Türkiye 1 GW’lık H100 Yapay Zeka Veri Merkezi Kursa Ne Olur?

Son Söz: Çelik Yığını mı, Akıllı Strateji mi?

Bu hipotez bize iki şeyi aynı anda gösteriyor.

Birincisi: Böyle bir H100 yatırımı, Türkiye’yi teknik kapasite açısından bölgesel değil, küresel ligde bir oyuncu yapar. Türkçe ve bölge dilleri için dünyadaki en güçlü LLM altyapılarından birine sahip oluruz; kamu, özel sektör ve akademi için onlarca farklı model ailesi çıkar, komşu coğrafyaya yapay zeka hizmeti ihraç edebiliriz.

İkincisi: Bunun bedeli, 50–70 milyar dolarlık bir yatırım ve buna bağlı enerji bağımlılığı. Yani mesele sadece “yapabilir miyiz?” değil, daha sert bir soru:

Türkiye, 50–70 milyar doları H100 + beton + elektrik üçgenine mi gömmek ister,
yoksa daha küçük ama akıllı bir altyapıyla sağlık, eğitim, hukuk, belediye, tarım gibi alanlarda somut toplumsal faydaya mı yönelmek ister?

HİT-30’un “1 GW veri merkezi” söylemini ciddiye alıyorsak, bu soruyu da ciddiye almak zorundayız. Bu yazı serisinin bir sonraki hipotezinde tam buradan devam edebiliriz: Diyelim ki 1 GW değil, 100 MW ama çok akıllı tasarlanmış, karışık GPU/TPU/ASIC altyapısı kurduk ve bu gücü Türkiye’deki kamu kurumları, KOBİ’ler ve startuplar arasında adilce paylaştırdık. O zaman resim nasıl değişir?