BÖLÜM 14: Kampanya Organizasyonu
Kampanya organizasyonu, kaosun kıyısında yürümektir. Farklı egosantrik kişiliklerin (Aday, Danışmanlar, Parti Yöneticileri, Gönüllüler) aynı hedefe koşmasını sağlamak, bir orkestra şefliği gerektirir.
Eğer yetki karmaşası varsa, bir tweet atmak için 5 kişiden onay bekleniyorsa, o kampanya hantallıktan ölür. Hız, organizasyonun kalitesidir.
14.1. War Room (Savaş Odası), Sözcüler, Ekipler
Her kampanyanın bir beyni ve sinir sistemi olmalıdır.
1. War Room (Savaş Odası)
Burası fiziksel bir mekandır ve kampanyanın kalbidir. Duvarlarında anlık anketler, saha haritaları, rakip analizleri ve sosyal medya akışları (dashboard) asılıdır.
- Kural: War Room’a herkes giremez. Sadece karar vericiler girer. Burası demokrasi meydanı değil, askeri karargahtır.
- Ritim: Sabah 08:00 (Gündem belirleme) ve Akşam 20:00 (Günün değerlendirmesi) olmak üzere günde iki kez toplanır.
2. Organizasyon Şeması: “Tekerleğin Çarkları”
Merkezde Kampanya Müdürü (Campaign Manager) vardır. Adayın patronu odur. Aday sahada “ürün”dür, müdür ise o ürünü yöneten CEO’dur.
Ona bağlı kollar:
- Strateji Masası: Mesajı ve rotayı çizer. (Beyin).
- Saha Operasyonu: Miting, esnaf gezisi, otobüs giydirme. (Kaslar).
- İletişim/Medya: Basın, dijital, reklam. (Ses).
- Veri ve Analiz: Anketler, hedefleme. (Gözler).
- Finans/Hukuk: Para ve yasal koruma. (Lojistik).
3. Sözcüler: Tek Seslilik
Kampanyada herkes konuşamaz. “Kakofoni” (ses kirliliği), mesajı öldürür.
- Resmi Sözcü: Günlük teknik açıklamaları yapar.
- Aday: Sadece büyük vizyonu ve duyguyu anlatır.
- Vekil Sözcüler (Surrogates): Adayın söyleyemediği sert şeyleri (rakibe saldırı) söyleyen partililer veya kanaat önderleri. Aday “kirli işlere” bulaşmaz, vekil sözcüler onun yerine ringe çıkar.
14.2. Yetki Matrisi: Kim Neyi Onaylar?
Kampanyaların en büyük katili “Darboğaz”dır (Bottleneck). Adayın her afişi, her tweeti, her basın bültenini “Ben görmeden yayınlamayın” demesi, o kampanyanın intiharıdır.
1. Onay Mekanizması
- Stratejik Kararlar: (Örn: Slogan değişimi, ittifak kararı) -> Aday + Kampanya Müdürü onayı şart.
- Taktik Kararlar: (Örn: Sosyal medya postu, günlük basın bülteni) -> İletişim Direktörü onayı yeterli. Adaya sorulmaz.
- Operasyonel Kararlar: (Örn: Otobüsün hangi güzergahtan gideceği) -> Saha Direktörü kararı.
2. Kriz Anında Yetki
Kriz anında “Komite” toplanmaz. Komite karar verene kadar atı alan Üsküdar’ı geçer.
- Kırmızı Telefon Protokolü: Kriz anında tam yetkili tek bir kişi (Genellikle deneyimli bir stratejist) atanır. Onun “Yayınla” dediği yayınlanır, “Susun” dediği yerde susulur. Aday bile o an o stratejiste uyar.
14.3. Bütçe ve Kaynak Tahsisi
Siyasette para “yakıt”tır. Erken bitirirseniz yolda kalırsınız, saklarsanız (korkak davranırsanız) hızlanamazsınız.
1. Burn Rate (Yanma Hızı) ve “Hokey Sopası” Eğrisi
Bütçenin %60’ı son 3 haftaya (final sprinti) saklanmalıdır.
- Seçmen hafızası kısadır. Seçime 3 ay kala astığınız billboardu kimse hatırlamaz. Ama seçime 3 gün kala yayınlanan reklam, sandığa giden seçmenin kulağında çınlar.
