Helyumdan radyolojiye yoğun bir yapay zeka haftası

Haftanın en dikkat çekici yapay zeka haberlerine hızlıca bir bakış atalım:

İran savaşı, yapay zekâ için kritik helyum tedarikini boğuyor

Wall Street Journal’ın haberine göre İran’la bağlantılı savaşın yarattığı bölgesel sarsıntı, yalnızca petrol ve doğal gazı değil, yapay zekâ çağının görünmez hammaddelerinden biri olan helyumu da vurdu. Özellikle Katar’dan gelen arzın kesintiye uğraması, çip üretimi, MRI cihazları, roket sistemleri ve fiber optik gibi alanlarla birlikte yapay zekâ altyapısını da baskı altına alıyor.

Trump, Zuckerberg, Larry Ellison ve Jensen Huang’ı teknoloji kuruluna aldı

ABD Başkanı Donald Trump, Meta CEO’su Mark Zuckerberg, Nvidia CEO’su Jensen Huang ve Oracle’ın CTO’su ve executive chairman’ı Larry Ellison’ı, yapay zekâ politikası başta olmak üzere kritik teknoloji başlıklarında Beyaz Saray’a tavsiye verecek Başkanlık Bilim ve Teknoloji Danışma Konseyi’ne atadı. Kurulun, Washington’ın özellikle Çin’le kızışan yapay zekâ rekabetine nasıl yanıt vereceği konusunda etkili olması bekleniyor. Reuters’ın aktardığına göre bu atama, Trump yönetiminin ikinci döneminde yapay zekâyı doğrudan stratejik üstünlük meselesi olarak gördüğünü gösteriyor. Beyaz Saray açıklamasına göre ilk aşamada 13 üyeyle başlayan kurul ileride 24 üyeye kadar genişleyebilecek. Zuckerberg, Huang ve Ellison’a ek olarak Google kurucularından Sergey Brin, AMD CEO’su Lisa Su ve Commonwealth Fusion Systems CEO’su Bob Mumgaard da ilk açıklanan isimler arasında yer aldı.

Öğrenciler, sınavlarda kopya çekmek için yapay zekâ gözlük kiralıyor

Futurism’in 31 Mart 2026 tarihli haberine göre Çin’de bazı öğrenciler yapay zekâ destekli akıllı gözlükleri sınavlarda soruları taratıp ekrana yanıt düşürmek için kullanıyor; hatta kimi kullanıcılar bu gözlükleri arkadaşlarına kiralayarak küçük bir yan gelir modeli kurmuş durumda. Buradaki daha büyük hikâye, akıllı gözlüklerin Çin’de hızla gündelik kullanım alanı bulması. Bu cihazlar navigasyon, çeviri, fiyat karşılaştırma, teleprompter işlevi ve toplantı desteği gibi amaçlarla da kullanılıyor; Çin pazarı 2025’te 2,5 milyon sevkiyatla küresel akıllı gözlük sevkiyatının yüzde 16,7’sini oluşturdu. Ancak aynı haberde kullanıcılar pil ömrü, ağırlık, ısınma ve kullanım rahatsızlığı gibi ciddi sorunlardan da şikâyet ediyor. Yani teknoloji bir yandan “gelecek burada” hissi veriyor, öbür yandan şimdiden eğitim sistemine yeni bir baş ağrısı çıkarıyor: cep telefonundan sonra şimdi de öğretmenin gözüne normal görünen ama içerden sınav danışmanı gibi çalışan gözlükler dönemi.

OpenAI 122 milyar dolarlık yeni yatırım turunu kapattığını açıkladı

OpenAI’nin 31 Mart 2026 tarihli resmi açıklamasına göre şirket, 122 milyar dolarlık taahhüt edilmiş sermaye ile yeni fon turunu tamamladı. İşlem sonrası değerleme 852 milyar dolar olarak açıklandı. Şirket, bu kaynağı hem araştırma hem ürünler hem de küresel ölçekte yapay zekâ altyapısını büyütmek için kullanacağını söylüyor. OpenAI, büyüme rakamlarını da oldukça iddialı bir dille paylaşıyor. Şirketin açıklamasına göre ChatGPT, teknoloji tarihinde 10 milyon kullanıcıya, sonra 100 milyon kullanıcıya en hızlı ulaşan platform oldu ve yakında haftalık 1 milyar aktif kullanıcıya en hızlı ulaşan platform olacağı savunuluyor. Aynı açıklamada, ChatGPT’nin piyasaya çıkışından sonraki bir yıl içinde 1 milyar dolar gelir seviyesine ulaşıldığı, 2024 sonu itibarıyla gelirin çeyrek başına 1 milyar dolara çıktığı ve bugün aylık 2 milyar dolar gelir üretildiği belirtiliyor. OpenAI ayrıca ChatGPT’nin 900 milyondan fazla haftalık aktif kullanıcıya ve 50 milyondan fazla aboneye sahip olduğunu öne sürüyor. Bunların tamamı şirketin kendi beyanı; bağımsız denetim verisi metinde yer almıyor.


Uygun düzenleme gelirse bazı durumlarda radyologların yerini yapay zekâ alabilir

NYC Health + Hospitals Başkanı ve CEO’su Mitchell H. Katz, mevcut düzenleyici çerçeve izin verirse yapay zekânın bazı görüntüleme okumalarında radyologların yerini alabileceğini savundu. Katz, özellikle mamografi ve röntgen yorumlamasında yapay zekânın erişimi artırabileceğini ve hastaneler için ciddi tasarruf sağlayabileceğini söyledi. Katz, yapay zekânın mamografi ve röntgen yorumlamasında giderek daha fazla kullanıldığını söyledi ve düzenleme engeli aşılırsa bugün bile radyologların önemli bir kısmının yaptığı işin teknolojiyle değiştirilebileceğini öne sürdü. Katz’ın önerdiği modelde yapay zekâ ilk okumayı yapacak, anormal görünen vakalarda ise radyologlar ikinci kontrol için devreye girecek.

