OpenAI’nın 2026 için konuşulan yıllık gelir öngörüsünün 70 milyar dolar yerine yaklaşık 50 milyar dolar düzeyinde olduğuna ilişkin haberler, yapay zekâ sektörünün değerlemeleri üzerine yeni tartışma başlattı. Mashable ve diğer yayınların aktardığı fark, iki muhasebe ve karşılaştırma yaklaşımının karıştırılmasından kaynaklanıyor olabilir: Bulut sağlayıcıları üzerinden yapılan bazı satışların gelir yazılma biçimi şirketler arasında aynı değil. Dolayısıyla bu rakamlar tek başına 20 milyar doların kasadan kaybolduğu anlamına gelmiyor.
Yapay zekâ ürünleri doğrudan abonelikle satılabileceği gibi bulut ortakları üzerinden de müşterilere ulaşabilir. Gelirin hangi şirkette, hangi kalemde ve brüt mü net mi gösterildiği değiştiğinde aynı ekonomik faaliyetin raporlanan büyüklüğü farklılaşabilir.
Bu nedenle rakipler arasında basit bir toplam gelir karşılaştırması yapmak yanıltıcı olabilir. Analistler sözleşmenin tarafına, gelirin tekrar eden niteliğine, hizmet sunmanın maliyetine ve altyapı ortaklarının aldığı paya da bakmak zorunda.
Söz konusu farkın çarpıcı tarafı, aynı işin ekonomik büyüklüğünün hangi satışların hangi şirket hanesine yazıldığına göre çok değişebilmesi. Anthropic gibi rakiplerle performans kıyaslayan yatırımcılar için “gelir” kavramının hesaplama yöntemi kritik hale geliyor. Piyasa yüksek yatırımları gelecekteki kullanım ve kârlılık beklentileriyle fiyatlarken yöntem farklılıkları büyük dalgalanmalara yol açabilir. Haber, yapay zekâ yarışında gösterişli gelir rakamlarının yanına gelir kalitesi, maliyet ve nakit akışının da yazılması gerektiğini hatırlatıyor.
Haberin asıl önemi piyasa beklentileriyle gerçek nakit akışı arasındaki mesafeyi görünür kılması. Dev yatırımlar yapılan bir sektörde hesaplama yöntemindeki büyük fark bile şirketlerin gelecek kârlılığına ilişkin değerlendirmeleri değiştirebilir.