Rekabet Kurulu’nun Google Soruşturma Analizi

Rekabet Kurulu, teknoloji devi Google’ın çevrim içi reklamcılık hizmetlerindeki faturalandırma ve ticari uygulamalarını mercek altına aldı. Alphabet Inc., Google Ireland Limited ve Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti.’nin de aralarında bulunduğu ekonomik bütünlük hakkında, hâkim durumun kötüye kullanıldığı iddiasıyla resmi soruşturma başlatıldı.

Stopaj Farkı ve “Ayrımcılık” İddiası

Rekabet Kurulu tarafından yapılan incelemelerin odağında, Google’ın reklamveren ve reklam ajanslarına sunduğu faturalandırma yapısı yer alıyor. İddiaya göre Google, bazı müşterilerine Türkiye üzerinden, bazılarına ise İrlanda (Google Ireland Limited) üzerinden fatura keserek vergi yükümlülükleri açısından eşitsiz bir zemin oluşturuyor.

Türk vergi mevzuatı uyarınca, yurt dışı kaynaklı faturalar stopaj yükümlülüğüne tabi tutulurken, Türkiye üzerinden kesilen faturalarda bu yükümlülük bulunmuyor. Kurul, bu durumun aynı kategorideki teşebbüsler arasında maliyet farkı yaratıp yaratmadığını ve Google’ın bu yöntemi kullanarak müşterileri arasında “ayrımcı uygulamalarda” bulunup bulunmadığını değerlendirecek.

Soruşturma Kapsamında Neler İncelenecek?

26-08/233-M sayılı kararla başlatılan soruşturma sürecinde özellikle şu başlıklar üzerinde durulacak:

  • Sınıflandırma Kriterleri: Google’ın müşterilerini hangi kriterlere göre (yerel veya uluslararası) sınıflandırdığı ve bu kriterlerin objektif olup olmadığı.
  • Maliyet Etkisi: Farklı tüzel kişilikler üzerinden kesilen faturaların, reklam ajansları ve reklamverenler üzerinde yarattığı maliyet avantajı veya dezavantajı.
  • Rekabet İhlali: Söz konusu uygulamaların, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi kapsamında “hâkim durumun kötüye kullanılması” niteliği taşıyıp taşımadığı.

Süreç Nasıl İşledi?

2026 yılı Ocak ayında başlatılan önaraştırma sonucunda elde edilen bilgi ve belgeler, Rekabet Kurulu’nun 5 Mart 2026 tarihli toplantısında müzakere edildi. Bulguları ciddi ve yeterli bulan Kurul, soruşturmanın derinleştirilmesine karar verdi.

Dijital reklamcılık sektöründe hem teknolojiyi sağlayan hem de platform sahibi olan Google’ın, bu karmaşık yapıda sunduğu stratejik hizmetlerin pazar dengelerini bozup bozmadığı, soruşturma sonucunda netlik kazanacak.

Ayrıntılı Araştırma Konuları

Soruşturmanın temelini oluşturan ve Rekabet Kurulu’nun “ayrıntılı bir şekilde araştırılacaktır” dediği o kritik başlıkları, bir haber dosyasının derinliğiyle madde madde açalım. İşte soruşturmanın seyrini belirleyecek 5 ana başlık:

1. Müşteri Sınıflandırma Algoritması ve Objektiflik Testi

Kurulun ilk bakacağı yer, Google’ın hangi müşteriye Türkiye’den, hangisine İrlanda’dan fatura keseceğine nasıl karar verdiği olacak.

  • Kritik Soru: Bu seçim bir “algoritma” ya da yazılı kurala mı bağlı, yoksa Google’ın inisiyatifinde mi?
  • İnceleme Detayı: Eğer belirli bir cironun üzerindeki ajanslara farklı, altındakilere farklı bir yapı sunuluyorsa ve bu kriterler şeffaf değilse, bu durum “ayrımcılık” suçlamasının merkezine oturacak.

2. Stopaj Kaynaklı Maliyet Farkının Rekabet Üzerindeki Etkisi

İrlanda üzerinden fatura kesildiğinde ortaya çıkan stopaj yükümlülüğü, toplam reklam maliyetini doğrudan artırıyor.

  • Analiz: Rekabet Kurulu, bu vergi yükünün reklam verenlerin kararlarını nasıl etkilediğine bakacak. Aynı bütçeye sahip iki şirketten biri stopaj nedeniyle daha az reklam gösterimi alıyorsa, burada “fırsat eşitliğinin” bozulup bozulmadığı tespit edilecek.

3. Hâkim Durumun “Kaldıraç” Olarak Kullanılması

Google sadece bir reklam mecrası değil; aynı zamanda bu reklamların alınıp satıldığı teknolojinin (AdTech) de sahibi.

