
Aradan seneler geçti ve ülkem çoğunluğu özel birçok kanala kavuştu. Bu kanal sahiplerinden birine, Erol Aksoy’a o zaman sahip olduğu Cine5 ve Show TV’yi internete taşıyacak, dolayısıyla maçları yurt dışında da seyrettirecek bir sistem önerdim. Bayağı bir gitme gelmeden ve tartışmadan sonra kabul etti. O zamanın şartlarında ayda 20 dolar gibi devasa bir ücretle yayınları izlemek için binlerce kişiye ulaştık. Ama bu işi kimin yöneteceği kaygısı devreye girdi, zaten Erol Aksoy o yılların sonuna doğru medya ve ekonomi sahnesinden çekildi.
Youtube ilk açıldığında o kadar videonun nerede tutulacağını merak ettik konuşmalarımız esnasında. Herkesin videosunu sorgusuz sualsiz, parasız pulsuz yükleyebildiği bir model. O zamanlar az çok video işine girdiğimiz için bunun yayın trafiğini de hesaplayabiliyoruz ve maliyetler dudağımızı uçuklatıyor. Ama o zamanlar her şeyin ortak kullanılmasını düşünemedik. Televizyona reklam verenlerin daha küçük boyutlara inerek bu kanalları temel reklam alanı haline dönüştüreceklerini düşünemedik. Bir de her yeri Türkiye sandık tabi fiyat hesaplamaları yaparken.
Aradan yıllar geçti ve herkesin birer video yıldızı olduğu dönemler geldi. Kime elinizi atsanız star, nereye baksanız fenomen… Ne çok şey biliyorlar allahım, ne kadar önemli televizyonculuk başarılarının ardından bu noktalara gelmişler inanamadım. Hatta 10 yaşına dahi gelmemiş olan çocuklar kendi aralarında video kanalları kurup kendi dünyalarının yıldızı haline geldiler.