Site icon T K N L J

Türkiye’nin fiberle imtihanının analizi

IMG_0054Neresinden bakarsanız bakın Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri fiber haline gelecek yakın zamanda… Çünkü ülkemiz hızla teknolojiye daha yakın hale geliyor. Gerek giderek artın data kullanımı, gerek her sene ikiye katlanan mobil data ihtiyacının üstüne eklenecek 4G, gerekse karasal hatların bir türlü aratamayışının getirdiği tıkanıklık…

Turkcell Superonline’ın eski genel müdürü, şimdinin Turkcell genel müdür yardımcısı Murat Erkan, ilk basın toplantısını Eskişehir’de gerçekleştirdi. Konu her ne kadar Eskişehir ilimizin fiber ile tanışması olsa da aslında fiberi total olarak konuştuğumuz konular, içinde BTK raporlarının da olduğu bilgileri kapsadı. Bu toplantı bu bakış açısıyla yüklü bir analizi hakediyor diye düşünüyorum.

Eskiden tek başına hareket eden Superonline, Erkan’ın da geçişinden anlaşılacağı üzere Turkcell’in bünyesine geçirildi. Türk Telekom’da mobilin sabite geçişinin tam tersi bir süreç göze çarptı burada. Bu olaylarda regülasyonlarla ve rekabet kurumları nasıl hareket edecek diye sorgulamaktan bıktım. Demek ki bizim bilmediğimiz hukuk kuralları varmış bunu mümkün kılacak. Bu ayrı bir analiz konusu olsun.

Turkcell 13 ilinin yanına Eskişehir’i ekleyerek ağır girdiği iller sayısını 14’e çıkardı. Ağır girdiği iller diyorum çünkü 14 ilden ibaret değil bu kurumun yaptığı çalışmalar. Ama etkin çalışıtıkları illeri söylemeyi istiyorlar buna da saygı göstermek lazım.

Neden Eskişehir diye sormaya gerek yok sanırım. Hem Marmara bölgesinin yanıbaşında hem üniversitenin oluşturduğu kıpır kıpır bir kitle var. Ticaret deseniz yerinde duramıyor. Murat Erkan’a neden Eskişehir, bu illeri Nasıl seçiyorsunuz diye sorduğumuzda tarihi bir cümle kurdu: “Biz önceliğimizi gelişmek ve teknolojiyi kullanmak isteyen şehirlere verdik…” Tabii ki öyle olacak. Belediyelerin operatörleri rant kapısı olarak gördüğü aptallıklarla boğuşacağınıza, paranızla rezil olacağınıza, böyle pırıl pırıl insanların bulunduğu yerde kendinizi konumlandırmakta büyük fayda var.

Eskişehir’de ne yapacaklar? 95 milyon TL yatırımla 1.000 kilometre fiber çekecekler. Böylece 200 bin hanenin “evinin” kapısına kadar interne2t getirecekler. Ev kapısı olması çok önemli. Çünkü evin yakınlarındaki kutuya internet getirip bizim fiberimiz var diyenlerden farklı bir iş yapıyorlar. Eve kadar fiber var, binaya kadar fiber var ama kutuya kadar fiber diye bir şey yok.

200 bin ev ne demek? 2014 sayımına göre 814 bin nüfusa sahip Eskişehir için neredeyse nüfusun tamamı demek. Toplantı sırasında yerel bir gazeteden bir arkadaş çok enteresan ama bir o kadar realist bir soru sordu: “Bunu getireceksiniz de bize faydası ne olacak?” E bir de para verselerdi fiberi getirmek için diyecek oldum diyemedim arkadaşa. 8 megabite kadar internete verdiğin paranın altında bir ücrete 50 megabit alacaksın, üstelik fiber, daha ne istiyorsun diyemedim. Çünkü o sırada yanımda oturan yerel gazeteci arkadaş “şimdi Eskişehir kaçıncı oldu” diye sordu sulağıma. 14 deyince kaç il arasında dede, 14 diye cevap verince dudak büktü. Onlar olaya lig usulü bakıyorlar sanırım. Bari şu Diyarbakır’ı geçseydik mi demek istedi bilemiyorum.

Fiberin çok şey katacağı bu Eskişehir konusunu böylece kapatalım.

Murat Erkan’ın sunumundan notlarla zenginleştirelim analizimizi: Mobil genişlet kullanımı bir senede 85 petabayttan 157 petabayttan çıkmış. İnanılmaz bir artış bu. Mobil genişlik penetrasyonu yüzde 43’ten 51’e çıkmış sadece bir yıl içinde. Sabit dünyada 8 megabiten büyük paketlerdeki artış bir senede Penetrasyon olarak yüzde 41’den 69’a çıkmış. Bunlar, üçüncü dünya ülkelerini bir kenara bırakırsanız inanılmaz artışlar.

Ülkenin altının Zeki Müren kırdığı şeklinde örüldüğü bakır kablolar bir senede 225 bin müşteri kazanmış, yalvar yakar dikilen fiber, minicik haliyle 210 bin müşteri kazanmış. Öyle bir hayat var ki zorla okullara sokulan DSL hatları çıkarırsak fiberin uçarak gittiğini söylemek mümkün.

