 5G ye hazır hale getiriyoruz.

Türk Telekom şebekesinde yülenici bağımlılığını ve risklerini azaltmak, fiyat rekabeti ve teknolojik gelişim sağlamak üzere çoklu-tedarikçi (multi-Vendor) stratejisi uygulanmakta, tedarikçi rekabeti sağlanmakta, şebeke katmanlarında birden fazla tedarikçinin ürünleri kullanılmaktadır. Tedarikçilerden herhangi bir alım yapılmadan önce, ürünler öncelikle laboratuvarda, sonrasında sahada fonksiyonel testlere tabi tutulmakta, teknik şartnamelere uygunluğu sınanmakta, bu sıkı ve aylar süren test aşamalarından başarılı ile geçen ürünler alım için uygun hale gelmektedir. 5G teknolojisi için de benzer süreçler işletilerek yapılacak teknik değerlendirmeler neticesinde tedarikçiler belirlenecektir. İlave olarak, yerli ürün ve teknolojilerin şebekemizde mümkün olan en yüksek seviyede kullanılması vizyonu ile hareket edeceğiz.

Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin: Biz Turkcell olarak hazır olduğumuzu yaptığımız çalışmalarla açıkça ortaya koyuyoruz. Biliyorsunuz Türkiye’de 4.5G servisi için gerekli altyapı 2016 yılından itibaren hayata geçmeye başladı. Turkcell, 4.5G için kurduğu bu şebekeyi 5G’ye de hazır olacak şekilde tasarladı. Dolayısıyla Turkcell olarak 5G’ye hazırız. Mevcut şebekemizde yazılım güncellemeleri ile var olan spektrumumuzu kullanarak 5G servisini sunabileceğimiz gibi, yeni tahsis edilecek spektrumları da kullanarak yepyeni servisleri hayata geçirebilecek hazırlığa da sahibiz. Saniyede 1.2 gigabitlik hızla dünyanın en yüksek hızını veren operatörlerden biriyiz. NGMN (Next Generation Mobile Networks), ITU, GSMA, 3GPP gibi kuruluşların da etkin üyelikler yürütüyoruz. NGMN kuruluşunda ülkemizi temsil eden tek operatörüz. NGMN adına dünyada 5G testlerinin yapılmasına liderlik ediyoruz. Üniversite iş birliklerimiz var. Başta İstanbul Teknik Üniversitesi olmak üzere Hacettepe Üniversitesi, ODTÜ’nün de yer aldığı ve diğer üniversitelerimizde 5G anlamında önemli çalışmalar, Ar-Ge projelerini gerçekleştiriyoruz. 4.5G’de ULAK baz istasyonu geliştirilmesi sürecinde olduğu gibi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile BTK öncülüğünde 5G’de de yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi için gerekli çalışmaları sürdürüyoruz. 5G alanında Türkiye’nin söz sahibi olması için bu alandaki çalışmalarıyla dünyanın önde gelen teknoloji firmalarıyla, yerli girişimleri destekleyen ortak çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin 2017 yılında 5G testini Huawei’yle yaptık. 2018 yılında Netsia’yla RAN deneyimlemesi sağladık. Yine geçen sene Samsung ve İstanbul Teknik Üniversitesi’yle canlı FWA deneyimi gerçekleştirdik. Ericsson ile 3.5 GHz bandı üzerinden uçtan uca uluslararası 3GPP standartları ile uyumlu 5G bağlantısı yapıldı. Ayrıca Huawei Türkiye ve Lapis Havacılık Teknolojileri iş birliğiyle Turkcell 5G drone çalışmalarını gerçekleştirerek yine dünyada bir ilke imza attık. Türkiye’nin yerli ve milli Drone’unu 5G ile kontrol ettik ve 5G şebekesi üzerinden AR/VR gözlükleri kullanarak yüksek çözünürlükte görüntü aktarımını yaptık. 5G çalışmalarımıza 1200 kişilik AR-GE ekibimizle hız kesmeden devam ediyoruz.

