Kapılar Assange’ın yüzüne bir bir kapandıkça mali sıkıntıların eşiğine gelen Wikileaks yılbaşına kadar parasal sorunlarına bir çözüm getiremezse site kapanma tehlikesi ile karşı karşıya. Mali, hukuki ve resmi kanallar ile çeşitli sıkıntılar yaşayan Julian Assange İngiltere’den de men edilmek üzere.

İngiltere Yüksek Mahkemesi’nde yargılandığı süreçte Assange’ın olmadığı bir Wikileaks’in çok uzun süre devam edemeyeceğine dair çıkan söylentiler insanların gruba olan bakışını zayıflatmaya yönelik gibi duruyor. Ancak bu söylentiler siteyi yıllardır İngiltere’den yürüten Assange’ın ev hapsi adımlarını geri atmasına engel olmuyor. 20 kişilik ekibi ile oldukça güçlü bir kadroya sahip olduğunu belirten Assange İngiltere’den sınırdışı edilmese dahi pek çok açıdan mücadelesi sona ermiş olacak.

Amerika’daki jüri Assange’ın casusluk öğeleri içeren aktivitelerinden yargılanması konusunda henüz kesin bir karara varamamış durumda. Ancak Assange’ın bir derdi biterken diğeri başlıyor; davalardan kurtulsa parasal sorular boğazına yapışıyor. Assange’a sırt çeviren MasterCard, VISA ve bilimum finans sistemi siteye destek vermeyerek, siteye bağış ya da yardım yapmak isteyen katılımcıların para transferlerini engellemiş oluyorlar. Böylece Assange siteye kaynak oluşturamıyor.

Wikileaks’e sırt çeviren yalnızca finans sektörü değil, basın ve bilimum iletişim mecrası da Assange’ı bir bir yalnız bırakıyor. Assange’ın hükümetleri yakan açıklamalarından nasibini alan basın mensupları yeterince alet olmuş durumda. Guardian, New York Times ve dünyanın çeşitli ülkelerindeki büyük gazeteler hükümetler ile muhalif olmaktansa Assange’a olan desteklerini kesiyor.

Bunun yanı sıra siteye olan global destekse Assange’ın güvenini artırıyor. Amerikan Bilimadamları Federasyonu Hükümet Gizliliği Proje direktörü Steven Aftergood’a göre ne Cumhuriyetçi ne Demokrat, siyasi konumdaki hiç kimsenin Assange’a destek olmayacağının altını çizerken Assange’ın cezalandırılması konusunda pek çok siyasinin destek verdiği belirtildi.

Wikileaks’in ruhunun, gruba ne olursa olsun devam edeceğini belirten New York Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü öğretim görevlisi Arthur L. Carter, teknoloji sayesinde sitenin uyandırdığı farkındalığın istense de yok olamayacağının altını çizdi.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.