Superonline’a devletten miras fiber kalmadı. Geçtiğimiz sene bugünlerde yüzde 50,7 olan Türk Telekom fiber oranı bir sene içinde yüzde 53,1 Superonline haline dönmüş. Bunu Nasıl yapmış Turkcell? Toprağa adını fiber koydukları 3.2 milyar TL gömmüşler. 34 bin 600 kilometre fiber çekmişler. 2,3 milyon hanenin evinin kapısında hazır fiberleri var. Bununla 851 bin abone kazanmışlar.

Bu rakam şöyle çok enteresan: normalde evinin önüne getirdiğiniz her üç malın birini almaz müşteriler. Burada durum bu. Demek halk bunu istiyor ve peşinden çok koşuyor. Kime sorsanız alıyor anlamına geliyor bu. Beni şaşırtan bir diğer nokta da fiber verebilen iki şirketin karşılaştırması: Türk Telekom fiberin yüzde 80’den fazlasının sahibi ama müşteri sayısı şimdilik 13 ildeki temel yapılanmasıyla Türk Telekom’u geçmiş durumda. Bunu şaşırtıcı bulan tek ben miyim veya niye tek benim anlamakta zorluk çekiyorum…

Murat Erkan fiberde bu kadar yukarı çıkmalarının ve başarısının sırrını oracıkta verdi hepimize. Aslında uzay teknolojisi bir sırrı yok. Diyor ki yatırımı ne kadar çabuk gelire dönüştürürseniz o kadar çok ve yeni yatırım yapma hevesiniz ve bunu yapmaya nefesiniz oluyor. Gerçekten de şöyle düşününce çok acayip: Türk Telekom satın alındığından bu yana 50 bin kilometre yeni fiber kurulumu yapmış. Demek ki öncesinde 100 binlerce kilometre fiberdi elinde zaten hazır olarak vardı. Ama fiber dağıtma işini Turkcell bu işin içine girince hızlandırdı.

Moda semtinde fiber almaya imkan yok örneğin. Bir tek fiber süsü verilmiş VDSL alabiliyorsunuz Türk Telekom üstünden. Onun da sınırlı kotaları var. Bir kafe işletiyorsanız 3 tane hat almanız lazım bitmesin diye. Alternatifi ne? binlerce lira vermeniz gereken metro eternet hizmeti. Arası yok. Peki bu güzide şirketimiz niye şimdiye kadar fiber vermeye başlamadı? Mesela yanlışlıkla Moda semtine diğerlerinin fiberi girmeye başlarsa bu kurum bize hala binlerce liralık metro eterneti önerir mi? Hiç sanmıyorum.

Turkcell Eskişehir toplantısına istinaden enteresan notlar göndermiş. Bu analizde onları sizinle mutlaka paylaşmak istiyorum noktasına dokunmadan:

Fiber internetin kullanıldığı bölgelere etkisiyle ilgili araştırmalar, ışık hızında internetin ekonomiyi direk etkilediğini gösteriyor. Yapılan araştırmalar Güney Kore, İsveç gibi ülkelerin ekonomilerinin uçar gibi büyümesinin altında fiber internetin bulunduğunu ortaya koyuyor. Araştırmalara göre, geniş bant hizmetlerindeki her yüzde 10’luk artışın ülke ekonomilerinin kalkınmasına yüzde 1.3 oranında katkı sağlıyor. Yapılacak yasal düzenleme 800 milyar dolar seviyesinde olan GSYİH’ya ilk etapta yıllık en az 10 milyar dolar katkı sağlayacak. Hızlı internet sayesinde verimlilik artışından gelecek katkılarla ekonomideki büyüme çok daha fazla olacak.

Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun (BTK) internet sitesinde yer alan araştırma, fiber internete geçilen bölgelerdeki iş hacminin de büyüdüğünü gösteriyor. Geniş bant alt yapısına geçildikten sonra Florida’nın Lake County bölgesinde geniş bant altyapısının işletmecilerin kullanımına açılmasının ardından iş hacmi yüzde 79.2 büyümüş. Fiber altyapı, iş hacmindeki artışın yanı sıra maliyetleri de belirli oranda azaltmış.

Yapılan araştırmalar, fiber altyapıya yapılan her bir liralık yatırımın en az 30 lira olarak geri döndüğünü, ayrıca istihdama da önemli katkı yaptığını gösteriyor. Fiber altyapıya 2003 itibariyle 1.3 milyon Kanada Dolarlık (CAD) yatırım yapılmış bunun karşılığında gayri safi yurt içi hâsılada yaklaşık 25.22 milyon CAD’lık bir büyüme olduğu, 207 kişilik ek istihdam oluşturulduğu ve 3.5 milyon CAD’lık mahalli, 4.5 milyon CAD’lık ise federal seviyede vergi gelirlerinde artış olduğu belirlenmiş.

