Bir siyasi partiye e-Devlet’ten neden üye olunamıyor? İstenirse mümkün mü?
Parti üyeliğinden e-Devlet üzerinden istifa edilebiliyor, üyelik sorgulanabiliyor; ancak yeni üyelik başvurusu yapılamıyor. Bunun nedeni teknik yetersizlik veya ıslak imza zorunluluğu değil. Asıl mesele, üyeliğin devlet ile vatandaş arasında değil, siyasi parti ile vatandaş arasında kurulan karşılıklı bir ilişki olması.
Türkiye’de bir vatandaş, e-Devlet üzerinden herhangi bir siyasi partiye üye olup olmadığını sorgulayabiliyor ve üyelik belgesi oluşturabiliyor. Mevcut üyeliğinden yine e-Devlet üzerinden ayrılabiliyor. Fakat aynı sistemde “siyasi parti üyelik başvurusu” adıyla bir hizmet bulunmuyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da siyasi parti üyeliğinden istifa taleplerinin 2019’dan bu yana e-Devlet üzerinden alındığını belirtiyor. (e-Devlet)
İlk bakışta ortaya tuhaf bir tablo çıkıyor: Devlet, kişinin bir siyasi partiden ayrılma iradesini elektronik ortamda kabul edebiliyor; üyeliğini sorgulayabiliyor; barkodlu belge üretebiliyor. Ancak aynı vatandaşın bir partiye katılma başvurusunu yine elektronik ortamda iletemiyor.
Peki bunun arkasında gerçekten teknik bir engel mi var? Islak imza mı gerekiyor? Sahte başvuru riski mi sistemi imkânsız hâle getiriyor?
Yanıt açık: İstenirse böyle bir sistem kurulabilir. Teknik bir imkânsızlık yoktur.
Parti üyeliği bir devlet kaydı değildir
Bir siyasi partiye üye olmak, yalnızca devletin tuttuğu bir veri tabanına kişinin adının yazılması anlamına gelmez. Parti üyeliği, vatandaş ile bağımsız bir siyasi tüzel kişilik arasında kurulan hukuki ve siyasi bir bağdır.
Vatandaş partiye katılma iradesini açıklar; ancak bu irade tek başına üyeliği tamamlamaz. Siyasi partinin de başvuruyu kendi tüzüğü ve yetkili organları çerçevesinde kabul etmesi gerekir.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun üyeliğe kabul şartlarını düzenleyen 12’nci maddesi, üyeliğe kabul koşullarının parti tüzüklerinde gösterileceğini belirtiyor. Aynı düzenleme, siyasi partilerin üyelik taleplerini gerekçe göstermeden reddedebilmesine ve reddedilen başvuru sahibinin bir üst parti kademesine itiraz edebilmesine imkân tanıyor.
Bu nedenle e-Devlet’e giren bir vatandaşın tek taraflı olarak “X partisinin üyesi oldum” demesi hukuken yeterli değildir. E-Devlet kişinin kimliğini doğrulayabilir, başvurusunu kaydedebilir ve ilgili partiye iletebilir; fakat partinin yerine geçerek üyelik kararı veremez.
Buradaki temel ayrım şudur:
Üyelikten ayrılmak tek taraflı bir işlemdir. Üye olmak ise iki taraflı bir süreçtir.
Bir vatandaşın “Bu partide artık bulunmak istemiyorum” demesi için partinin iznine ihtiyacı yoktur. Bu nedenle istifa işlemi doğrudan e-Devlet üzerinden gerçekleştirilebilir. Yeni üyelikte ise vatandaşın başvurusunun ardından partinin kabul kararı gerekir.
Ancak bu fark, işlemin elektronik ortamda yapılamayacağı anlamına gelmez. Yalnızca sistemin tek aşamalı değil, iki aşamalı kurulması gerektiğini gösterir.
Siyasi parti üyeliği ne anlama gelir?
