Parası olan yazdıklarımızı internetten silebilir mi?

Şimdi gelelim TKNLJ formatının alameti farikası olan yorumlara…

Esra Topal’ın belirttiği doğruluk payına bakılması bizim görev tanımımıza girmiyor açıklaması benim korkularımı doğrular nitelikte… Yani bir markete gittiniz ve bir paket pirinç aldınız. İçinden kocaman bir böcek çıktı. Bunun resmini çekip blogunuza yazdınız. Sosyal medyada paylaştınız. 500 TL’den başlayan fiyatlarla bunu hemen internet ortamından kaldırabilir o market, e-koruma yardımıyla…

Lütfen yanlış anlaşılmasın ben burada o şirketi eleştirmiyorum. O işini yapıyor, eğer dedikleri kadarlarsa, iyi de yapıyorlar. Ama biz interneti ve sosyal medyayı niye sevdik? Çünkü bu ortamın sesi az çıkan sessiz çoğunluğun sesi olduğu için. Ama bu durumda o ses küçük meblağlarla kısılabilecek hale gelmiş oluyor.

Verilen Gonzales örneğinde olduğu gibi unutulma hakkı gerçekten de sahip olunması gereken yemek içmek, istediğini söylemek gibi doğal bir hak. Ama kötü bir şey yapmış bir kişinin yanlışlarının önünü kapatmak için bu haktan faydalanmasını nasıl engelleyeceğiz? Onun hakkında daha çok yazarak belki… Yeterli olur mu büyük sermayelerin pazarlama bütçeleriyle kıyaslandığında? Şüphelerim var.

Bu arada Google’ın hava ve su kadar değerli diye tanımladığımız unutulma hakkını Türkiye’de kullanmamasını hiçbir mantıklı argümanla açıklamak da mümkün değil. Eğer Google’ı eleştireceksek neden Türkiye Cimhuriyeti kanunlarına uymuyor demek yerine neden dünya ile aramızda çifte standart uyguluyor bakış açısıyla üstüne gitmemizde fayda olabilir. Çünkü bu tip hareketler çok para kazandığı ve kazanma potansiyelinin yüksek olduğu ülkeyi üçüncü dünya olarak gördüğü imajını uyandırıyor bende.

“Hayır öyle değil” diyeceklerin karşı görüşlerini okumak ve tartışmayı çok isterim.

Bizim “85 megapiksel fotoğraf çeken cep telefonu çıkmış” tartışmaları yerine bunları masada tutmamız gerekiyor. Konuyu takip edeceğim, lütfen siz de edin…

Exit mobile version