BTK ve TİB ile yüzyüze, filtrenin ilk değerlendirmesi

BTK ve TİB ile yüzyüze, filtrenin ilk değerlendirmesi

İnternet filtresi olarak da güvenli internet olarak da tanımlanan “çalışmanın” ikinci haftası bitmeden BTK ve TİB başkan ve yetkilileri basın mensuplarıyla durum değerlendirmesi yaptı. Toplantıdan notları üstünden fazla vakit geçmeden size aktarıyoruz.
Osman Nihat Şen ve Tayfun Acarer ilk hafta filtre kullanımının 55 bin kişi olduğunu belirtti. Bunların yüzde 90’ının aile paketi olduğunu söyleyen yetkililer geri kalanın ise çocuk paketi olduğunu belirtti. Hatırlanacağı ve her zaman söylediğimiz gibi (ki başkanlarımız bunu bu toplantıda dahi çalakalem yazmak olarak tanımlasa da) aslında zaten fiilen bir filtreleme durumu var. Zaten sayısı hiçbir zaman dile getirilmeyen ciddi miktarda internet sitesi bizim kullanımımızdan çıkarıldı. Bunların kimi kumar, kimi cinsellik, kimi katalog suçların belirli maddelerine göre kapatıldı. Yani aslında fiilen filtresiz paket diye bir şey yok.
Ama filtrelenmiş filtresiz paketi saymazsak aslında filtre yok (kendi içinde çelişkiler barındıran çalakalem yorum bu). Ama mevcut filtreler de çok akil değil. Yani bakıyorsunuz, aile filtresi aslında cinsellikten korumuyor sizi. Çünkü filtresiz internet zaten sizi bundan koruyor mükemmel bir şekilde. Aile filtresi bizleri hiçbir şey seçmezsek warez dediğimiz korsan program paylaşım sitelerinden koruyor. Eğer mutlaka bir seçim yapmak isterseniz bu filtre sizi sohbet, oyun ve sosyal medyadan da koruyor. Yaşını başını almış bir aile bireyi sosyal medyadan ya da sohbet sitelerinden niye korunmak ister, bunu bizim o 50 bin aile düzeninde yaşamayan biri olarak bilmemize imkan yok.
Çocuk filtresi ise fecaat: Çünkü başkanların da üstüne basarak belirttiği gibi çocuk filtresi kanunen çocuğun resmi tanımı olan 0-18 yaş düzeyi kitleyi kapsıyor. 0-18 yaş arasındaki kitlenin hele ki internet düzleminde ortak paydası ne ola hiç bilmiyorum. Üstelik o kitleye kara liste değil, çok daha beteri, beyaz liste sunuluyor. Yani sistem onlara nereye giremeyeceklerini değil, nereye girmeleri gerektiğini söylüyor. Daha da kötüsü çocuklarımızın hangi sitelere girebileceklerini gösteren bir yönlendirmemiz yok. Benim oğlumun önüne çocuk paketini koyduğumda “ee baba?” diye sordu. Çünkü nereye girebileceğini bilmiyordu, yazdığı hiçbir siteden yanıt alamamıştı.
Çocuk filtresinin en acayip tarafı ise örneğin kişisel siteler çocuk filtresinden külliyen çıkarılmış. Eğer sizin bir bloğunuz varsa, içine çocuklar için uzaydan tavsiye getirseniz bile bu sistemde yayımlanmayacak. Başkanlara da bunun örneğini verdim, benim 11 yaşındaki oğlumun kendisi için yaptığı, kendince fikirlerini paylaştığı bir bloğu var. Takdir edersiniz ki içinde çocuklara zararlı tek bir harf bile yok. Ama bu site diğer çocukların görmesine kapalı.
Çocuk filtresine nihai madde olarak… Benim oğlum okuldan ödev almış ve bu konuda araştırma yapmak için wikipedia’ya girmek istedi. Ama çocuk filtresi onu engelledi. İyidir ya da kötüdür, ama wikipedia bir bilgi kaynağıdır. Ben hep saçma sapan bir iyimserlikle o sırada wikipedia’da sorun vardır diye düşünüyorum hala.
Bu noktada TİB ve BTK ne kadar suçlu? İşte anahtar soru bu. Buradaki başkan ve yetkililer, işini doğru yapan, çok iyi bürokratlar. Filtre dendi onlara ve yaptılar. Üstlerine düşeni, onlardan isteneni yerine getirdiler. Nereden çıktığı belli olmayan bu filtre onların üstüne yapıştı ve biz uzun zaman yanlış hedeflerle onlarla bu konuyu tartışıp durduk.
Oysa onlara da söylediğim gibi aslında filtre iletişimine verecekleri enerjiyi güvenli internet kullanımı üstüne harcamış olsalardı ilk 6 ayda 37 milyon tekil kullanıcıya internetin aslında ne olduğunu ve olmadığını anlatabileceklerdi. Çünkü filtre iletişiminde bu sayıda insana ulaştılar.
Peki ne yapıyorlar? Çocuklara internet eğitimi için dünyanın her yerinden bilgi topluyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak çalışma yürütmeye çalışıyorlar. Eğitimin ilk kademesi adı verilen ilk 3 sınıf müfredatına internet dersi sokmaya çalışıyorlar. Çünkü Osman Nihat Şen’in tüm dünyada gördüğü örneklerden yola çıkarak verdiği bilgiye göre 10 yaşından itibaren çocuklar artık internet konusunda eğitim almayı reddediyor. O zamanlarda her şeyi bildiklerini iddia ediyorlar ve biraz daha asi bir ruha sahipler. Olay tıpkı 22 yaşındaki birine cinsel bilgiler vermeye çalışmaya benziyor. Bu konuda bazı zorluklar aşılmaya çalışılıyor.
Bu alanda BTK ve TİB devletin yönetsel erkleri tarafından yalnız bırakıldı. Aslında tartışılması gereken şey BTK ve TİB değildi. Onlar günün birinde “bizim çok güzel bir filtre fikrimiz var” diyerek ortaya çıkmadılar. Onlara bir yerden bu konuda adımlar atılması gerektiği söylendi. Ama sonra olaylar öyle bir gelişti ki “o” söyleyenler kayboldu ve biz anlamsızca BTK ile tartışır durumda kaldık kendimizi. BTK’yı bir trafik lambasına benzetecek olursak… Biz sürekli neden kırmızı ışık 30 saniye yanıyor diye kavga edip duruyoruz ışıkta. Ama kimse büyükşehir sinyalizasyon dairesini sorgulamıyor. Sinyalizasyon dairesi de ortaya çıkmıyor tabii.
Bilenler internetten korunuyor. Bilmeyenler sosyal medya ne demek bilmiyor ki kendini sosyal medyadan korumak istesin… Warez sitelerden korunmak mı? Bu şaka değil mi?
Ha filtrelerimiz mükemmel çalışıyor. Herkes bu konuda üstüne düşeni mükemmel bir biçimde yerine getirmiş durumda. “Gazeteci” olduğunu ileri süren arkadaşlarımız insanların filtrenin ne olduğunu bilmeden sırf aksiyon olsun diye sokağa döküldüğünü söylemeye cüret ediyor. 55 bin rakamı 10 gün için çok iyi. Her şey yolunda gibi duruyor.
Ama tek çıkış yolumuz olan eğitim yok. Niye yok sorusunun cevabını sormaya devam edelim.

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız Giriş