5G için gerek yerli, gerekse de yabancı, dünyanın lider teknoloji şirketleri ile çalışmalar yürütüyoruz.  4.5G’nin 3. yılını kutladığımız 1 Nisan 2019’da, 5G alanında dünyada bir ilke imza atmanın gururunu yaşadık. Dünyada ilk kez, 4.5G için kullandığımız frekanslar üzerinden İstanbul, Ankara ve İzmir’de örnek canlı sahalarda 5G sinyali verdik. 5G’nin kullanıma sunulması için altyapımız dışında 5G uyumlu cihazlar da gerekiyor. 5G uyumlu cihazlar da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Son kullanıcı terminallerinin olgunlaşmasıyla birlikte, müşterilerimiz 5G’yi deneyimleyebilir hale gelecek. Ek frekanslar kullanıma açıldıktan ve endüstriyel çözümler geliştirildikten sonra sahalarımızın sağladığı 5G sinyalini vereceğiz. Böylece Türkiye dünyada 5G hizmetini ilk veren ilk ülkeler arasında anılır hale gelecek.

YORUM: Bu sorunun cevabının biz pek hazır değiliz olmasını elbette kimse beklemez. Tabi ki şirketler yeni teknolojilere hazır mısınız sorusuna hazırız diyeceklerdi. Bu sorunun sorulmasının sebebi operatörlerin yarın başlama ihtimali olan bir teknolojideki durumlarını görmek ve hazır olduklarını tarihe o günün tarihiyle not düşmekti.

Görüldüğü. Gibi Türk Telekom ve Turkcell, gerek dünyanın önde gelen tedarikçileriyle gerekse altyapı sağlayıcılarıyla birçok testler yaparak gelişmekte olan bir teknolojiyi baştan yakalama başarısını göstermiş durumdalar. Bundan da önemlisi bunları farklı cihazlar ve hatta uluslararası operatörlerle denemişler. Olur ya devletimin bugün gönlünden kopup haydi alın istediğiniz frekansı başlayın demesi halinde hızla harekete geçebilecek durumdalar. Ha bunu yapabilirler yapamazlar, bir gazeteci için beyan esastır, gerisi yoruma girer.

5G ihalesinin ne zaman yapılacağını öngörüyorsunuz? Sizce doğru zaman ne zaman olurdu?

 

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç: 5G frekans ihalesinin zamanlanmasına ilişkin yapılmış resmi bir açıklama bulunmuyor. 2023 hedefleri çerçevesinde ülkemizin 5G ve ötesi teknolojilere yerli ve milli ürünler ile geçen ilk ülkeler arasında yer alması hedefleniyor.

Diğer yandan, 3G ve 4G gibi daha önceki teknolojilerde de olduğu gibi, frekans tahsisinin doğru bir zamanlama ile yapılması son derece önemli. Türk Telekom olarak, yeni teknolojilerin; hizmete ilişkin standartların son halini aldığı, ekipmanların sahada deneyimlendiği ve bu deneyimler çerçevesinde olgunlaştığı, şebeke ve son kullanıcı ekipman yaygınlığının arttığı ve dolayısıyla maliyetlerinin de çok daha makul seviyelere ulaştığı noktada yaygınlaştırılmasında fayda görüyoruz. Nitekim daha evvel de bu yöntem izlendi ve ülkemizde gerek kapsama, gerek hizmet kalitesi bakımından son derece başarılı sonuçlar elde edildi.

Ancak 5G özelinde farklılaşan hususlar da mevcut. Yani 5G, 3G ve 4G’den farklı olarak, bir “kapsama teknolojisi” olarak değerlendirilmiyor. 5G, ürün ve hizmet bazlı bir teknoloji ve bu teknolojinin kullanım alanları küresel pazarda dahi henüz istenen olgunluk seviyesine ulaşmadı. 5G kapsamında oluşacak iş modellerinin yaygınlaşmaya başlaması bu alanda yapılan yatırımların geri dönüşünün alınabilmesi açısından önemli.

Buna ek olarak, elektronik haberleşme sektöründe yerli ürün ekosisteminin oluşmasına yönelik girişimler var ve işletmeciler olarak bu kapsamda üzerimize düşeni yapmak üzere bizler de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda özellikle 5G, Yazılım Tanımlı Ağlar, Nesnelerin İnterneti, Akıllı Şehirler ve Yapay Zekâ gibi alanlarda inovatif teknolojiler geliştiren girişimcileri destekleyerek sektörde zaman, enerji ve insan kaynağı verimliliğini arttıran projeler gerçekleştiriyoruz. Bu konu da zamanlama konusu değerlendirilirken önemli bir kıstas olacaktır.

