Bitcoin.com’da yayımlanan değerlendirme, insanların bir konuyu anladıklarını sanmalarına rağmen açıklamaları istendiğinde zorlanmaları şeklindeki psikolojik olguyu yapay zekâ çağına taşıyor. Akıcı, hızlı ve kendinden emin cevaplar üreten sistemler, kullanıcıda gerçekte edinmediği bir uzmanlık duygusu yaratabilir. Yazı, insanın bilgiyle kurduğu ilişkiyi hatırlatmak için Stephen Hawking’e atfedilen bir özdeyişten ve bilişsel psikoloji alanındaki çalışmalardan yararlanıyor.
Psikolojide “açıklama derinliği yanılsaması” olarak bilinen olgu, insanların gündelik mekanizmaları açıklayabildiklerini düşündükleri halde ayrıntı vermekte zorlanmalarını anlatır. Bir konuyu tanıdık bulmak, o konunun neden-sonuç ilişkilerini kavramak değildir.
Yapay zekâ bu farkı görünmez kılabilir; çünkü kullanıcının birkaç saniyede elde ettiği düzenli ve ikna edici metin, öğrenme sürecinin zorluğunu hissettirmeyebilir. Anlayışı sınamanın yolları arasında açıklamayı kendi sözcükleriyle yeniden kurmak ve örnekler üzerinde test etmek bulunur.
Bu hikâyenin ilginç tarafı, yapay zekânın yanlış cevap verdiği durumlardan bile daha geniş bir soruna işaret etmesi: doğru bir açıklamayı okumak ile bir konuyu gerçekten kavramak aynı şey değildir. İnsanlar bir mekanizmayı açıklamak zorunda kalana kadar onun çalışma mantığını bildiklerine inanabilir. Yapay zekâ bu yanılsamayı çoğaltabilir; çünkü cevaba erişmek ile bilgiyi sınamak arasındaki emeği azaltır. Ayrıca kullanılan özdeyişin Hawking’e aidiyeti kesin değildir; bu ayrıntı bile kaynak kontrolünün neden önemli olduğuna iyi bir örnek.
Hikâyenin gazetecilik açısından ek dersi kaynak atfıdır. Bir sözü ünlü bir bilim insanına bağlamak kolaydır, ama sözün gerçek sahibini doğrulamak her zaman kolay olmayabilir. İyi hazırlanmış açıklama ile doğrulanmış bilgi farklı şeylerdir.