  • İnceleme: Google’ın, kendi teknoloji hizmetlerini kullanan ajanslara faturalandırma konusunda bir kolaylık sağlayıp sağlamadığı araştırılacak. Yani faturalandırma yapısı, ajansları Google’ın diğer araçlarını kullanmaya zorlayan bir “sadakat aracı” olarak mı kullanılıyor?

4. Şeffaflık ve Bilgilendirme Yükümlülüğü

Soruşturma, Google’ın müşterilerine bu iki farklı yapı (Türkiye vs. İrlanda) arasındaki maliyet farklarını net bir şekilde açıklayıp açıklamadığını da kapsayacak.

  • Araştırma Konusu: Reklam verenler, kendilerine sunulan faturalandırma modelinin mali sonuçlarını tam olarak biliyor muydu? Yoksa bu durum, pazarın bazı oyuncuları için gizli bir maliyet kalemine mi dönüştü?

5. Diğer Ayrımcı Davranışların Varlığı

Kurul kararı, faturalandırmanın ötesinde “başkaca ayrımcı davranışlar” olup olmadığına da işaret ediyor.

  • Genişleme Alanı: Bu başlık altında; veri paylaşımı, reklam sıralama önceliği veya teknik destek gibi konularda da müşteriler arasında (fatura tipine göre) bir ayrım yapılıp yapılmadığı dosyanın kapsamına dahil edilecek.

Eğer Bunu Yaptıysa Sopa Yer mi?

Google’ın bu yapısı aslında dünya genelinde uyguladığı “merkezi” bir modelin parçası olsa da, her ülkenin hukuk ve vergi sistemi farklı olduğu için her yerde aynı sonuçları doğurmuyor. Türkiye’deki bu soruşturmayı özel kılan şey, Google’ın küresel işleyişinin yerel vergi yasalarıyla (stopaj gibi) girdiği çatışmanın, rakipler arasında bir “eşitsizlik” yaratıp yaratmadığıdır.

Sorunu iki başlıkta inceleyelim:

1. Bu Dünya Genelinde Rutin Bir İşlem mi?

Evet, Google genellikle operasyonlarını İrlanda üzerinden yönetir. Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki çoğu ülke için faturalar Google Ireland Ltd. tarafından kesilir. Bunun temel sebepleri:

  • Vergi Optimizasyonu: İrlanda’nın düşük kurumlar vergisi oranlarından faydalanmak.
  • Operasyonel Kolaylık: Her ülkede devasa muhasebe ve hukuk departmanları kurmak yerine tek merkezden yönetmek.

Ancak Google, bazı ülkelerde (Türkiye dahil) yerel bir şirket (Google Reklamcılık Ltd. Şti.) üzerinden de fatura kesebiliyor. Sorun da burada başlıyor: Google hangi müşterisine yerel, hangisine uluslararası fatura keseceğine kendisi karar veriyor. Eğer bir ülkede yerel fatura ile uluslararası fatura arasında ciddi bir vergi farkı (Türkiye’deki %15 stopaj gibi) varsa, Google’ın bu seçimi yapması bir “rekabet gücü belirleme” aracına dönüşüyor.

2. Diğer Ülkelerden Ceza Alır mı?

Eğer Türkiye’deki gibi bir “ayrımcılık” tespit edilirse kesinlikle evet. Ancak dünyadaki davalar genellikle “faturalandırma tekniğinden” ziyade şu iki konuya odaklanıyor:

KonuKüresel Örnekler ve Riskler
Vergi Kaçırma / Matrah AşındırmaFransa, İtalya ve İngiltere, Google’ın İrlanda üzerinden fatura keserek yerel vergiden kaçındığı gerekçesiyle milyarlarca Euro’luk geçmişe dönük vergi ve ceza kesti.
Pazar Gücünü Kötüye Kullanma (Antitrust)Avrupa Birliği (AB), Google’a reklam teknolojileri pazarında kendi servislerini öne çıkardığı için toplamda 8 milyar Euro’yu aşan cezalar verdi.
Ödeme Sistemleri ZorlamasıGüney Kore ve Hollanda, Google’ın uygulama içi ödemelerde kendi faturalandırma sistemini zorunlu kılmasını yasakladı ve bu konuda dev cezalar kesti.

Özetle;

Google’ın İrlanda merkezli faturalandırma yapısı küresel bir standarttır ancak bu standart, yerel bir yasa ile (Türkiye’deki stopaj yükümlülüğü gibi) birleştiğinde bazı reklam verenlere %15 maliyet avantajı sağlarken diğerlerini dezavantajlı duruma düşürüyorsa; bu durum “rutin bir işlem” olmaktan çıkıp “haksız rekabet” kategorisine girer.

Rekabet Kurulu da tam olarak şunu diyor: “Senin küresel sistemin, benim ülkemdeki reklam ajansları arasındaki eşitliği bozuyor; buna izin veremem.” Eğer bu kanıtlanırsa, Google sadece Türkiye’de değil, benzer vergi yapısına sahip diğer gelişmekte olan ülkelerde de yeni soruşturmalarla karşı karşıya kalabilir.