
Vestel geçtiğimiz yıllarda bir Türk telefonu üreteceğini duyurmuştu. Bunu duyururken bir bilişim fuarına gizlice gelen Ahmet Nazif Zorlu, oradaki seçkin gazetecilere anlatma yöntemini kullanmıştı. Sonra yemin billah etmişlerdi ya öyle rastlantı eseri spontan gelişti diye. Siz Türk telefonu üreteceksiniz ve spontan tanıtım yapıp ağzınızdan kaçıracaksınız öyle mi? Hadi canım…
Vestel aradan yıllar geçti ve Turkcell’in Vodafone’un telefonlarını üretti. Kendi telefonunu üretecekmiş. Bunun duyurusunu nerede yaptı? Almanya’daki IFA fuarında yine küçük ve seçkin bir gazeteci grubuna. Onlara telefonu tanıtıp filmlerini çekmesini sağlayıp en az bir hafta avantaj verdikten sonra Türkiye’deki gazetecilere konuyu anlatacak. Bildiğiniz saygısızlıktır bu ve habercilikte eşit mesafe yaratmanın tam tersidir. Buna ses çıkarmayan kimsenin Erdoğan’ın AKP kongresine bazı gazetelerin gelmesini yasaklamasına söyleyecek sözü yok. Tıpkı kopyası…
İletişim ciddi bir iştir. Kurumsal iletişim akıllıca yapılması gereken bir iştir.
Berlin’e gidebilmiş birkaç gazeteciye ürünü öncelikli anlatıp iki eline birer telefon alıp sallayan müdür resmini Türkiye’deki gazetecilere servis etmek ne kurumsaldır ne de iletişim…
Telefonun adının Venüs olmasına şaşırmamalı. Dünyalı bir iletişim değil bu…