Yapay zekâ dosyasında bugüne kadar hep görünmeyen maliyetleri konuştuk. Veri merkezlerinin cihaz fiyatlarını nasıl artırdığını, iş gücünde yarattığı yeni beceri ayrımlarını, akıllı gözlüklerin sınav güvenliğini nasıl altüst ettiğini ya da yapay zekâ şirketlerinin veri çürümesiyle nasıl boğuştuğunu tartıştık.
Ancak şimdi masada çok daha büyük ve tehlikeli bir fatura var: Açık web’in faturası.
Mesele sadece “Google aramalarına yapay zekâ özeti eklendi” diye geçiştirilebilecek kadar basit değil. Karşımızda devasa bir kırılma duruyor: Yıllarca gücünü açık internetin üzerine kuran Google, artık o açık interneti kendi içinde eritmek için kullanıyor.
“Gitmen Gereken Yeri Bulan” Google’dan, “Bende Kal” Diyen Google’a
Eski model gayet açıktı ve bir şekilde işliyordu: Bir şey arardınız, Google sonuçları sıralar ve sizi başka sitelere yönlendirirdi. Google, internetin devasa kapısıydı. Bu sayede reklam piyasasını ve haber sitelerinin gelir modellerini belirliyordu ama temelde yazılı olmayan bir anlaşma vardı: Web’de başka yerler var, ben seni oraya ulaştırırım. İçerik üreticisi trafik kazanır, Google da bu aracılıktan reklam ve veri gücü elde ederdi.
Yapay zekâ destekli cevaplar, bu iki yönlü akışı tek yönlü bir çıkmaz sokağa çevirdi.
Artık arama yaptığınızda, sayfanın en tepesinde doğrudan ve hap gibi bir cevapla karşılaşıyorsunuz. O cevap çoğu zaman işinizi görüyor; linke tıklamıyor, siteye gitmiyor, haberi bağlamıyla okumuyorsunuz. Reklam gösterimi olmuyor, abonelik ihtimali doğmuyor. Yayıncı tamamen görünmezleşirken Google hem soruyu alıyor, hem cevabı veriyor hem de sizi kendi ekosistemine hapsediyor.
Durumu şöyle özetleyebiliriz: Bu, restoranların mutfağından gizlice yemek çalıp kapının önünde müşteriye “tadım tabağı” sunmak ve o müşteriyi asla restorana sokmamak demek. İşin trajikomik yanı ise şu: O restoranlar batarsa, günün sonunda tadım tabağına koyacak yemek de kalmayacak.
İnterneti Bekleyen 7 Adımlı Kısır Döngü
Bu yıkım sadece medyayı değil; sağlık platformlarını, tarif sitelerini, teknoloji bloglarını, eğitim kaynaklarını ve bağımsız içerik üreticilerini de vuruyor. İnsanlar cevabı doğrudan platformdan aldıkça, o cevabı üretenlerin ekonomisi çöküyor. Bizi bekleyen tehlikeli kısır döngü tam olarak şöyle işleyecek:
- Google AI, kullanıcıyı siteden uzak tutarak cevabı kendi verir.
- İçerik üreten sitelerin trafiği ve gelirleri dibe vurur.
- Kaliteli içerik üretmenin maliyeti karşılanamaz hale gelir.
- Açık web; düşük kaliteli, SEO odaklı ve yapay zekâ ile şişirilmiş “çöp içeriklerle” (AI slop) dolar.
- Yapay zekâ sistemleri, mecburen bu kirlenmiş ve kalitesi düşmüş web’den beslenmeye başlar.
- Zamanla AI cevaplarının kalitesi ve doğruluğu çöker.
- Kullanıcı, alternatifi kalmadığı için yine de daha kalitesiz bir büyük platforma mahkûm olur.
Evet, dürüst olalım; yapay zekâ özetleri kısa vadede inanılmaz bir konfor sunuyor. Basit bir soru için on farklı site gezmek istemiyoruz. Ancak dijital dünyada konforun bedeli her zaman bir başkasının gelir modelinden kesilir. Sorun kullanıcının cevabı hızlı alması değil; cevabın üretim maliyetinin gazetecide, uzmanda, editörde kalırken, tüm değerin platformda toplanmasıdır.
Yayıncılığın Çıkış Yolu: Kendi Kapını İnşa Etmek
Özellikle arka plan dosyaları, analizler, rehberler ve bilgi temelli içerikler üreten gazetecilik için bu çok büyük bir ontolojik kırılma. Çünkü AI özetlerinin en kolay “yuttuğu” içerikler tam da bunlar.
Haber kuruluşları ve bağımsız platformlar için artık tek bir doğru cevap var: Google’a bağımlı trafik modelinden acilen çıkmak. Platformun sana okur göndermesini beklemek, kira kontratını ev sahibinin anlık ruh haline bağlamaya benziyor; bugün gönderir, yarın yapay zekâ özetinin içinde tutar. Doğrudan okur ilişkisi kurmak, e-posta bültenlerine, podcastlere, topluluk inşasına ve marka güvenine dayalı modellere odaklanmak artık bir tercih değil, hayatta kalma meselesi.
Bu fırtınada büyükler bir şekilde ayakta kalacaktır ama yerel basın, bağımsız bloglar ve niş bilgi siteleri silinme tehlikesiyle karşı karşıya. Açık web’in asıl kaybı da burada başlayacak: Geriye daha az ses, daha az itiraz ve daha az çeşitlilik kalacak.
Sonuç: Duvar Örüldüğünde Ne Olacak?
Açık web’in asıl değeri dağınıklığıydı. Bazen yavaştı, bazen aradığını bulmak işkenceydi ama çoğuldu. Linkler, farklı kaynaklar, küçük siteler, devasa arşivler ve insan emeğinin izleri vardı. Yapay zekâ şimdi bu dağınıklığı “temizleyip” sterilize ediyor gibi görünüyor. Ancak unutmamak gerekir ki fazla temizlik çoğu zaman sterilizasyon değil, hayatın ta kendisinin ölmesidir.
Yapay zekâ çağında asıl tehlike size yanlış cevap verilmesi değildir. Asıl tehlike, doğru cevabın tek bir kapıdan gelmesidir. Çünkü tek kapı varsa, o kapının sahibi bilgi düzeninin ve sizin neyi bilip neyi bilmeyeceğinizin de sahibi olur.
Günün sonunda hepimizin sorması gereken o devasa soru şudur: Google hâlâ web’e açılan bir kapı mı, yoksa web’i kendi içinde eriten bir duvar mı?
Daha da önemlisi: Açık web öldüğünde, bu yapay zekâ sistemleri neyle beslenecek?