 

Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin: Yetkili kurumların açıklamalarında göre tarih 2020 yılı olarak ortaya çıkıyor. 5G sektörün gelişmesi ve Türkiye’nin dijital ekonomide söz sahibi olması için son derece önemli. Türkiye’nin bu döneme uyum sağlaması, hatta öne geçmesi gerekiyor. Bizler, Turkcell olarak ortak fiber altyapının önemini her fırsatta vurguluyoruz. Çünkü 5G için fiber altyapısı olmazsa olmaz.

Şu anda Vodafone ve TÜRKSAT ile altyapıyı paylaşarak vatandaşlarımıza fiber hizmeti götürüyoruz. Türk Telekom’la da aynı şekilde bir iş birliği için bekliyoruz. Altyapıda paylaşmanın ötesine geçilmeli ve ortak altyapıyı konuşmalıyız. Bir an önce bu konuda aksiyon almalıyız. Rekabetimizi servisler ve hizmet kalitesiyle sürdürür hale gelmeliyiz. Herkesin bu konuda sorumluluk alması ve süreci hızlandırması gerek. Ericsson’un 2019 Haziran ‘Mobility Report’una göre 5G cihazlarındaki artışın etkisiyle, 2019 sonuna kadar dünya genelinde 10 milyonun üzerinde 5G abonesi olacak. 2024’te ise 5G’nin 1.9 milyar aboneye ulaşması bekleniyor. Yine 2024 yılı sonuna kadar dünya nüfusunun yüzde 45’inin 5G kapsama alanında olacağı belirtiliyor. Bu oran, frekans paylaşım teknolojisinin 5G kurulumunu LTE (4.5G) frekanslı bantlarda mümkün kılmasıyla yüzde 65’e kadar yükselebilir. 5G şebekelerinin 2024’te küresel mobil trafiğin yüzde 35’ini taşıyacağı belirtiliyor. Bu tablo da düşüncelerimizde haklı olduğumuzu gösteriyor.

 

YORUM: Keşke 5G hemen başlayabilse desek de ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum ve operatörlerin mali yapıları hemen hop deyince X milyar doları sağlayacak olgunlukta olmayabilir.

4G ihalesi, Ağustos 2015 tarihinde 3,96 milyar euroya sonuçlandı. O zamanın döviz kuruyla 13 milyar TL civarında bir maliyetti bu. 3G ihalesi Kasım 2008’de 970 milyon euroya sonuçlanmıştı. Fiyatların bu kadar artmasının sebebi neydi? Elbette dağıtılan frekanslar. Kıt kaynak olarak tanımlanan frekansların sayısı ve önemi ortaya çıkan maliyetin artmasına neden oluyor.

Peki 5G ile yeni durum nasıl oluşur? Burası çok önemli. Çünkü 5G’yi önemli hale getiren, birçok frekansı tek bir şemsiye altına toplayarak sanki tek bir varlıkmış gibi çalıştırabilmesi. İşlerin kesintisiz gitmesini, bağlantı zamanının düşmesini ve hızın artmasını bu frekans topluluğu sağlıyor. Yani tam anlamıyla 5G’miz var diyebilmek için ciddi bir maliyetin altına girmek lazım. Şirketlerimizin bunu karşılayacak durumu var mı sorusunu sormadan önce ülke şartlarına bakmak lazım. Bu yüzden şirketler teknolojik olarak hemen başlasın deseler de finansal olarak ne olur hemen parasını verelim diyemeyebilirler. Özetle: Maddiyat bizim 5G kullanım tarihimizi öteleyebilir.

Hangi frekansların bu ihalede satışa çıkarılacağını öngörüyorsunuz? Sizce hangi frekanslar olmalı?

Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin: Biliyorsunuz 4.5G ihalesi kapsamında yapılan yetkilendirme kapsamında ihale edilen frekanslar teknolojiden bağımsız olarak tanımlanmıştı. Bu sayede elimizde 5G servisi verebileceğimiz frekanslar hali hazırda bulunuyor. Ancak, 5G’nin vaat ettiği çok yüksek hızlara çıkabilmek için daha da geniş band genişliklerine ihtiyaç duyuluyor. Bu kapsamda tüm dünyada genel trende sadık kalınarak, 3.5 GHz bandında operatör başına en az 100MHz band genişliği ve 26 GHz bandında da operatör başına en az 400MHz band genişliği sağlanacak şekilde bir tahsis yapılmasını bekliyoruz. 5G ile beklenen 10-20 Gbps data indirme hızlarına bu band genişlikleri ile çıkılabilir.

