Bunun devamında bugünün teknoloji ve telekomünikasyon durumuna bakalım: Geçtiğimiz hafta bir arkadaşım bana bir soru sordu. Cevabını ona SMS attım. Aradan bir gün geçti. Arkadayım bana neden geri dönmedin diye sitemkar bir mesaj attı WhatsApp üstünden… Attım da dedim ona. Biraz şaşkın bir vaziyette “arkadalarım arasında SMS atam bir sen varsın çok şaşırdım gerçekten” dedi bana. Çok güldük.

Oğlum 16 yaşında. Bir telefonu var. Onu aradığımda ulaşmak çok mümkün olmuyor her zaman. Oysa ne zaman veri kullanan bir uygulamadan arasam hemen karşıma çıkıyor. Konuştuğumuzda arkadaşlarını asla sesle aramadığını, hep uygulamalar üstünden konuştuğunu söylüyor.

Kendimden örnek vermek gerekirse… Her ay bana verilmiş 1.000 SMS’in 10 tanesini kullanmıyorum. 1.000 dakikanın 200’ünü bile kullanmıyorum. İyi de niye o kadar dakika ve SMS’im var o zaman? Çünkü en büyük data paketini alabilmek için Turkcell’e vermem gereken para karşılığında veriliyor bana bunlar. Bana sorsalar onda biriyle bile idare edebilirim.

İşte bütün bunlar bir araya geldiğinde geçtiğimiz aylarda “acaba böyle bir paket olamaz mı” diye sordum Turkcell yetkikileriyle yaptığımız sohbetlerde. Güldüler ve üstünde çalışıyoruz dediler. Sonrasında Kıbrıs örneğiyle Lifecell çıktı karşımıza. Türkiye’ye gelir mi bu diye sorduğumda elbette cevabını aldım. İşte bugün o gün.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.