YAN SANAYİ BÜYÜK MARKALARDAN İZİN ALMAYACAK
Artık üçüncü kişiler marka sahibinin iznini almadan bazı şartlara uyarak markayı kullanabilecek. Örneğin bağımsız yedek parça imalatı yapan bir kaporta firması, imal ettiği çamurluğun üzerine, ‘yan sanayi malı olup, BMW arabaları için imal edilmiştir’ şeklinde bir ibare koyabilir. Yine bağımsız bir oto servis firması, yetkili servis imasında bulunmaksızın ‘BMW, Mercedes, Audi arabaların servisi yapılır’ şeklinde reklam yapabilir. Bunun için marka sahiplerinin iznine ihtiyaç yok.
MARKA STOKU YAPANLARA KÖTÜ HABER
Pek çok kişi, kullanmadığı hatta hiçbir zaman da kullanmayacağı mal ve hizmetlerde marka tescili yapıyor. O kadar ki ülkemizde binlerce marka, 45 sınıfın tamamında tescilli. Yüzbinlerce marka da hiçbir zaman kullanılmayacak sınıflarda tescil edildi.
Bu durum marka sicilini, adeta marka çöplüğüne dönüştürdü. Sonradan gelenler tecil ettirecek marka bulmakta zorlanıyor.
Yeni dönemde bir markayı tescil ettirip de 5 yıl boyunca kullanmayan kişinin TPE’de yapacağı itirazlar reddedileceği gibi açacağı hükümsüzlük ve tecavüz davaları da reddedilecek.
TPE, verdiği markaların, sahiplerince 5 yıl içinde kullanılmaması halinde bunları iptal edebilecek. Bu hüküm, oldukça radikal bir düzenleme olduğu için yürürlüğe girmesi 7 yıl süreyle erteleniyor. Yani bu imkân, 2023 yılından itibaren kullanılabilecek. Bu tarihe kadar iptal talepleri, sadece mahkemelerde ileri sürülebilecek.
ARABULUCULAR GELİYOR
TPE, marka yayınına ve karara itirazlarda tarafları uzlaşmaya teşvik edecek. Uzlaşma halinde konu mahkemeye intikal etmeksizin çözüme kavuşacak. Uzlaşmaya yabancı olan toplumumuzda bu düzenlemenin sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.
BULUŞUN SAHİBİ ÜNİVERSİTE, HOCAYA GELİRDEN PAY VERİLECEK
Mevcut düzenlemeye göre üniversite öğretim elemanlarınca geliştirilen buluşların sahipleri, bunları geliştiren öğretim elemanlarına aittir. Uygulamada öğretim elemanları, geliştirdikleri buluşlara patent başvurusu dahi yapamadıkları için pek çok nitelikli buluş, koruma şemsiyesinin dışında kalıyor.
Yeni tasarıya göre yükseköğretim kurumlarında geliştirilecek buluşların sahibi artık öğretim elemanları yerine, ilgili yükseköğretim kurumları olacak. Ancak elde edilecek gelirin en az 1/3’ü buluşu yapan öğretim elemanlarına verilecek. Böylece yükseköğretim kurumlarında deyim yerindeyse bir patent iklimi oluşturulması hedefleniyor.