Yeni Şafak gazetesi haberiyle şuur seviyesini bir başka düzeye taşıdı. Gazetenin iddiasına ve BTK’dan kimseye ulaşamayıp basın müşavirinden aldığı bilgiye göre aslında filtre ve sansür yokmuş. Üstelik filtre ve sansür tartışmalarının temelinde filtre satarak para kazanmak isteyen bilişim baronlarının parmağı varmış.

Detayını bu sayfadan okuyabileceğiniz haberde nereye saldıracağını bilemeyen bir güruhun, birilerinin yanlışlarını temizleme adına bilir bilmez olur olmaz yaptığı şeyleri okuyoruz. Filtre için yapılan yürüyüşler neymiş biliyor musunuz? Meğerse filtre satmak isteyen bir takım yazılım baronları varmış. Bunlar artık filtre satamamaya başlamış. O yüzden de halkı sokağa dökmüşler. Bu haber için emeği geçen herkesin aklına… sağlık.

Bir kere bu yazılımlar 50 – 100 dolara satılmıyor. Çoğunluğu ücretsiz olmaz üzere ortalaması 25 – 30 dolarlar seviyesinde… Bu haberi yapan akil gazeteci kardeşler çerçeveyi vatandaştan gelen taleplerin oluşturduğinu düşünüyorlar. Hayır sevgili bilişimden uzak kardeşlerimiz bunu halktan gelen talepler oluşturmadı. Bir kere bu konuda halktan bir şey gelmesine gerek yok zaten devletimiz 1926 yılında yapılmış kanunlarla müstehcenlik sansürü yapıyor. Yani sizden biri çıkıp “ay bu kadının saçı görüktü ben çok hislendim” şeklinde şikayet etmeseniz bile devlet onu 1926 standartlarıyla kapatmak zorunda. Yani filtre öyle ya da böyle zaten hayatınızın içinde vardı. Yani yandaşlığınızı yapıp BTK korumak için yanlış alan seçtiniz.

BTK yetkilisi olarak sunduğunuz kişi, BTK’nın basın işleri sorumlusu. keşke gazetenizde çalışan ve bu tür haberlere imza atmaya imtina eden bir iki kişiye danışsaydınız… Çünkü ilgili BTK yetkilileri bilir ki filtre bizleri çocuk pornosundan ve diğer katalog suçlardan korumayacak. Bunu söyleyen cahil değilse bunları filtreli ya da filtresiz bütün paketlerden yasaklandığını bilirdi. Yani filtreniz olsa da olmasa da katalog suçlar tüm internetten kaldırılmak zorunda… (dura lex sed lex) (kanun sert olabilir ama kanun kanundur) (seksle alakası yok bu latince sözün kim bilir neler düşündünüz arada)

Bir de madem kendinizi gazeteci olarak sunuyorsunuz… Bilişim uzmanları bunun böyle olduğunu belirttiler gibi kimilerinin vücudunun oturma organı olarak tanımladığı bölümünden uydurulmuş şeyler yazmayın. Ya bilişim uzmanının adını verin ya da ben uydurdum deyin. İnanın daha az komik ve yandaş duruma düşersiniz. Gerçekten çok dalga geçtiler dün bütün gün sizlerle…

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.