Scott Adams (8 Haziran 1957 – 13 Ocak 2026), Amerikalı bir karikatürist, yazar ve yorumcuydu. En çok, beyaz yakalı iş dünyasının absürtlüklerini ve ofis kültürünü hicveden ünlü “Dilbert” çizgi romanının yaratıcısı olarak bilinir.
Adams, 1989 yılında yarattığı “Dilbert” karakteri ile dünya çapında üne kavuştu. Mühendislik ve yöneticilik deneyimlerinden (özellikle Pacific Bell’deki yıllarından) yola çıkarak, kurumsal dünyanın mantıksızlıklarını, kötü yöneticileri ve bürokrasiyi keskin bir dille eleştirdi. 90’lı yıllarda Dilbert, dünya genelinde binlerce gazetede yayınlanan bir fenomen haline geldi.
Çizgi romanlarının yanı sıra çok satan kitaplar da yazdı. Türkçeye çevrilen bazı eserleri şunlardır:
- Tanrı’nın Enkazı (God’s Debris): Felsefi bir düşünce deneyi olan bu kitap, en bilinen kurgu dışı eserlerinden biridir.
- Dilbert İlkesi (The Dilbert Principle): İş dünyasında yeteneksiz çalışanların, zarar veremeyecekleri yönetim kademelerine terfi ettirildiğini savunan hicivli bir yönetim kitabıdır.
- Bir Neredeyse Her Şeyde Başarısız Olup Yine de Nasıl Büyük Kazanılır (How to Fail at Almost Everything and Still Win Big): Kendi hayatından dersler çıkardığı, sistem odaklı düşünmeyi savunan kişisel gelişim kitabıdır.
Politik Yorumculuk ve Tartışmalar
Adams, 2010’ların sonlarına doğru karikatürist kimliğinin ötesine geçerek aktif bir siyasi yorumcu oldu. Özellikle Donald Trump’ın iletişim stratejilerini (“ikna teknikleri” olarak adlandırdığı) analiz etmesiyle dikkat çekti. Ancak son yıllarında görüşleri büyük tartışma yarattı:
- 2023 Olayı ve İptal Edilmesi: Şubat 2023’te, bir kamuoyu yoklaması üzerine yaptığı yorumlarda Siyah Amerikalıları bir “nefret grubu” olarak nitelendirmesi ve beyazlara “onlardan uzak durmalarını” tavsiye etmesi büyük tepki çekti. Bu ırkçı ifadeleri nedeniyle ABD’deki yüzlerce gazete Dilbert’i yayınlamayı durdurdu, yayıncısı kitaplarını iptal etti ve kariyeri ana akım medyada sona erdi.
Ölüme Doğru…
Scott Adams, 2025 yılında kendisine metastatik prostat kanseri teşhisi konulduğunu açıklamıştı. 13 Ocak 2026’da bu hastalık nedeniyle vefat etti. Ölümü, hem uzun yıllar ofis çalışanlarının sesi olan bir mizahçı hem de son yıllarında kutuplaştırıcı bir figür haline gelen bir yorumcu olarak karmaşık bir miras bıraktı.
Scott Adams ölümünden yaklaşık iki hafta önce, 1 Ocak 2026 tarihinde kaleme aldığı “Son Mesajı”nı yayımladı. Bu metin, Adams’ın hayatına, inançlarına ve mirasına dair son derece samimi, rasyonel ve kendi üslubuna uygun (pragmatik) bir veda niteliği taşıyor.
Bu metin, Scott Adams’ın sadece “Dilbert’i çizen adam” olarak değil, insanlara düşünme sistemleri, ikna ve hayat stratejileri öğreten bir “öğretmen” olarak hatırlanmak istediğini gösteriyor. Duygusallıktan ziyade rasyonel, faydacılığa odaklanmış ama satır aralarında insanlara değer veren bir veda mektubu.
Irkçı Bakış Açısı Tartışmaları
Scott Adams’ın 2023’te yaşadığı ve kariyerini bitiren olay, aslında karmaşık bir “veri yorumlama” tartışması üzerinden yaptığı çok sert ve ırkçı bulunan çıkarımlara dayanıyordu.
İşte “derdi neydi” sorusunun cevabı ve ölümünün ardından muhtemelen nasıl hatırlanacağına dair bir projeksiyon:
Olay, muhafazakar bir anket şirketi olan Rasmussen Reports’un yaptığı bir ankete dayanıyordu. Ankette insanlara “Beyaz olmak sorun değildir (It’s okay to be white)” ifadesine katılıp katılmadıkları sorulmuştu.
- Veri: Ankete katılan Siyahilerin %53’ü bu ifadeye katıldığını belirtirken, %26’sı katılmadığını, %21’i ise emin olmadığını söyledi. Yani toplamda %47’lik bir kesim “Beyaz olmak sorun değildir” ifadesine “Evet” dememişti.
- Adams’ın Yorumu: Scott Adams, kendi YouTube programında bu veriyi (kendi deyimiyle rasyonel bir analist olarak) şöyle yorumladı:
- “Eğer bir grubun neredeyse yarısı beyaz olmanın sorun olmadığını söyleyemiyorsa, bu bir nefret grubudur.”
- “Benim beyazlara tavsiyem şudur: Siyahilerden uzak durun. Kahrolasıca uzaklara gidin (Get the hell away).”
- “Bunu düzeltmenin bir yolu yok.”
Arkaplanı: Adams, uzun süredir “sistematik ırkçılık” kavramına ve çeşitlilik (DEI) politikalarına karşı eleştirel bir tutum sergiliyordu. Ancak bu çıkışı, eleştiriden öte “ayrımcılık çağrısı” olarak görüldü. Adams ise bunu bir “stratejik provokasyon” veya “gerçekleri söylemek” olarak savundu, ancak özür dilemedi.
Veda mektubundaki “Beni okuyorsanız, işler benim için iyi gitmedi demektir” cümlesi, aslında bu lekelenmiş mirasına bir atıftır. İnsanlar muhtemelen onu ikiye bölünmüş bir şekilde hatırlayacak…












