En büyük CEO’lardan samimi dijital analiz

Genel hatlarıyla bakıldığında röportaj yapılan isimler gerçekten de Türkiye’nin tepe yöneticileri: Avea, Turkcell ve Vodafone’un CEO’larından tutun da Akbank, Yapı Kredi ve Denizbank’ın genel müdürlerine kadar… Arada Ford, Coca Cola, Sütaş, Aygaz ve Migros gibi birbiriyle hiçbir bağlantısı olmayan şirketler de var ki konuşulanların hepsinin CEO’su…

Çalışmaya katılan sektörler olarak baktığımızda 11 bankacılık, 11 holding, 6 perakende, 4 hızlı tüketim ürünleri, 3 telekomünikasyon, 3 dayanıklı tüketim ürünleri, 2 sigorta, 2 mobilya, 2 inşaat, 2 ambalaj sektörü var. Her araştırmada olduğu gibi 12 adet diğer seçeneği de mevcut.

Görüşülenlerin yaş ortalaması 47… Böylesi bir pozisyon yumağı için oldukça genç sayılabilir. Hitap ettikleri çalışan sayısı ortalama 10 binin üzerinde. Sahip oldukları şirketlerin ortalama faaliyet yılı 35 ve ortalama şirket cirosu 2,2 milyar dolar. Yani bilinen her anlamda Türkiye’nin creme de la creme, kaymak tabakası.

Peki dijital dünya bu şirketlerin hayatlarına nasıl etki ediyor? Dijital değişim göstergeleri bunu çok iyi anlatıyor: 58 şirketin ortalamasına baktığımızda dijital kanallardan gelen ciro, toplamın yüzde 11’i. C seviyesi dediğimiz CEO, CFO, CIO ve CTO birimlerinde dijital değişime etki eden yöneticilerin ortalaması ise yüzde 38. Dijital ortama yapılan yatırım, tüm yatırımların yüzde 27’si düzeyinde.

Normalde şirketlere gidip “sizin dijitalleşme durumunuz nedir” diye sorduğunuzda muhtemelen “biz süperiz” cevabı alırsınız. Ama bu araştırmada durum böyle değil. Şirketlerin yüzde 7’si kendini dijital dünyanın giriş seviyesinde görüyor. Yüzde 59’u gelişen ve yüzde 34’ü olgun olarak tanımlıyor kendini. Bence çok enteresan bir yaklaşım bu.

Yüzdelerden anladığım kadarıyla en az 4 şirket dijital gibi trendy bir alanda kendini giriş seviyesine konumlandırmış. Yine bu kadar yüksek egolu bir araştırma grubunda sadece 20 şirket kendini olgun olarak tanımlamış.

Bir diğer enteresan cevap da şirketlerin kendilerine biçtikleri dijital stratejilerle alakalı. Mesela olgun şirketlerin yüzde 5’i, gelişen seviyedekilerin yüzde 21’i ve giriş seviyesinde dijital olan şirketlerin yarısı kendi kurumlarının anlaşılabilir bir dijital stratejisi olmadığına inanıyor. Bu açık yürekliliği görünce kendimi bir Kuzey Avrupa ülkesinde gibi hissettim.