- Başlangıçta “tasarruflu” (Lo-Fi), finalde “görkemli” (Hi-Fi) harcama yapılmalıdır.
2. “En Çok Ses Getiren” vs. “En Çok İşe Yarayan”
Adaylar genellikle parayı “gösterişe” (bayraklar, dev posterler, konvoylar) harcamayı sever. Çünkü egolarını tatmin eder.
- Oysa asıl “işe yarayan” (ROI – Yatırım Getirisi yüksek olan); dijital hedefleme, kapı kapı dolaşan gönüllünün kumanyası ve veri analizidir.
- Danışman Görevi: Adayın parasını, adayın egosundan korumaktır. “Başkanım, o dev balonu şişirmek yerine 10 bin gence SMS atalım.”
Danışman İçin Saha Notu: “Aile Meclisi” Sorunu
Her kampanyada, organizasyon şemasında olmayan ama her şeye karışan “Görünmez Güçler” vardır.
- Adayın eşi, kardeşi, çok sevdiği bir “bilge” abisi veya çocukluk arkadaşı.
- Bu kişiler “Resmi Hiyerarşiyi” tanımazlar. Gece yarısı adayı arayıp “Bizim bakkal Hasan dedi ki, o afiş olmamış” diyerek, aylarca çalışılmış stratejiyi çöpe attırabilirler.
Çözüm: “Mutfak Kabinesi” (Kitchen Cabinet) Bu insanları yok sayamazsınız (Aday onlara duygusal olarak bağlıdır). Onları “danışma kurulu” gibi haftada bir toplayın, gazlarını alın, fikirlerini dinliyormuş gibi yapın ama “İcra Yetkisi” vermeyin. Adaya şunu net söyleyin: “Başkanım, arabayı ben kullanıyorum. Arkadan müdahale olursa kaza yaparız. Eşiniz/kardeşiniz yan koltukta oturabilir ama direksiyona dokunamaz.”
GERÇEK HAYATTAN VAKALAR
- Altılı Masa (2023 – Kakofoni): 6 lider, 6 farklı strateji, 6 farklı söylem. Bir liderin “özelleştireceğiz” dediğine diğeri “kamulaştıracağız” dedi. Tek bir “War Room” (Savaş Odası) olmadığı için kampanya yamalı bohçaya döndü ve mesaj seçmene ulaşmadı.
- Obama ve “The Cave” (2012 – Veri Disiplini): Obama’nın kampanya ekibi, “The Cave” (Mağara) adını verdikleri bir odada, dış dünyadan kopuk yüzlerce veri analistiyle çalıştı. Hangi kapının çalınacağını bile bu ekip belirledi. Mahalle teşkilatları bile veriye itaat etti.
- AKP’nin “Mahalle Temsilcisi” Sistemi (Kılcal Damarlar): Dünyanın en iyi saha organizasyonlarından biri. Her sokakta kimin hasta, kimin çocuğu askerde, kimin doğum günü olduğunu bilen bir temsilci var. Seçim mitingde değil, o hasta ziyaretinde kazanılıyor.
- Macron ve “En Marche” (Sıfırdan Örgütlenme): Partisi yoktu. Bir “Startup” gibi hareket etti. İnternet üzerinden gönüllü topladı, onlara “Kapı Çalma Eğitimi” verdi. Klasik parti teşkilatı yerine, “Hareket Ordusu” ile Fransa’yı fethetti.
- Cem Uzan ve Genç Parti (Paralı Askerler): Teşkilatı yoktu, maaşlı elemanlarla miting yaptı. Meydanlar doldu, konserler verildi ama “dava arkadaşlığı” olmadığı için sandıklara sahip çıkılamadı. Para bitti, organizasyon dağıldı.
VAKA İNCELEMESİ 14: Emir Komuta Zinciri – “Aile Şirketi” mi, “Özel Kuvvetler” mi?
Senaryo: Seçime 10 gün kala, anketlerde durum kritiktir. Kasa (Bütçe) dibi görmek üzeredir. Son bir “altın vuruş” yapacak kadar para kalmıştır. Aday Orhan Bey, iyi niyetli ama çevresine (eşine, kardeşine, çocukluk arkadaşına) “Hayır” diyemeyen biridir.
Kampanya merkezinde büyük bir tartışma çıkar: Kalan para nereye harcanacak ve son 10 günün mesajı ne olacak?