Çin’in yapay zekâ yarışı yeni bir aşamaya giriyor

Çin’de yapay zekâ yarışı artık yalnızca “kim daha büyük modeli yaptı” meselesi olmaktan çıkıyor; asıl mücadele, bu teknolojiyi kim daha hızlı ürüne, işe, kurumsal kullanıma ve gerçek gelire dönüştürecek sorusuna kayıyor. Bültenin erişilebilen tanıtım metninde de bu çerçeve açık biçimde kuruluyor: Çinli şirketlerin, Alibaba dahil, yapay zekâda nasıl avantaj kurmaya çalıştığı; ne inşa ettikleri ve ne aradıkları sorgulanıyor. Bir diğer kritik unsur açık kaynak ve yayılma hızı. Reuters’ın aktardığına göre ABD Kongresi’ne bağlı bir danışma organı, Çin’in açık kaynak yapay zekâ alanındaki üstünlüğünün “kendi kendini besleyen bir rekabet avantajı” yarattığını söylüyor. Yani Çin, en gelişmiş Amerikan çiplerine tam erişemese bile, açık modellerin hızla benimsenmesi sayesinde küresel etkisini büyütüyor. Yarışın yeni aşaması biraz da burada başlıyor: kapalı, pahalı, dev sistemlere karşı; daha ucuz, daha hızlı yayılan ve daha kolay uyarlanan modellerin oyunu bozması.

Yapay zekâ şirketlerinin iş modeli ölümcül bir kusur taşıyor olabilir

Büyük dil modellerinin güvenilirlik sorununun yapay zekâ sektörünün en parlak ticari vaatlerini zayıflatabileceği savunuluyor. Temel iddia şu: LLM’ler gündelik işlerde verimlilik sağlayabiliyor, ancak yüksek doğruluk gerektiren muhasebe, hukuk ve risk yönetimi gibi alanlarda “neredeyse doğru” olmak yetmiyor; çünkü burada küçük hata doğrudan büyük risk anlamına geliyor. Modeller 32 bin, 128 bin ve bazı durumlarda 200 bin kelimelik metinlerle test edildi; 32 bin kelimede en iyi model yüzde 1,2 hata yaparken ortalama hata oranı yüzde 6,8 oldu. Girdi 128 bin kelimeye çıktığında en iyi modelin hata oranı yüzde 3,2’ye, ortalama ise yüzde 10’a yükseldi; 200 bin kelimede bazı modellerin çoğu durumda çözüldüğü ve çoğunlukla yanlış cevap verdiği belirtildi.

Veri merkezleri fosil yakıta geri döndürüyor

Habere göre Google, Microsoft, Amazon ve Meta gibi şirketler bir yandan temiz enerji ve karbon azaltımı hedeflerini koruduklarını söylüyor, öte yandan AI veri merkezlerinin hızla artan elektrik ihtiyacı nedeniyle doğal gaz başta olmak üzere fosil yakıtlara daha fazla yaslanmak zorunda kalıyor. Haberin ana tezi net: Büyük teknoloji şirketleri iklim hedeflerinden resmen vazgeçmiş değil, ama artık bu hedeflerin takvimine ve uygulanabilirliğine eskisi kadar güvenle konuşamıyor. Haberde verilen tablo oldukça sert. Google’ın 2030’a kadar tüm operasyonlarını temiz elektrikle yürütme ve ürettiği kadar kirliliği ortadan kaldırma hedefi bugün şirket tarafından artık bir “moonshot” olarak tanımlanıyor. Microsoft ise 2030’a kadar çıkardığından daha fazla karbon giderme hedefini koruduğunu söylese de bunu artık “sprint değil, maraton” diye anlatıyor. Aynı dönemde şirketlerin sürdürülebilirlik raporlarında emisyonların aşağı değil yukarı gittiği görülüyor: Google’ın emisyonları yaklaşık yüzde 50, Amazon’unkiler yüzde 33, Microsoft’unkiler yüzde 23’ten fazla, Meta’nınkiler ise yüzde 60’tan fazla artmış durumda.

Visa, itirazlı kart işlemleri için yapay zekâ araçlarını devreye alıyor

Visa, kredi kartı işlemlerine yönelik charge dispute yani harcama itirazı sürecini modernize etmek için altı yeni yapay zekâ aracı geliştirdiğini duyurdu. Şirket, 2025 yılında dünya genelinde 106 milyondan fazla itirazlı işlem dosyası işlediğini ve bunun 2019’a göre yüzde 35’lik artış anlamına geldiğini belirtti. Visa’nın açıkladığı yeni araçlar, ödeme sisteminin farklı taraflarında yer alan aktörlerin, yani iş yerlerinin, kartı çıkaran finans kuruluşlarının ve ödeme kabul tarafındaki kurumların, bugün hâlâ büyük ölçüde manuel yürüyen itiraz süreçlerini daha hızlı ve daha düşük maliyetle yönetmesini hedefliyor. Visa Katma Değerli Hizmetler Başkanı Andrew Torre, arka ofis sistemlerinin önemli bölümünün hâlâ elle işlediğini, bu yüzden sürece ölçekli biçimde farklı yaklaşmaları gerektiğini söyledi.