Kanada, yapay zekâ politikasını yalnız teknoloji şirketlerine ya da tek bir bakanlığa bırakmayan yeni bir yönetişim modeli kuruyor. Başbakan Mark Carney’nin 2 Ekim 2026’da açıkladığı Ulusal Yapay Zekâ Konseyi; araştırmacıları, girişimcileri, yatırımcıları, kamu görevlilerini, güvenlik ve yönetişim uzmanlarını aynı masada buluşturacak. Hükümetin açıklamasına göre konsey, haziran ayında ilan edilen “AI for All – Herkes için Yapay Zekâ” stratejisinin gelişimini izleyecek ve hükümete bağımsız, pratik ve zamanında öneriler sunacak.
Konseyin listesi Kanada’nın meseleye ne kadar geniş baktığını da gösteriyor. Üyeler arasında modern yapay zekânın öncü isimlerinden Yoshua Bengio, bilgisayarlı görü araştırmacısı Sanja Fidler, hukuk ve yönetişim uzmanı Gillian Hadfield ile teknoloji ve finans dünyasından yöneticiler bulunuyor. Resmî çerçevede üç hedef öne çıkıyor: yapay zekâya güven oluşturmak, teknolojinin ekonomik fırsatlarını daha geniş kesimlere yaymak ve Kanada’nın kritik yapay zekâ yetenekleri üzerindeki egemen kontrolünü güçlendirmek.
“Egemenlik” vurgusu özellikle önemli. Kanada, yapay zekâ araştırmalarında güçlü bir bilimsel mirasa sahip olmasına karşın büyük modeller, bulut altyapısı, veri merkezleri ve ticari platformlarda ABD merkezli şirketlere bağımlı kalma riskini açıkça tartışıyor. Carney hükümeti, yapay zekâ çağında yalnızca iyi araştırmacılara sahip olmanın yeterli olmadığını; hesaplama gücü, veri altyapısı ve yerli şirketler olmadan ekonomik değerin başka ülkelere kayabileceğini savunuyor.
Konsey aynı zamanda güvenlik ve demokrasi alanlarında da çalışacak. Hükümet açıklamasında yapay zekânın daha güvenli hale getirilmesi, demokratik süreçlerin korunması ve kamu hizmetlerinde sorumlu kullanımın geliştirilmesi açık görevler arasında sayılıyor. Ancak konsey karar veren bir kurum değil. Politikaların uygulanmasından yine bakanlıklar ve seçilmiş hükümet sorumlu olacak; konsey danışmanlık rolü üstlenecek.
Kanada’nın attığı adım, ülkelerin yapay zekâyı artık geçici bir teknoloji dalgası değil, kalıcı bir kamu politikası alanı olarak görmeye başladığını gösteriyor. Birkaç yıl önce tartışma “devlet ChatGPT kullanmalı mı?” düzeyindeyken bugün soru daha büyük: Bir ülke kendi yapay zekâ kapasitesini ne ölçüde kurmalı, hangi risklere karşı hangi kuralları koymalı ve ekonomik kazancın toplumun küçük bir bölümünde toplanmasını nasıl önlemeli? Kanada’nın yeni konseyi tam olarak bu sorulara cevap arayacak.
Bu yapının başarısı ise konseyin kimlerden oluştuğundan çok tavsiyelerinin bütçe ve mevzuata dönüşüp dönüşmeyeceğiyle ölçülecek. Kanada daha önce de sorumlu YZ, araştırma finansmanı ve hesaplama altyapısı alanında çeşitli kurumlar kurmuştu. Yeni konsey bunların yerine geçmiyor; ekonomi, güvenlik ve toplumsal etkiyi aynı masada birleştiren üst düzey danışma katmanı oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde izlenmesi gereken somut göstergeler; yerli hesaplama kapasitesine ayrılacak kaynak, kamu kurumlarındaki kullanım standartları, şirketlere getirilecek yükümlülükler ve araştırmacıların bağımsız eleştirilerinin hükümet kararlarına ne ölçüde yansıyacağı olacak.
Kaynak bağlantısı: https://www.trthaber.com/haber/dunya/kanada-yapay-zeka-politikalarini-uzmanlara-danisacak-958960.html