Yapay zekâ ekonomisindeki paranın yalnızca sohbet robotlarına aktığı sanılabilir. Oysa daha büyük bir dönüşüm fabrikalarda, elektrik dağıtımında ve sanayi makinelerinde yaşanıyor. Avrupa'nın en önemli teknoloji üreticilerinden Schneider Electric, Siemens ve ABB, bu alanlardan yararlanmak için büyük satın almalar yapıyor.

Financial Times'ın haberine göre Schneider Electric, Amerikan mühendislik yazılımı şirketi PTC'yi yaklaşık 24 milyar dolara satın alarak fiziksel ekipmanlarla dijital araçları aynı portföyde toplamayı tercih etti. Siemens, mühendislik simülasyonu ve tasarım alanındaki Altair'i yaklaşık 10 milyar dolara satın aldı. ABB ise İngiliz Rotork için yaklaşık 5,5 milyar dolar ödeyerek endüstriyel vana ve kontrol ekipmanlarına yöneldi.

Şirketler benzer ekonomik dalgadan yararlanmayı amaçlıyor ama aynı şeyi satın almıyorlar. Schneider ve Siemens, sanayi makinelerinin nasıl tasarlandığını, çalıştırıldığını ve hangi verilerle yönetildiğini belirleyen yazılım katmanını güçlendiriyor. ABB ise üretim ve enerji tesislerinde kullanılan fiziksel ekipmanlara ağırlık veriyor; yazılım kapasitesini daha çok kendi bünyesinde geliştiriyor.

Örneğin bir kimya tesisindeki vanaların ne zaman açılıp kapanacağı, bir fabrikanın hangi makinesinin bakım istediği veya elektrik tüketiminin nasıl azaltılacağı, makinelere bağlı sensörler ve doğru analizlerle kararlaştırılabilir. Endüstriyel yapay zekâ tam olarak bu tür gerçek dünya süreçlerini optimize etmeyi hedefliyor. Büyük dil modellerinin yazı üretmesinden farklı olarak yanlış bir karar doğrudan üretim kaybına veya güvenlik sorununa yol açabilir.

FT'nin derlediği verilere göre Schneider'in veri merkezi müşterilerinden elde ettiği gelir 2025'te yaklaşık 10 milyar avroydu. ABB'nin bu alandaki gelirleri yaklaşık 3 milyar dolar, Siemens'in dokuz aylık veri merkezi gelirleri yaklaşık 3 milyar avro olarak bildirildi. Sayıların dönemleri farklı olduğu için bunlar doğrudan eşit koşullu şirket performansı sıralaması değil; sektörün şirketler için ne kadar önemli olduğunu gösteren büyüklükler.

Avrupalı sanayi şirketlerinin elindeki avantaj, on yıllar boyunca birikmiş makine, bakım ve üretim verileri. Bir modelin gerçekten işe yarayıp yaramadığını test edebilecek tesislere, müşterilere ve teknik bilgiye sahipler. Bunun gelecekte kimin lehine sonuçlanacağı henüz belli değil: Yazılımı kontrol edenin mi, makineyi üretenin mi, yoksa ikisini aynı sistemde birleştirenin mi?