Parti üyeliği, seçim günü belirli bir partiye oy vermekten farklıdır. Oy kullanmak gizli, kişisel ve dönemsel bir siyasi tercihtir. Parti üyeliği ise kişinin belirli bir siyasi örgütle resmî ve devamlı bir ilişki kurmasıdır.
Üye olan kişi, genel olarak partinin tüzüğünü, programını ve temel siyasi amaçlarını kabul ettiğini beyan eder. Partinin iç işleyişine göre toplantılara katılabilir, parti içi seçimlerde oy kullanabilir, delege veya yönetici adayı olabilir, teşkilat çalışmalarında görev alabilir ve aidat ödemekle yükümlü tutulabilir.
Bu hak ve yükümlülükler her parti için aynı değildir. Üyelik şartları, başvuruyu değerlendirecek organ, itiraz yöntemi, aidat sistemi, disiplin hükümleri ve parti içi seçimlere katılım kuralları ilgili partinin tüzüğünde düzenlenir.
Dolayısıyla parti üyeliği, internetten bir bültene kaydolmak veya bir kamu hizmetine abone olmak değildir. Kişinin siyasi kimliğiyle ilgili, örgütsel ve hukuki sonuçları bulunan bir ilişkidir.
Bugün bir siyasi partiye nasıl üye olunuyor?
Başvuru yöntemi partiden partiye değişir. Çünkü merkezî bir e-Devlet başvuru sistemi bulunmadığı gibi, kabul usulünü belirleme yetkisi de siyasi partilere bırakılmıştır.
Vatandaşlar genel olarak ilgili partinin resmî internet sitesindeki üyelik veya ön başvuru formunu kullanabilir. Bunun yanında ikamet ettikleri yerdeki il veya ilçe teşkilatına şahsen başvurabilirler. Bazı partiler başvuruları mahalle, belde, gençlik veya kadın örgütlenmeleri aracılığıyla da alabilir.
İnternet üzerinden form doldurulması her zaman üyeliğin aynı anda kesinleştiği anlamına gelmez. Form yalnızca bir ön başvuru niteliğinde olabilir. Kesin üyelik için ilgili teşkilatın veya parti organının başvuruyu incelemesi ve kabul etmesi gerekebilir.
Başvuru yapacak kişinin, partinin resmî internet sitesini ve güncel tüzüğünü kontrol etmesi önemlidir. Sosyal medya mesajları, kaynağı belirsiz internet formları veya resmî niteliği bulunmayan bağlantılar üzerinden kimlik bilgilerinin paylaşılması ise ciddi güvenlik riski taşır.
Üyelik kabul edildikten ve ilgili kayıtlar sisteme işlendiğinde vatandaş, siyasi parti üyeliğini e-Devlet üzerinden sorgulayabilir. Mevcut e-Devlet hizmeti, üyelik bilgilerinin görüntülenmesine ve barkodlu belge oluşturulmasına imkân sağlıyor. (e-Devlet)
Islak imza gerçekten engel mi?
Hayır. Islak imza, böyle bir sistemin önündeki aşılmaz engel değildir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamındaki güvenli elektronik imza, elle atılan imzayla aynı hukuki sonucu doğurur ve aynı ispat gücüne sahiptir. Bu nedenle siyasi parti üyelik başvurusunda imzalı bir irade açıklaması aranacaksa, bunun güvenli elektronik imzayla yapılması hukuken mümkündür. (BTK)
Mobil imza da benzer biçimde kullanılabilir. Kişi, mobil haberleşme hattına tanımlanan elektronik sertifika aracılığıyla başvurusunu imzalayabilir.
Burada iki kavramı birbirinden ayırmak gerekir:
Kimlik doğrulama, işlemi yapan kişinin kim olduğunu belirler.
Elektronik imza ise belirli bir belge veya irade beyanının o kişi tarafından onaylandığını hukuken güçlü biçimde ortaya koyar.
E-Devlet şifresi, internet bankacılığı veya T.C. kimlik kartıyla sisteme giriş yapılması güçlü bir kimlik doğrulaması sağlayabilir. Ancak bu yöntemlerin her biri kendiliğinden güvenli elektronik imza sayılmaz. Yalnızca e-Devlet şifresiyle giriş yapıp “onaylıyorum” kutusunun işaretlenmesinin hangi hukuki sonucu doğuracağı, ilgili mevzuatta açıkça düzenlenmelidir.
