DestekPatent_Kemal-YamankaradenizTürkiye’nin en önemli konularından biri patent. Çünkü o patent ki Ar-Ge’nin doğru yapılıp yapılmadığını ortaya koyuyor. O patent ki ülkenin teknolojik geleceğini garanti altına alıyor. Ancak Türkiye’de ve dünyada patent konusunun ne durumda olduğunu anlamak için ciddi bir uzmanlığa ihtiyaç var. Biz de bu anlamda bu dünyayı daha iyi anlamak için konnun uzmanına, Destek Patent isimli şirketin yönetim kurulu başkanı Kemal Yamankaradeniz’e aklımızdan geçen soruları ilettik.

Patent nedir, bunu nasıl anlamalıyız?

Patentin konusu buluşlardır. Buluş, teknik bir soruna bulunan çözümün adıdır. Patent; olumlu yönüyle sahibine buluşu üzerinde ekonomik olarak yararlanma imkanı sağlayan ve olumsuz yönüyle de söz konusu buluştan başkalarının yararlanmasını yasaklama imkânı veren ve türüne göre 7 (İncelemesiz Patent), 10 (Faydalı Model) ya da 20 (İncelemeli Patent) yıl koruma imkânı veren hukuki bir belgedir. Türkiye’de patent çeşitleri İncelemeli Patent, İncelemesiz Patent, Faydalı Model Belgesi olmak üzere üç çeşittir.

Türkiye’deki patent durumu konusunda bizi bilgilendirebilir misiniz?

Türk Patent Enstitüsü rakamlarına göre bugüne kadar alınmış olan patent sayısı yaklaşık 12 bin 500 adettir.

2011 yılında 10 bin 241 adet olan patent başvuru sayısı 2012 yılında 11 bin 500 adede ulaştı. Patent sayısında Türkiye’de her yıl bir önceki yıla göre yüzde 15’lik bir artış yaşanmaktadır. Yani patent kanunu ile birlikte patent ve faydalı model başvuru sayılarında yüzde 25 oranında artış olacağı tahmin ediliyor. Zira kanunla birlikte oluşacak güven ortamı başvuru sayılarının artışına da olumlu olarak yansıyacaktır.

Yeni patent kanunundan sonra makine üretimi, elektronik ve kimya sektörlerinden başvurular artabilir.

Genel olarak bakıldığında 2006 yılında başvuru sayısı 5 bin 136 adet olarak gerçekleşirken, 2023 yılına yönelik beklentiler arasında patent başvurularının yaklaşık bunun 10 katına çıkarak 55 bini geçmesi de var.

Tüm dünyada geçerli olan patent sıralamasında dünyadaki yerimiz nedir?

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO)’nün verilerine göre Türkiye 2009-2011 yılları arasında, marka, endüstriyel tasarım ve faydalı model tescili alanlarında en fazla büyümeyi gerçekleştiren beş ülkeden biri oldu. Türkiye, faydalı model başvurularının artış oranında Çin, Avustralya ve Rusya’nın ardından dördüncü oldu, endüstriyel tasarım ve marka başvurularındaki artış oranıyla da üçüncü sırada yer aldı. Türkiye, buluşların dış görünüşlerinin korunduğu endüstriyel tasarım başvurularında ise yüzde 14,9’luk büyüme oranı ile yüzde 8,7’lik ABD ve yüzde 7,6’lık Almanya gibi ülkelere iki kat fark attı.

Bu sonuçlara bakınca ülkemizde son yıllarda sınai haklar konusunda bilincin arttığı gözleniyor. Özellikle devlet nezdinde sağlanan destek ve teşviklerle ülkemizde markalaşma motivasyonunda da artış görülüyor. Örneğin geçtiğimiz 2 yıl Avrupa’da en çok marka müracaatı yapan ülke olarak Fransa’yı geride bırakarak birinci olduk. Bu yıl da aynı şekilde marka başvurularındaki yüksek oran markaya verilen önemin arttığını göstermektedir. Aynı paralelde patent bilincimizde giderek geliştiğini ifade etmeliyiz. Ülkemizde Ar-Ge’nin önemi ile beraber patentli üretimin sağladığı katma değer bilincini geliştirerek patent sayılarımızı yukarıya doğru çekebilmeliyiz.

Patent başvurularında geçen yıllara oranla görülen artış hâlâ potansiyelimizin çok altında kalmaktadır. Türkiye’de yerli ve yabancı şirketlerin patent başvuru sayısı 2011 yılında 10 bin 241 adet olurken 2012 yılında ise bu sayı 11 bin 500 adede ulaştı. Burada özellikle dikkat edilmesi gereken Türk şirketleri tarafından yurtdışına yapılan patent başvurusu sayısında yüzde 40 gibi bir oranda artış olduğudur. Yurtdışından Türkiye’ye yapılan patent başvurusunda ise yüzde 7,5 oranında bir artış görülmüştür.

Türkiye’deki patent alımları dünyadan Türkiye’ye kaynak akmasına yardımcı oluyor mu?

Kesinlikle, Türkiye’de yatırım yapmak isteyen yabancı sermaya patent başvurusu olan firmalara yatırım yapmayı yeğliyor. Ayrıca son zamanlarda Ar-ge merkezleri ve teknoloji transfer ofislerinin (TTO) üreteceği patentlerin lisans gelirleride Türkiye’ye kaynak akmasına etken olacak durumlardır.

Yabancı şirketlerin Türkiye’deki Ar-Ge merkezleri ile patent almasının Türkiye’ye patent olarak bir getirisi var mı?

Ülkelerin gücü ülkelerinde yapılan patent sayılarıyla doğru orantılıdır. Örneğin dünya üzerinde yaklaşık 1 milyon 200 bin adet başvuru yapılır. Bu patent başvurularının 300 bin adedi Amerika Birleşik Devletlerinde 300 bin adedi Japonya’da ve 150 bin adedi de Almanya’da gerçekleşmektedir. Geriye kalan 450 bin adedi diğer ülkelere yapılmaktadır.

Yabancı şirketlerin Türkiye’de Ar-ge merkezleri kurmaları ve Ar-ge yapmaları onların tecrübelerini bizlerin Ar-ge sistematiğine yansıtmaları anlamına gelir ki özellikle yukarıda bahsedilen ülkelerin ülkemizde Ar-ge merkezi kurmaları büyük fayda sağlayacaktır. Ar-ge merkezlerinde Amerika Japonya ve Almanya’da Ar-ge yapan kişilerin istihdam edilmesi de uygun bir yol olacaktır.

Bu ülkelerin ülkemizde kurulu Ar-ge merkezleri ile patent üretmeleri ve Türkiye’nin patent sayılarının artması dikkatleri ülkemize çekecek ve yabancı sermaye girişini artıracaktır.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.