San Francisco'da yaşayan 38 yaşındaki veri uzmanı Jack, Hinge ve Bumble gibi flört uygulamalarında istediği sonucu alamayınca kullandığı yapay zekâ asistanından yardım istedi. Sohbet robotuna kendisini eğlenceli biçimde anlatan kısa bir profil hazırlattı; sonra hangi fotoğraflarının daha uygun olacağını sordu. Ancak CNN'e anlattığına göre bu değişiklikler eşleşme başarısını anlamlı biçimde artırmadı.

Jack'in örneği giderek yaygınlaşan bir uygulamayı gösteriyor. Kullanıcılar ilk mesajı yazmakta zorlandıklarında, kendilerini tanıtan birkaç cümle aradıklarında veya profil fotoğrafı seçerken ChatGPT gibi sistemlere başvurabiliyor. Fakat daha akıcı cümleler yazılması, karşıdaki kişiyle daha güçlü ilişki kurulacağı anlamına gelmiyor.

Flört şirketleri de bu değişime katılıyor. Bumble yapay zekâ destekli eşleştirmeye daha fazla ağırlık vermeye çalışıyor. Grindr, kişilerin görüşeceği adayları değerlendirmek için botların birbirleriyle konuşmasını test ediyor. Hinge ise profil düzenleme ve konuşma başlatmaya yönelik yapay zekâ araçlarını geliştiriyor.

Haberde olumlu bir örnek de bulunuyor. New York'ta yaşayan Mihir Manohar, Amata adlı uygulamada tercihlerini ayrıntılı biçimde anlattıktan sonra sistemin önerdiği Casey ile buluştu. İkili haberin yayımlandığı dönemde yaklaşık on aydır birlikteydi. Bu örnek, algoritmanın sonsuz kaydırma yerine daha az ama daha uygun aday sunmasının bazı kişiler için işe yarayabileceğini gösteriyor.

Ancak başka kullanıcılar sahicilik sorunuyla karşılaştıklarını anlatıyor. Kylee Baxa adlı genç kadın, flört uygulamasında tanıştığı bir kişinin sevdiği diziyi hiç izlememesine rağmen yapay zekâ yardımıyla o dizi hakkında konuşabildiğini öğrenince hayal kırıklığı yaşadı. Başka bir buluşmada ise fotoğrafların yapay zekâyla değiştirilerek kişinin hiç gitmediği bir yerdeymiş gibi gösterildiğini fark etti.

Uzmanların kaygısı, insanların birbirlerini tanımadan önce algoritmaların hazırladığı kişiliklerle iletişim kurması. Birinin dilini düzeltmekle onun hiç yaşamadığı deneyimleri varmış gibi sunmak arasında ciddi fark bulunuyor. Yanıltıcı dijital görüntülerin mahrem ve duygusal kararlara etkisi ayrıca etik sorun yaratabilir.

Flört uygulamaları açısından mahremiyet de önemli. Kullanıcılar karşı tarafın mesajlarını ve özel bilgilerini üçüncü taraf modellere gönderdiğinde veri kullanımı konusunda her zaman yeterli bilgiye sahip olmayabilir. Ayrıca bir yapay zekâ eşleşmesi gerçek hayatta tanışmanın sıradan güvenlik önlemlerini gereksiz kılmaz.

Haberin merkezinde yalnızca 'yapay zekâ profil yazıyor' olgusu yok. Teknoloji insanları gerçekten birbirlerine daha hızlı ulaştırabilecek mi, yoksa etkileşimi otomatikleştirirken gerçek insanlarla tanışmanın doğasını mı değiştirecek? CNN'in görüştüğü uzmanlar ve kullanıcılar bu soruya aynı yanıtı vermiyor.