Bununla birlikte siyasi parti üyeliğinden ayrılma hizmetinde e-Devlet şifresi, mobil imza, elektronik imza, T.C. kimlik kartı ve internet bankacılığı gibi farklı kimlik doğrulama seçenekleri zaten kullanılıyor. Bu durum, sistemin siyasi parti üyeliği gibi hassas bir işlemi teknik olarak yönetebildiğini gösteriyor. (e-Devlet)
Benzer bir sistem zaten var
E-Devlet üzerinden dernek üyelik başvurusu yapılabiliyor. Bu hizmette başvuru sahibinden mobil imza veya elektronik imzayla kimliğini doğrulaması isteniyor. Başvurunun elektronik ortamda iletilmesi, derneğin üyeyi otomatik olarak kabul ettiği anlamına gelmiyor; üyeliğe ilişkin karar yine derneğin yetkili organınca veriliyor. (e-Devlet)
Bu örnek siyasi parti üyeliği bakımından son derece açıklayıcıdır.
Devlet, vatandaşın başvurusunu elektronik ortamda alabilir, kimliğini doğrulayabilir ve başvuruyu ilgili tüzel kişiliğe iletebilir. Tüzel kişilik de kendi mevzuatı ve tüzüğü çerçevesinde başvuruyu kabul veya reddedebilir.
Aynı mimarinin siyasi partiler için kurulmasının önünde teknolojik bir duvar yoktur. Üstelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi partilere yönelik web uygulamasına, partilere tanımlanmış elektronik imzayla erişilebildiği belirtiliyor. Yani partiler ile Yargıtay arasındaki elektronik işlem altyapısının bazı unsurları hâlihazırda mevcut. (Yargıtay C.B.)
E-Devlet üzerinden üyelik sistemi nasıl kurulabilir?
Kurulacak sistemde e-Devlet, vatandaşın yerine parti seçmez; parti adına üyelik kararı da vermez. Yalnızca güvenli bir başvuru ve bildirim kanalı sağlar.
Süreç şu şekilde tasarlanabilir:
Vatandaş e-Devlet’teki “Siyasi Parti Üyelik Başvurusu” ekranına girer ve üye olmak istediği partiyi seçer.
Sistem, kişinin aynı anda başka bir siyasi partiye kayıtlı olup olmadığını ve açıkça denetlenebilen temel üyelik şartlarını kontrol eder.
Vatandaşa ilgili partinin tüzüğü, üyelik koşulları, varsa aidat hükümleri ve kişisel verilerin nasıl işleneceğine ilişkin aydınlatma metni gösterilir.
Başvuru; güvenli elektronik imza, mobil imza veya mevzuatta açıkça geçerli sayılan güçlü bir elektronik onay yöntemiyle tamamlanır.
Başvuru, ilgili partinin yetkili teşkilatına elektronik olarak iletilir.
Parti başvuruyu kendi tüzüğüne göre kabul eder veya reddeder. Reddedilen başvurular için parti tüzüğünde öngörülen itiraz yolu dijital sistem üzerinden işletilebilir.
Kabul edilen üyelik bilgisi, siyasi parti sicilinin tutulduğu sisteme aktarılır ve başvuru sahibine sonuç bildirilir.
Böyle bir model, hem siyasi partinin üyelik kabul etme yetkisini korur hem de vatandaşın teşkilat binasına gitmeden başvuru yapmasını sağlar.
Asıl güçlük teknoloji değil
Sistemin kurulabilmesi için bazı hukuki ve kurumsal düzenlemeler gerekir.
Öncelikle siyasi parti tüzüklerinde yer alan yazılı başvuru, başvuru formu, teşkilata şahsen müracaat veya yönetim kurulu kararı gibi hükümler elektronik başvuruya uyarlanmalıdır.
