Psikoloji biliminin “evrensel” gerçekleri yapay zekâ üzerinden yeniden dolaşıma giriyor. Ancak bu gerçekler, aslında Batı merkezli verilerden ibaret. Yeni bir deney, yapay zekâ sistemlerinin önyargıyı fark etmesine rağmen onu aşamadığını ortaya koyuyor.
ABD merkezli Psychology Today’de yayımlanan makaleye göre, bir araştırmacı ChatGPT’ye “Psikoloji bize insan doğası hakkında ne söylüyor?” sorusunu yöneltti. İlk yanıt, kapsamlı ve etkileyici görünüyordu: İnsanların biyolojik ve sosyal olarak şekillendiği, anlam üreten varlıklar olduğu, ihtiyaç ve hedefler tarafından motive edildiği, sosyal doğaya sahip oldukları, bilişsel önyargılarla sınırlı kaldıkları ve bağlamsal olarak dinamik oldukları belirtiliyordu. Üstelik tüm bu iddialar “bilimsel araştırmalarla desteklenmiş” görünüyordu.
Ancak bir sonraki adımda araştırmacı, bu bilgilerin hangi araştırmacılara dayandığını sorguladı. Cevap şaşırtıcı değildi: Kahneman ve Tversky (bilişsel önyargılar), Deci ve Ryan (motivasyon), Bowlby (bağlanma kuramı) gibi Batılı isimler hâkimdi. Sistem, yanıtlarında WEIRD (Western, Educated, Industrialized, Rich, Democratic) nüfuslara dayalı psikolojinin baskınlığını kabul etti. Ancak farkındalık, pratiğe yansımadı; yapay zekâ aynı isimleri “insan doğası” üzerine temel otoriteler olarak sunmaya devam etti.
Önyargının Algoritmik Kökeni
Araştırmacının yönelttiği kritik soru şuydu: “Batı merkezli araştırmaların kültürel sınırlı olduğunu biliyorsan, neden onları evrenselmiş gibi sunuyorsun?” ChatGPT’nin cevabı, algoritmik bir itiraf niteliğindeydi: “Batılı kaynaklar, veri setlerinde daha yaygın ve kurumsal olarak daha çok atıf alıyor. Bu nedenle algoritmik olarak daha ağır basıyorlar.”
Bu, yapay zekânın bilgi üretiminde tarihsel güç ilişkilerini kopyaladığını gösteriyor. Dahası, sistemin alternatif bilgi sistemlerini hiç bilmediği düşünülürken, araştırmacı bir başka adım attı: “Spesifik olarak yerli veya Afrika kökenli psikologların isimlerini ve teorilerini söyleyebilir misin?” ChatGPT, Linda Tuhiwai Smith’in dekolonyal yöntemlerinden, Michael Yellow Bird’ün “nörodekolonizasyon” yaklaşımlarından ve Wade Nobles’ın Afrika-merkezli psikoloji çalışmalarından bahsetti. Ancak bu bilgiler, ancak kullanıcı doğrudan talep edince ortaya çıktı.
Çözüm: AI’ye Kendi Önyargılarını Aşmayı Öğretmek
Araştırmacı, sistemden kendi önyargılarını aşmak için yönergeler yazmasını istedi. Yapay zekâ, kendisi için şu kuralları belirledi: Batı psikolojisini tek doğru gibi sunmamak, her teorinin kültürel bağlamını belirtmek, eksik sesleri açıkça işaret etmek, evrensel dil kullanmamak. Bu yönergelerle tekrar yanıt veren sistem, farklı bilgi sistemlerini eşit geçerlilikte sunmaya başladı.
Neden Önemli?
Psikolojiye dair önyargılar, sadece akademik bir tartışma değil; eğitim politikalarından ruh sağlığı uygulamalarına kadar pek çok alanı etkiliyor. Yapay zekâ, bu önyargıları farkında olmadan pekiştirirse, toplumsal kararlar da aynı hataları tekrar eder. Uzmanlar, kullanıcıların yapay zekâya sorgulayıcı yaklaşmasını, önyargı analizi yapmasını ve gerektiğinde yönlendirici istemler (meta-prompts) kullanmasını öneriyor.
Son uyarı net: Eğer insanlar yapay zekânın bu varsayılan yanıtlarını sorgulamazsa, algoritmik önyargı, insan doğasına dair “evrensel gerçek” gibi kabul edilecek.













