
- Basın organlarında mobil penetrasyonun düşüklüğü sektörün yetersizliği gibi gösteriliyor. Bu yanlıştır.
Başkan bu konuda haklı. Ülkede herkesin elinde telefon olması gerekmiyor. Bu bizi daha az teknolojik bir ülke yapmaz. Ama şu açıdan haksız olabilir: Dünyada penetrasyon herkesin elinde telefon hattı olmasıyla değil, M2M gibi hizmetlerin yaygınlaşmasıyla artıyor. Yoksa Fransa’nın lezoliviyeler köyündeki François dayı da telefonsuz. Ama orada M2M son derece fazla sayıda. Bu konuyu atlamayalım.
- Sektördekiler neden BTK bizi uluslararası aenadaki toplantılara götürmüyor diyor. BTK’nın sektör bileşenleri ve akademisyenleri bu toplantılara götürmek gibi bir görevi veya yetkisi yok.
Başkan son derece haklı. BTK neden dünya paralar kazanan sektör bileşenlerini oraya buraya taşısın? Hatta sektör adam olsun da abidik gubidik sponsorlukların yanına ülkenin akademisyenlerini yurt dışına taşıma kararı alsın. BTK’ya bu konuda kızmak şapşallığa girer diye düşünüyorum. Ha sektörün açamadığı kapıları BTK açsın diyorlarsa… O kapıları tüm sektör bileşenleri takır takır açıyor “isterse”…
- ITU’da yapılan toplantılarda eskiden sektörü görüyorduk artık hiç göremiyoruz. Bizi orada yalnız bırakıyorlar. Kasım’da yapılacak toplantıa yine konsey üyeliğine adayız. Sektörün Güney Kore’ye gelip bizi orada desteklemeleri lazım.
Bu ülkenin ITU içinde daha aktif olması için Turkcell Vodafone gibi uluslararası aşakları olan firmalar çok daha fazla çalışmalı. Bu ülkenin regülatör kurumu ITU yönetiminde etkin olursa ve biz buraya ülke olarak etkin bir biçimde girersek bu hepimizin kazancı olur. Lütfen bu şirketler biraz daha çaba sarfetsinler uluslararası arenada…
- Bugün insanlar günlük yaşamda söyleyemedikleri şeyi internette söylüyorlar. Kimliklerini gizliyorlar. Bunun sonucunda itham edilen kişilerin bütün sosyal yaşantıları işleri ve hata eşleri bile darmadağın oluyor. Bazı şeyler bu kadar ucuz olmamalı.
Bu konuda her zaman olduğu gibi başkandan ayrışıyoruz. Sanırım hiç anlayamayacağız. Çünkü insanların kimliklerini gizleme hakkı vardır. İnsanların gülük hayatta dilye getiremedikleri şeyleri orada söyleme hakkı vardır. Bugün insanlar istedikleri şeyi konuşamamakta çünkü konuşurlarsa işten atılmakta ve hapsi girmektedirler. Bu kötüdür. Başkanın bunu çok net düşünmesi şart.
- Özellikle gençlerin yanlı ve yanlış yönlendirilerek sokağa dökülmelerinden endişe duyuyorum. Benzer olaylar 3 sene önce güvenli internet üstünde yapıldı. 19 senedir üniversitede ders veriyorum. O çocuklar heyecanlı. Yönlendirilmeye ve yanlış tarafa sevkedilmeye müsait. O çocukların başına bir şey gelse yaralanıp ölseydi onları yanlış yönlendirenler ne düşünecekti?
Bu konu benim en çok karşı çıktığım şey: Gençlerin yanlış yönlendirilmesi ne demek? Kimin yanlışı? Kimin söylediği doğru? Başbakanın mı? BTK başkanının mı? Aksine sistem erki eleştirilmeli. Hatta hükümet, şu anda olduğu şeyin dışına çıkarak kendini eleştirtmeli. Göremediği şeyleri halkın kendine göstermesi için onu teşvik etmeli. Yumruk atmamalı, dömi voleyle ağzına vurmamalı gibi konular da önemli ama önce kendini ifade gerekiyor. O çocukların yaralanıp ölmemesi için önce polisin onları yaralamamayı öğrenmesi, yönetim erkinin o çocuklara karşı ülkeyi gaza getirmemeyi bilmesi gerekiyor.
- Anayasa Mahkemesi kişisel verilerin korunmasıyla ilgili BTK kararını iptal etti. Bunun sonucu ne oldu? Kişisel bilgilerin gizliliğinden sorumlusunuz ne oldu işletmeler? O yönetmeliği sizlerle birlikte yazmadık mı? Şimdi kullanamayacaksınız işte? Bu yönetmelik olmayınca ne olacak? Karar alıcılar çok merak ediyorum bu yönetmeliğin iptali sonucunrdoa bu sistemin arkasında çalışan yüzlerce işletmenin işsiz kalacvağını biliyorlar mıydı? Meydan uluslararası işletmelere kalacak. Bu konuda neden konuşmuyorsunuz? İşin ucu düşünülmeden kararların verilmesini ben üzüntüyle karşılıyorum.
Anayasa mahkemesi mahkemeler üstü bir kurum. Onun böylesine rahatça eleştirilmemesi gerekiyor gibi geliyor bana. Anayasa Mahkemesi temel kanunlara uygunluğu denetliyor. Bu yönetmelikleri BTK ya da MOBİLSİAD’ın yapmış olması, onların çok doğru olduğunu göstermiyor bize… Başbakan da bakanlar da yanılabiliyor. BTK ve bileşenleri neden yanılmasın ki? Kaldı ki Anayasa Mahkemesinin kararlarını hatırlarsak orada eleştirilen şeyin kanunların ötesine geçmeye çalışan yönetmelikler olduğunu, bunun kanunlarla yapılmasını dile getirdiğini görebiliriz.