Gelelim bakanın tarihi ayarına… Bilindiği gibi Türk Telekom son zamanlarda fiber diyor başka bir şey demiyor. Ülkenin geri kalanı da fiber diyor elbette bakan da dahil olmak üzere. Ama biz değişik ses tonlarıyla fiber duyuyoruz. Mesela gazetelere yaptığı açıklamada Türk Telekom genel müdürü Rami Aslan “bu fiber bizim” diyor. Diğerlerini yatırım yapmamakla eleştiriyor. Eldeki fiber avantajını korumak için diğerlerinin fiber döşemesini elinden geldiği kadar engelliyor. Sahip olduğu fiberi ADSL’de olduğu gibi diğer şirketlerle paylaşmıyor.
Devlet buna uzun süre çanak tuttu. Açıkça söylemek gerekirse yapılması gereken anlarda etkin müdahaleleri yapmaması, çanak tutmaktan öteye devlet Türk Telekom’u koruyor söylentilerinin yayılmasına da neden oldu.
Devletin bu konuda beklenen tavrı, imza töreninde konuşan Binali Yıldırım’dan geldi. Sahne çok enteresandı: Döndü ve Rami Aslan’ın yüzüne baktı. Şunları söylemeye başladı:
“Burada da küçük hesapları bırakalım. ‘Aman o fiber yaparsa biz zarar ederiz’ bunları bırakalım. Siz nasıl öne geçeceksiniz. Performansınızla, ortaya koyduğunuz hizmet çeşitliliği ile hizmet kalitesi ile içerikle öne geçmenin yollarını arayacaksınız. Yollara barikat kurarak üstünlük sağlamak olmaz. Onu yapanların memlekete ne kadar zarar verdiğini birlikte görüyoruz. Bu fiber konusun ben burada söylemiş oluyorum. Bundan sonra da bütün operatörlerimizin küçük hesapları bırakıp büyük fotoğrafı görmelerini istirham ediyorum. Biz de bu konuda uygulamada yaşanan sorunları biliyoruz ve giderilmesi için çalışmalara başladık. Göreceksiniz bunu yaptığımız zaman herkes kazanacak. Sizler de kazanacaksınız, ülke kazanacak, milletimiz kazanacak.”
Bu lafları ortaya söylediğini düşünmek için çok saf olmak gerekir. Hani konuşmayı seyrederken bir ara Rami Aslan’ın çenesinden tutarak yüzünü kendine çevireceğini düşündüm. Türkçe anlamıyorsa diye İngilizce bile konuşmaya başlayabilirdi. Belli ki Binali Yıldırım o gün Türk Telekom’a mesaj vermek için oraya gelmişti. Mesajını da yedire yedire verdi.
Bence yöntem olarak çok sertti. Ama toplantı sırasında birlikte olduğum dostlara da söylediğim gibi aslında çok geç kalmış bir hareketti bu. Bu konuşmanın bundan yıllar önce diğer fiber döşemek isteyen şirketlerin almak istediği izinlerin Türk Telekom’a yönlendirilmesinden önce yapılması gerekiyordu. Bu izinlerin geciktirilmesinden önce… En az 5 yıl önce…
Yine de, gecikse de yapılmış yapılmıştır. Zararın neresinden dönülse kardır. Umarım Türk Telekom Binali Yıldırım’ın üstüne gidip onu verdiği bu mesajlardan döndürmez.
Bu arada Binali Yıldırım’ın söylediklerinin hemen ardından Turkcell’den, genel müdür Kaan Terzioğlu adına bir açıklama geldi. Açıklamayı okurken Terzioğlu’nun ağzının kulaklarında olduğunu anlamak çok zor değil fiber konusunda çok çekmiş bir şirketin sorumlusu olarak. Şunları dedi genel müdür:
Bakanımız Sayın Binali YILDIRIM’ın, mevcut GSM ve 3G (IMT200/UMTS) İmtiyaz Sözleşmelerinin tadiliyle ilgili törende dile getirdiği fiber konusundaki değerlendirmelerinden mutluluk duyduk.
Avrupa Birliği’nden çok daha agresif bir yaklaşımla belirlenmiş olan 2023 hedeflerine erişebilmek için Sayın Bakanımızın desteklerinin yanımızda olduğunu bilmek bize büyük bir motivasyon kaynağı oldu.
Bu hedeflere erişebilmek adına fiber yaygınlığının büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Daha önce de dile getirdiğimiz gibi ülke menfaatlerine hizmet eden her hamleye var gücümüzle destek olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin fiber seferberliği için Sayın Bakanımızın da değerli desteğinden güç alarak, tüm sektör oyuncularının ortak fiber şirketi kurarak seferberliğin önünü açması gerektiği çağrımızı bir kez daha yeniliyoruz.
Bu demeçlerin ardından ben şunu anlıyorum: Hükümet fibersiz olmayacağının farkına vardı. Olay budur dedi. Bu bakış açısıyla bundan sonra daha dengeli adımlar atılacak.
Bekleyip göreceğiz, yorumlara elbette devam edeceğiz.