YAKLAŞIM A: Çok Başlılık ve Duygusal Harcama (“Aile Meclisi”)
- 14.1 Organizasyon: Resmi bir kampanya müdürü vardır ama Adayın Kardeşi (Gayri resmi müdür) her şeye karışır. “Abi, bizim mahalledeki çocuklar diyor ki…” diye söze girer.
- 14.2 Yetki Karmaşası: Profesyonel ekibin hazırladığı reklam filmini, Adayın Eşi beğenmez. “Orhan bu kravatla yaşlı çıkmış, yayınlamayın” der. Reklam durdurulur. Onay süreçleri kilitlenir.
- 14.3 Bütçe Hatası: Kardeşi ve yancıları bastırır: “Şehri bayraklarla donatalım, 1000 araçlık konvoy yapalım, düşman çatlasın!” (Ego tatmini).
- Sonuç:
- Kalan para bayrağa ve benzine gider (Oy getirisi sıfırdır, sadece gürültüdür).
- Mesaj karmaşası yaşanır; bir gün milliyetçi, ertesi gün liberal konuşulur.
- Sonuç: Kampanya bir kaos içinde biter. Orhan Bey seçimi kaybeder ve “Çevresini yönetemeyen adam” olarak anılır.
YAKLAŞIM B: Tek Patron ve Veri Odaklı Harcama (“War Room Disiplini”)
- 14.1 Organizasyon: Kampanyanın başında Orhan Bey, yetkiyi noter gibi Profesyonel Kampanya Müdürü‘ne devretmiştir.
- Müdür, odaya girer: “Beyler, şu andan itibaren bu odada demokrasi bitmiştir. Aday dahil herkes plana uyacak.”
- Adayın kardeşi ve eşi, “Danışma Kurulu”na alınır, icra yetkileri (onay verme güçleri) ellerinden alınır.
- 14.3 Bütçe Stratejisi (ROI): Müdür masaya veriyi koyar: “Konvoy yapmak egomuzu şişirir ama kararsız seçmen konvoya küfreder (Trafiği tıkadığı için). Parayı ‘Mikro Hedeflemeye’ ve ‘Sandık Güvenliği Yazılımına’ yatıracağız.”
- 14.2 Aksiyon: Karar 5 dakikada alınır ve uygulanır. Kimseye “Beğendin mi?” diye sorulmaz. “Veri bunu emrediyor” denir.
✅ SONUÇ (Koordineli Zafer):
- Son 10 gün, tek bir mesaj (Ekonomi) milyonlarca kararsız seçmenin telefonuna düşer.
- Sandık günü, yazılım sayesinde oylara sahip çıkılır.
- Orhan Bey, disiplinli ve ne yaptığını bilen bir lider görüntüsüyle seçimi kazanır. Ailesi başlangıçta bozulsa da, zafer gecesi en çok onlar alkışlar.
Bölüm 14’ten Çıkarılacak Dersler (Analiz)
Bu vaka, organizasyonun hayati kurallarını öğretir:
- Demokrasiyle Kampanya Yönetilmez (14.1): Kampanya bir savaş simülasyonudur. Savaşta askerler oylama yapmaz, komutanın emrini uygular. Çok seslilik (Kakofoni), kampanyayı yavaşlatır ve öldürür.
- Yancıları Diskalifiye Et (14.2): Her adayda “Kraldan çok kralcı” bir çevre vardır. Bunlar genellikle siyaseti bilmez ama adayı “sahiplenir”. Profesyonel yönetimin ilk işi, bu “duygusal çemberi” kırmak ve profesyonel bir duvar örmektir.
- Parayı EGO’ya Değil, OY’a Yatır (14.3): Bayrak asmak, konvoy yapmak, havai fişek atmak… Bunlar “biz buradayız” demektir ama kimseyi ikna etmez. Akılcı bütçe, göze değil, zihne (dijital/veri) yapılan yatırımdır.
Danışman Notu: Kampanya müdürünün adayla yapacağı ilk ve en önemli pazarlık şudur: “Başkanım, parayı siz veriyorsunuz, yüz sizin yüzünüz. Ama direksiyon bende olacak. Eğer eşiniz veya kardeşiniz direksiyona el atacaksa, ben iniyorum. İki şoförlü otobüs şarampole yuvarlanır.” Bu yetkiyi almadan koltuğa oturmayın.