 

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç: Mobil şebekelerin kullandığı frekansların verimliliği  (spektral verimlilik) teknoloji gelişimine bağlı olarak artmaktadır. Bugün mevcut frekanslarımızla sunduğumuz kapasite, bundan 4 ya da 5 sene öncesinden çok daha farklı. Bu frekansları çok daha verimli kullanmak için yeni teknoloji ve uygulamalardan faydalanıyoruz.

Türkiye olarak, spektrum uyumluluğunu sağlamak için mobil şebekelerimizde Avrupa Birliğinin kullandığı frekans bantlarını kullanıyoruz. Bu anlamda 5G için de 3.5 GHz, 26 GHz ve 700 MHz frekanslarının gündemde olduğunu görüyoruz. Öte yandan, 5G teknolojisini en verimli şekilde kullanabilmek için işletmecilere ilgili frekanslardan yeteri kadar bant genişliği tahsis edilmesini önemsiyoruz.

 

YORUM: Türk Telekom’un hep bir frekans sorunu oldu. Çünkü zamanında İş Bankası Aria dükkanını açarken eşek yüküyle parayı anlamsızca 1800 Mhz için verdi. O zamanlar Turkcell ve Telsim 900 Mhz frekansını kullanıyorlardı. Bu ne demekti? Telsim ve Turkcell’in Türk Telekom’a karşı neredeyse iki kat daha az baz istasyonuyla daha iyi hizmet verebilme olanağına sahip olması demekti.

Bu oyun 3G ve 4G ihalelerinde değişebilirdi eğer Turkcell varını yoğunu ortaya koyup rakiplerinin güçlenmesini engelleyecek ballı frekansları toplamamış olsaydı… Turkcell gerçekten çok para verdi bunu engellemek için. Yine de düşük frekanslar diğer şirketlerin soluğunu biraz da olsa genişe çıkardı.

Peki düşük frekans yüksek frekans de neyin nesi? Hızlıca özetleyelim: Her frekansın artı ve eksileri var. Mesela düşük frekanslar verileri çok daha uzaklara taşıyarak daha az baz istasyonu ve maliyetle işin içinden sıyrılma şansı sağlar. Ama yüksek frekanslar daha çok hız anlamına gelir. 900 Mhz ile cep telefon kullandığımız dünyada 64 kilobaytlık bağlantılara sahipken için içine 3 Ghz üstü frekanslar girdiğinde onlu megabaytlarda internet hızına kavuşmak mümkün hale geldi.

Frekanslara baktığımızda şu büyüklükler çıkıyor karşımıza: 2 Ghz altındaki frekanslar daha uzağa gitmek için, 2-6 arası frekanslar hem uzaklara gidip hem kapasiteye sahip olmak için (3G ve 4G için ayrılan frekanslar) ve son olarak bant genişliği, hız veren yüksek frekanslar 24-29 ve 37-43 Ghz…

5G’de çok fazla frekans olduğu için çok pahalıya gelecek. Mantıken gelmesi lazım yani. Bir de frekansların isimlerinden çok sayıları da önemli. Yani gerçek dünyadan örneklerle anlatmamız gerekirse: Operatörler TEM ve E-5’ten gitmek istiyorlar. Ama oraya 8 şerit koyun diyorlar.

Turkcell ve Türk Telekom’un demeçleri bize çok daha enteresan bir konuyu anlatıyor: Devlet ortaya frekans koysun parası olan alsın demiyorlar. Devlet operatörlere şu frekanstan 1000 Mhz versin diyorlar. Yani dağıtım demokratik bir biçimde olsan diyorlar. Eskiden böyle değildi.

Yurtdışı örneklere de bakıldığında ihale ve frekans tutarının ne olmasını bekliyorsunuz?

Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin: Bugün dünyada 5G frekanslarını kullanıma sunmaya başlayan ülkelerin önümüzdeki dönemde kendi dönüşümlerini, üretim biçimlerini şekillendirmeye çalışan ülkeler olduğunu görüyoruz. Japonya, Finlandiya, Norveç gibi ülkeler frekansları sembolik bedellerle operatörlere tahsis ediyor. Bu ülkeler 5G’nin ülkelerindeki dijital dönüşüme yapacağı katkının farkındalar ve operatörleri 5G servisinin hızlı bir şekilde verilebilmesi için yönlendiriyorlar. 5G üzerinden bir lisans bedelinden çok, fayda edinme üzerine uğraşıyor. Turkcell olarak bizim de isteğimiz aynı yönde. 5G’de yerli ve milli teknolojilerle, ekipmanlar geliştirilmesinin önünü açacak şekilde, ülke ekonomisinin kaynaklarının etkin kullanılmasını sağlayacak yöntemlerle 5G altyapısının hayata geçirilmesi çok önemli. 5G’de spektrum tahsis edilirken de yatırımı teşvik edecek bir yöntemle ilerlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’de de bu tarz bir yaklaşımın benimsenmesini bekliyoruz.