Araştırmada internet kullanmayan işletmeler, çevirmeli (dial-up) erişim kullanan işletmeler ve geniş bant erişimden yararlanan işletmeciler arasında bir karşılaştırma yapılmış ve bahse konu dönem itibariyle; istihdam artış oranları, geniş bant erişim kullananlarda yaklaşık yüzde 54.2, çevirmeli erişimden faydalananlarda yüzde 27.2 ve internet kullanmayanlarda ise yüzde 5.6’lık bir genişleme tespit edilmiş.

Gelelim analizimizin en vurucu ve can sıkıcı bölümüne… Ben toplantıda anlatılanları şeffaflık kapsamında sosyal medyada paylaşırken insanlar beni soru yağmuruna tuttu: Bizim İstanbul tarafına niye gelmiyor ben niye kullanamıyorum… Soru soranların bir kısmı Şişli’de bir kısmı yeni kurulan uydu kentlerde.

Elbette sordum bunu Murat Erkan’a. O bizden daha çok dertli bu konuda. Tabii ki bizim kadar açık konuşamıyor ama yatırım yapmak isteyen şirketlerin ellerinin ayaklarının bağlandığını görüyoruz. Ne uygun regülasyonlarla yapılıyor ne de mevcut tekelin kırılması için uygun rekabet adımları atılabiliyor.

Türk Telekom ana arterleri tutmuş, ne bunu uygun fiyatlarla paylaşıyor ne de paylaşılması için gereken izinleri veriyor. Öyle acayip bir kanun var ki (iyi niyetle yapılmış), bir yerde fiber varsa ya onun sahibinin söylediği fiyatlara ve sunduğu teknolojilere teslim olacaksınız ya da onun keyfinin olup size izin vermesini bekleyeceksiniz. Obama aptal olduğu için devlet bütçesinden fiber yatırımı yapıyor ama bizimkiler akıllı olduğu için para vermeye hazır şirketlerin yatırımını dövüyor.

Diger yandan belediyeler biz bu işten bize ne çıkarırız martığıyla olaya yaklaşıyor. Bize gelen bilgilere göre İstanbul Belediyesi fiber kurmak için şirket kuruyormuş. Bundan sonra benim fiberimi kullanacaksın diyerek yolluk yapacak kendine. Elbette bizim paramızla futbol ve güreş takımı kurmaktan iyi ama şu fırsatçılık içimi acıtıyor benim.

Bana gelen ama bir türlü doğrulanamadınız bilgilere göre Türk Telekom satın alınması öncesinde belediyelerle varolan anlaşmaları gereği istediği yeri rakiplerine oranla daha hızlı ve ucuza fiberlendirebiliyormuş. Eğer olay buysa çok yazık. Bu konuda sorgulamalarım devam ediyor. Biliyorsunuz bir haber alırsam ilk önce bu site okurları öğrenecek bunun gerçekliğini.

Turkcell keşke yapılsa dediği birkaç maddeyi bizler için özetlemiş. Bunlara katılıyor ve yine noktasına dokunmadan sizlerle paylaşıyorum:

• BTK’nın sitesindeki araştırmada fiber ağının yaygınlaştırılması için önerilere de yer veriliyor. Bu öneriler arasında en önemli görevin ise belediyelere düştüğü vurgulanarak şu görüşlere vurgu yapılıyor.
• Sayısal kentlere dönüşüm projelerinde Belediyelerin üstleneceği işlev, altyapının kurulumuna yönelik oluşturulacak şirketlere hissedar olmak ve bu şirketlerin kazı, inşa ve fiberin döşenmesi faaliyetlerini etkin ve hızlı bir biçimde gerçekleştirmesini sağlamak şeklinde öngörülmektedir.
• Ayrıca, İsveç’teki Stokab örneğinde olduğu gibi, belediyeler farklı bir tüzel kişilik altında kurmuş oldukları altyapıyı asgari bir kar gözeterek de işletebileceklerdir.
• Sayısal kentlere dönüşüm projelerine ilişkin Ulaştırma Bakanlığı tarafından tespit edilen pilot şehirlerde, belediye tarafından fizibilite çalışmalarının yapılması/yaptırılması gerekecektir. Söz konusu fizibilite çalışmalarında, şehrin telekomünikasyon ihtiyaçlarının ve talep oluşma potansiyelinin analiz edilmesi, fiber altyapı kurulumunun maliyetinin tespiti, fiber altyapıların getireceği faydaların belirlenmesi gibi hususlara yer verilmesinde fayda görülmektedir.
• Sayısal kentlere dönüşüm projeleri kapsamında belediyelerin uygun olduğu ölçüde yeni inşa edilecek sitelere, toplu konut alanlarına, sanayi sitelerine, teknokentlere ve üniversite kampüslerine doğalgaz vb. hatların döşenmesi sırasında yerel atıl fiberin döşenmesi veya altyapının hazır hale dönüştürülmesi zorunluluğu getirmesinde yarar görülmektedir.

Exit mobile version