1809’da Napolyon’un ordusu Avusturya ile yeni bir savaşa hazırlanırken General Auguste de Marmont’a şifreli bir askerî mesaj gönderildi. Belge iki yüzyıldan uzun süre çözülemedi. Siber güvenlik şirketi SentinelOne’da çalışan yapay zekâ mühendisi Carter Church, OpenAI’nin GPT-6 Astra modeline mektubun tek bir eski taramasını ve “şifreyi çöz” hedefini verdi. Yaklaşık altı saat sonra model okunabilir bir çözüm üretmişti.

Haberlerde bazen “Napolyon’un mektubu” deniyor ama belgeyi Napolyon kendi eliyle yazmadı. Mesaj, İtalya Genel Valisi ve Napolyon’un üvey oğlu Eugène de Beauharnais’nin karargâhından, Napolyon’un emri doğrultusunda Marmont’a gönderilen şifreli birlik brifingiydi. Belge 1969 tarihli Fransız askerî tarih dergisindeki bir reprodüksiyondan biliniyordu ve yıllarca yanlışlıkla 1807’ye tarihlenmişti.

Şifrenin zorluğu yalnız karakterleri okumaktan kaynaklanmıyordu. Sayılar, harfler ve elle çizilmiş çok sayıda sembolün birlikte kullanıldığı homofonik bir sistemdi. Aynı harf farklı sembollerle temsil edilebildiği için klasik basit frekans analizi zorlaşıyordu. Üstelik görüntü düşük kaliteli ve semboller el yazısıyla üretildiğinden, hangi iki işaretin aynı karakter olduğunu belirlemek bile ayrı bir görüntü tanıma problemiydi.

Church’ün anlatımına göre Astra önce 1202’ye 1836 piksellik görüntüyü satırlara ayırdı, yaklaşık 175 farklı işaretin varyasyonlarını sınıflandırdı ve ardından olası şifre yapısını test etmek için kod yazdı. Model, tarihçilerin daha önce çözmüş olduğu benzer Napolyon dönemi şifre tablolarını ve çevrilmiş belgeleri de bağlam olarak kullandı. Yani tek bir beceri sergilemedi; görüntü okuma, kodlama, kriptografi ve tarih araştırmasını ardışık bir iş akışına dönüştürdü.

Çözüm, birliklerin konumları ve Avusturya saldırısı öncesindeki askerî hazırlıklarla ilgili bilgiler içeriyordu. Bu içerik sayesinde belgenin gerçek tarihi de yeniden değerlendirildi ve 1809 baharına, savaşın başlamasından kısa süre öncesine yerleştirildi. Church kodlarını ve araştırma sürecini yayımladı; tarihsel kriptografi sitesi Cryptiana’nın yöneticisi Satoshi Tomokiyo da sonucu inceleyerek mektubu “çözülmüş” olarak kaydetti.

Burada yapay zekânın başarısını doğru tarif etmek önemli. Model 217 yıl boyunca matematikçilerin her gün üzerinde çalışıp başaramadığı bir probleme sihirli cevap vermedi; belge büyük ölçüde unutulmuş ve çözüm için gereken tarihsel kaynaklar bugün dijital olarak erişilebilir hale gelmişti. Asıl yenilik, bir araştırmacının normalde ayrı araçlarla yapacağı çok aşamalı süreci tek sistemin yönetebilmesi.

Bu nedenle hikâye “YZ Napolyon’dan zeki çıktı”dan daha ilginç. Uzun süre çözülemeyen arşiv belgeleri için multimodal ajanların yeni bir araştırma yöntemi olabileceğini gösteriyor: model yalnız metin üretmiyor, problemi parçalıyor, kod yazıyor, kaynak arıyor ve sonucunu sınayacak yollar buluyor.

Church’ün çalışmasının güçlü yanı yeniden üretilebilirlik. Yalnız “model çözdü” diye ekran görüntüsü paylaşmak yerine kullandığı betikleri, ara adımları ve tarihsel karşılaştırmaları yayımladı. Bu sayede kriptografi araştırmacıları çözümü bağımsız biçimde inceleyebildi. Yapay zekânın akademik ve tarihsel araştırmada güvenilir hale gelmesi için bu yaklaşım kritik: modelin cevabı sonuç değil, denetlenebilir iş akışının bir parçası olmalı. Gelecekte arşivlerdeki binlerce benzer şifreli belge için en büyük kazanım tek bir sansasyonel çözümden çok, aynı yöntemle sistematik tarama yapılabilmesi olabilir.

Kaynak bağlantısı: https://fr.euronews.com/2026/10/02/une-ia-dechiffre-en-six-heures-une-lettre-napoleonienne-vieille-de-217-ans