 

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç: 5G ihale ve frekans tutarına ilişkin hesaplama ve öngörülerimizde diğer ülkeleri kıstas almak çok doğru bir yöntem olmayacaktır. Hangi frekanstan ne kadarlık bir tutarın tahsis edileceği, frekans tahsis tasarımının ne şekilde olacağı, işletmecilerin o dönem itibarıyla frekansa ne kadar ihtiyaçları olduğu, ülkedeki ekonomik parametreler ve sektörel parametreler gibi birçok faktör bu konuda etkili olmaktadır. Bizim bu konudaki beklentimiz ise, bu alandaki yatırımların devam edeceği ve yeni teknolojinin etkili bir şekilde yaygınlaşmasına imkân tanıyacak makul bir ücretlendirmenin olması yönünde.

 

YORUM: Bu soruda şirketlerin “bence 4 milyar euroya mal olur” deyip bana manşet vermesini beklemiyordum elbette. Olsa çok güzel olurdu ama mucize gibi bir şey olurdu bu. Sonuçta biz burada bir sübjektif zevklere hitap eden bir yağlıboya açık artırması değil, boyu kilosu ve kullanım alanları belli olan frekanslar satacağız. Aşağı yukarı alınacak frekanslara göre bir maliyet hesabı yapılmıştır. Bunu söylemek istemeyebilirler ki öyle de yapmışlar.

Turkcell, ucuza ya da ücretsiz yöntemi önermiş. Buna bir vatandaş olarak katılıyorum. Şu anda 5G frekans ihalesi yapılmadığında devlete hiç para kazandırmayacak. Ücretsiz olarak verildiğinde de hiç para kazandırmayacak. Ama o zaman insanımız 5G kullanıyor olacak. Şirketlerimiz gerçek insanlarla, test ortamında değil 5G’yi öğreniyor ve üstünde iş geliştiriyor olacaklar. Eğer devlet yaparak ve yapmayarak para alamayacaksa bunu yapmayarak alamaması yeğdir. Sonrasında bu frekansların kullanımı için vergi artırımı, şirketlerden peyderpey para istemesi mümkün olabilir. Ama mühim olan bizim ülke içinde ve dünyada para kaybetmeyiz.

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullara da bakıldığında 3G ve 4G ihalelerinden farklı bir modelle yapılması gerekliliğine inanıyor musunuz?

Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin: Belirttiğim gibi, önemli olan doğru şekilde ilerlemek. 5G’de yerli ve milli teknolojilerle ekipmanlar geliştirilmesinin önünü açacak şekilde, ülke ekonomisinin kaynaklarının etkin kullanılmasını sağlayacak yöntemlerle 5G altyapısının hayata geçirilmesi çok önemli. 5G’de spektrum tahsis edilirken de, yatırımı teşvik edecek bir yöntemle ilerlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sektördeki tüm paydaşların el birliği ile uzun vadeli toplumsal fayda sağlanacak bir formül bulmamız gerekiyor. Bunun yolu da altyapıda ortak hareket etmek. Altyapının tamamlaması için 13 ila 15 milyar dolarlık bir yatırım gerekiyor. Ancak mevcut fiber altyapı paylaşılarak, bundan sonraki yatırımlar ülkemizdeki diğer operatörlerle ortak olarak yapılırsa, yalnızca 3 milyar dolara bu iş çözülür. Böylece en az 10 milyar dolarlık bir tasarruf yapmış oluruz. Bu da ülkemizin kazanması anlamına gelir.

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç: Ülkenin ekonomik parametreleri ve sektörel parametrelerin durumu gibi faktörler 5G frekans tahsisine ilişkin yöntemler değerlendirilirken mutlaka dikkate alınacaktır diye düşünüyoruz. 5G ihalesini geçmişteki 3G ve 4G ihaleleri ile kıyaslayıp o kıyaslama üzerinden bir sonuca varmak 5G’nin önceki teknolojilerden farklılıkları göz önünde bulundurulduğu takdirde doğru ve etkili olmayacaktır.

Exit mobile version