Ardından e-Devlet, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve siyasi partilerin bilgi sistemleri arasında güvenli veri aktarımı kurulmalıdır. Başvurunun hangi teşkilata yönlendirileceği, ne kadar sürede yanıtlanacağı, reddedilmesi hâlinde itirazın nasıl yapılacağı ve üyeliğin hangi anda kesinleşeceği açık biçimde belirlenmelidir.
En önemli konulardan biri de kişisel verilerin korunmasıdır. Kişisel Verileri Koruma Kurumunun rehberine göre bir kişinin siyasi parti üyeliği, siyasi düşüncesine ilişkin özel nitelikli kişisel veri kapsamındadır. Bu nedenle üyelik bilgisinin sıradan bir iletişim verisi gibi işlenmesi mümkün değildir.
Başvuruların şifrelenmesi, erişim yetkilerinin sınırlandırılması, bütün işlemlerin kayıt altına alınması, verilerin başka amaçlarla kullanılmasının önlenmesi ve yetkisiz kişilerin üyelik bilgilerine ulaşamaması gerekir.
Ayrıca sahte veya baskı altında yaptırılan başvurulara karşı ikinci doğrulama adımları kullanılabilir. Başvuru sahibine SMS ya da uygulama bildirimi gönderilebilir, kısa bir bekleme süresi tanınabilir veya başvurunun elektronik imzayla yeniden onaylanması istenebilir.
Bunların hiçbiri bugünün teknolojisi açısından sıra dışı değildir.
Neden hâlâ yapılmıyor?
Bugünkü eksiklik, büyük ölçüde teknik değil; siyasi ve kurumsal bir tercihtir.
Merkezî bir üyelik başvuru sistemi kurulması, siyasi partilerin tüzüklerini ve kendi üye kabul süreçlerini ortak bir dijital altyapıya uyarlamasını gerektirir. Devlet ile partiler arasında yetki, veri güvenliği, itiraz ve sorumluluk paylaşımının ayrıntılı biçimde düzenlenmesi gerekir.
Bazı partiler merkezî sistemin üyelik sürecini kolaylaştıracağını düşünebilir. Bazıları ise üye adayını teşkilatta yüz yüze görmeyi, yerel örgütün değerlendirmesini veya kendi dijital altyapısını kullanmayı tercih edebilir.
Ancak bu tercihler, sistemin teknik olarak kurulamayacağı anlamına gelmez.
“Islak imza gerekiyor, dolayısıyla e-Devlet üzerinden yapılamaz” açıklaması bugün için ikna edici değildir. Güvenli elektronik imza zaten ıslak imzanın hukuki karşılığını sağlayabiliyor. Dernek üyelik başvurularının e-Devlet üzerinden alınabilmesi de benzer bir modelin uygulanabilir olduğunu gösteriyor.
Sonuç: Sorun imkânsızlık değil, sistemin kurulmaması
Bir siyasi partiye e-Devlet üzerinden doğrudan ve otomatik biçimde üye olunması doğru bir model olmayabilir. Çünkü üyeliğin kurulması için yalnızca vatandaşın talebi değil, partinin kabulü de gerekir.
Fakat vatandaşın üyelik başvurusunu e-Devlet üzerinden yapması, başvurusunu elektronik olarak imzalaması, süreci takip etmesi ve sonucu yine e-Devlet üzerinden öğrenmesi rahatlıkla mümkün olabilir.
E-Devlet bu modelde üyelik kararı veren makam değil; güvenli aracı olur. Vatandaş başvurur, parti değerlendirir, Yargıtay sistemine kayıt yapılır.
Dolayısıyla ortada ne çözülemeyecek bir ıslak imza problemi ne de teknik bir çıkmaz vardır. Gereken şey mevzuatın, parti tüzüklerinin ve mevcut bilgi sistemlerinin ortak bir süreçte buluşturulmasıdır.
Mesele teknoloji değildir. Teknoloji çoktan hazırdır. Eksik olan, onu kullanacak ortak irade ve kurumsal tasarımdır.