Site icon T K N L J

Fiber için ortak şirket kurma polemiği

fiberÖncelikle konunun ne olduğuna beraberce bakalım:

Turkcell’in şu andaki yıldız genel müdür yardımcısı İlker Kuruöz, 21 milyon haneye fiber gitmesi gerektiğini diye getirmiş. Kuruöz bunu üç operatörün yapması için gereken maliyetin 16,5 milyar dolar olacağını hesaplamış kabaca. Eğer bunu tek bir şirket yaparsa o ücretin 3,9 milyar dolara düşebileceğini öngörmüş. Yani teorik olarak böylesi bir çalışmanın ülke ekonomisine ve cari açığa yaklaşık 12,6 milyar dolarlık bir katkısının olacağını öngörmek mümkün.

Bundan sonrası gazetecilerin hepsine verilmiş örneklerle giden bir haber. 12,6 milyar doları anlamlandırmak için 5 ülkenin toplam yıllık geliri örnekleri verilmiş bütün gazeteler de dur bunu öteki de kullanır demeden aynı şekilde görmüşler. Koca gazetecilerin bunu yapmış olması, haberi aynı şekilde görmeyi göze almış olması gazetecilik yönünden üzüntü verici.

Ortak şirket tartışmaları son 6 ay içinde alevlendi. Aslında bunu yapmak için ülkenin çok para kazanması filan gibi şşeyleri söylemeye gerek olmaması lazım. Gerçekten de ülkede bir şeylerin ileri gitmesini istiyorsak ve bu kadar geri kalmışsak artık otomatik olarak bu inisiyatifin alınması lazım.

Ama ne yazık ki ülknin önünde kocaman bir Türk Telekom engeli var. Neden diye soracak olursanız verecek birkaç cevabım var: Fiberi kimseye vermemek için BTK’nın fiber satış muafiyeti vermesini bekleyip ülkede fiber satışına başlamayan bir Türk Telekom’dan bahsediyoruz. Kendi istediği yeri kazarken ötekiler kazamasın diye ülke yönetimine yönetmelik önerileri getiren Türk Telekom’dan bahsediyoruz. Türk Telekom 25 seneliğine kiralanırken elden hazır gelen fiberi sanki kendisi yapmış gibi “fiber yatırımı yapmayanlar 4G gelmesiyle panikledi” cümlesini kurarken hiç hislenmeyen bir Türk Telekom CEO’sundan bahsediyoruz. Kiralamak zorunda olduğu fiber için sıfırdan kurma parasını yıllık kira ücreti olarak isteyen bir şirket… Bu listeyi uzatmak mümkün.

Bugün Türk Telekom, fiber konusunda kurulması istenen ortak şirketi külliyen reddediyor. En azından Turkcell ve Vodafone böyle düşünüyor. Turkcell ve Vodafone arasında ise belli bir yakınlaşma var bu konuda. En azından İlker bey öyle söylüyor. Sadece Vodafone ile ortak hareket edilirse yapılacak olan yatırım 8,5 milyar dolar oluyor. Kardan zarar mı dersiniz, zarardan kar mı dersiniz… Bardağın neresi ne kadarı dolu, yorum size kalmış.

Turkcell’in bunları anlatma sebebi “ülkede tekelci mantığın dışına çıkılsın” mantığını vurgulamak. Ama gözden kaçabilir diye vurgulayayım aslında yatırım yapmak isteyenlerin sadece 3 büyük operatör olduğunu varsaymak da bu tekel mantığına hizmet etmektir. Serbest telekom operatörleri de bu oyunun içinde olmak isteyebilir. Hatta fiber gibi bir alana operatör olmadığı halde yatırım yapmak isteyen, bu oluşumun içinde bulunmak isteyenler olabilir. Hatta yabancı yatırımcıların, yabancı telekom operatörlerinin bu oluşumun içinde bulunmak istemesini öngörebiliriz. Dünyanın Tier 1 operatörleri neden ilgilenmesin bununla?

Aslına bakacak olursanız fiber meselesi tam olarak operatör meselesi değil. Devletin bu işe el atması gerekiyor. Devlet TOKİ konutlarına destek vermek yerine fibere destek verirse ekonomi daha hızlı ve yüksek seviyede kalkınabilir. Yüksek dini hassasiyeti olanlar alınmasın ama camilere yapılan yatırımın çok küçük bir kısmıyla ülkenin tamamını fiberle donatabilirdik.

Bu noktada ben, kurulması düşünülen ortak yapının şeklini ve “ruh halini” daha çok önemsiyorum. Şirketlere ısrarla gönderdiğim nasıl bir orak şirket istiyorsunuz sorularına cevap alamadım ne yazık ki. Yani ortak olalım tamam da buranın yarattığı katma değer nasıl paylaşılacak?

Sonuçta biz 2000 yılının başından bu yana konuşulan ortak baz istasyonu paylaşımını dahi gündemimize alamadık. Turkcell bunun için Kule AŞ isimli bir şirket kurdu da ne oldu? Baz istasyonlarının metal kısımları bazı yerlerde paylaşıldı ama bu iş Türkiye’ye yayılamadı. Yani bizim paylaşımcı geçmişimiz çok parlak değil.

Buna bir temel oluşturabilecek bir hikayesi var dünyanın: Çin’de baz istasyonları devletin emriyle paylaşılmaya başlandı. Ben bunun haberini yaptım TKNLJ içinde. Bakış açısı çok basit: Kim şimdiye kadar ne yatırım yapmış? Topluyor, çarpıyor bölüyorsunuz. Ona göre şirketler kurulan yapının o oranda büyük ortağı oluyor. Sonra verilecek olan para bu ortaklık paylarına göre kurumlar arasında bölüşülüyor. Eğer birisi yeni bir yatırım yaparsa onun geneldeki payı da o oranda büyüyor. Uzay teknolojisi değil yani bu işi çözmek.

Ama belli ki şirketler bunu tek başlarına yapamayacak. E o zaman devlet e güne duruyor? Birkaç yüz milyon dolarlık telefonun yurt dışına verilecek ücreti için ortalığı ateşe veren, Türk baz istasyonu üreteceğiz safsatası yüzünden 4G’yi aylarca öteleyip adına 4 nokta beş saçmalığını ekleyen devlet bu işe neden el atmıyor? Ben bu söylemden kaçmak için kendimi paralıyorum ama Türk Telekom’un bu konuda etkili olduğunu düşünmek için çok fazla sebebimiz var.

Sonuçta 27,8 milyar dolar bizim 2015 yılının Ocak – Kasım dönemleri arasındaki cari açığımız. 12,6 milyar dolar bunun neredeyse yarısı. Yani devlet “hadi ortak şirket kuruyorsunuz abicim” dediği zaman kim buna hayır diyebilir ki? Yani şu anda ortak şirket kurulamıyorsa bunun suçunun büyük kısmı devlete aittir demek çok da yanlış olmaz.

Yani bu konuları tartışmamız da çok abes olabilir: İlker Kuruöz konuşmasının arasında kimi gazetelerin yazmaya imtina ettiği bir bilgiyi paylaşmış: Bakırköy Belediyesi ile konuşulmuş fiber döşeme konusunda. Öyle bir para istemiş ki belediye, Bakırköy’deki tüm abonelerden gelecek para kadar!.. E oldu olacak Turkcell’i belediyenin üstüne yapsınlar ne dersiniz? Ha arada siber saldırılar zamanı esnafın POS’ları çalışmamış, karakollar kimseyi arayamamış… Olsun kim takar ki bunu? Sonuçta belediye para kazanacak…

Exit mobile version