En Büyük Kaybeden Tim Cook ve Apple

Teknoloji devi Apple ve CEO’su Tim Cook’a yönelik sert eleştiriler ortalığı kasıp kavuruyor. Stratejistler mevcut teknoloji ve piyasa ortamında Apple’ın “en büyük kaybeden” konumuna düştüğünü savunuyor.

İşte stratejistlerin bu sert nitelemesinin temel nedenleri ve haberin detayları:

1. İnovasyon Motorunun Duraklaması ve “Bir Sonraki Büyük Şey” Eksikliği

Stratejistlerin ana argümanı, Tim Cook yönetimindeki Apple’ın operasyonel ve finansal açıdan mükemmel bir şirket olmasına rağmen, inovasyon ruhunu kaybettiği yönünde. Steve Jobs döneminin dünyayı değiştiren ürün lansmanlarının aksine, şirket uzun süredir iPhone’un başarısının mirasını yiyor.

  • Eleştiri: Apple, iPhone’dan bu yana piyasayı gerçekten sarsan, herkesin sahip olmak isteyeceği devrimsel bir yeni ürün kategorisi yaratamadı.
  • Tim Cook’un Rolü: Cook, tedarik zinciri yönetimi ve şirketin kârlılığını maksimize etme konusunda bir dahi olarak görülse de, bir vizyoner olmaktan uzak olmakla eleştiriliyor. Şirket “güvenli oynuyor” ve risk almıyor.

2. Yapay Zeka (AI) Yarışında Geride Kalmak

Teknoloji dünyasının şu anki en büyük itici gücü olan Üretken Yapay Zeka (Generative AI) konusunda Apple’ın sessizliği ve yavaşlığı, stratejiste göre en büyük zayıflıklarından biri.

  • Rakiplerin Durumu: Microsoft (OpenAI ortaklığıyla), Google ve hatta Meta gibi rakipler yapay zekayı ürünlerinin merkezine koyup hisse değerlerini katlarken, Apple bu alanda “izleyici” konumunda kaldı.
  • Algı Sorunu: Apple’ın yapay zeka stratejisinin belirsizliği, yatırımcılar nezdinde şirketin geleceğin teknolojilerini kaçırdığı algısını güçlendiriyor. Siri’nin rakiplerine göre “aptal” kalması bu durumun en somut örneği olarak gösteriliyor.

3. Vizyon Pro’nun Beklenen Etkiyi Yaratamaması

Apple’ın yakın zamandaki en büyük donanım hamlesi olan karma gerçeklik gözlüğü Vision Pro, stratejist tarafından bir hayal kırıklığı olarak değerlendiriliyor.

  • Niş Ürün: Yüksek fiyatı ve sınırlı kullanım alanları nedeniyle Vision Pro, kitlesel bir ürün olmaktan çok uzak, niş bir teknoloji demosu olarak kaldı. Bu durum, Apple’ın “bir sonraki iPhone’u” bulma konusundaki başarısızlığının kanıtı olarak sunuluyor.

4. Olgunlaşan Pazar ve iPhone Bağımlılığı

Şirket gelirlerinin hala çok büyük bir kısmının iPhone satışlarına dayanması büyük bir risk olarak görülüyor.

  • Doygunluk: Küresel akıllı telefon pazarı doygunluğa ulaştı. İnsanlar telefonlarını daha az sıklıkla yeniliyor. Bu durum, Apple’ın büyüme potansiyelini sınırlıyor. Şirketin büyümeyi sürdürmek için sadece iPhone fiyatlarını artırmaya veya hizmet gelirlerine güvenmeye çalışması, sürdürülebilir bir uzun vadeli strateji olarak görülmüyor.

5. Hisse Senedi Performansı ve “Muhteşem Yedili” İçindeki Konumu

Tüm bu faktörler, Apple’ın hisse senedi performansına yansıyor. Stratejist, diğer büyük teknoloji şirketleri (Nvidia, Microsoft, vb.) yapay zeka rüzgarıyla rekorlar kırarken, Apple hisselerinin yerinde saydığına veya diğerlerine göre düşük performans gösterdiğine dikkat çekiyor.

  • Sonuç: Stratejistin gözünde Apple, artık teknoloji dünyasına liderlik eden değil, onu geriden takip eden, eski başarılarına güvenen hantal bir dev haline gelmiştir ve bu da onu mevcut konjonktürün “en büyük kaybedeni” yapmaktadır.