İnternet Baronları Türkiye’ye geliyor

İnternet Baronları Türkiye’ye geliyor

Turkcell Superonline Genel Müdürü Murat ErkanDünyada internetin neredeyse tamamını taşıyan büyük şirketler gözünü Türkiye’ye dikti. İstanbul’un dijital başkent olabilmesi uygun şartların oluşturularak internetin bu taşıyıcı gücü bu şirketlerin Türkiye’ye gelmesine bağlı… (Bu Haber Yurt Gazetesinde Yayımlanmıştır)

Türkiye gerek altyapı gerekse kanunlar açısından dijital dünyada yapılanmasını tamamlamaya çalışıyor. Turkcell Superonline Genel Müdürü Murat Erkan, Türkiye’deki şirketlerin attığı adımların karşılık bulduğunu, son zamanlarda büyük şirketlerin interneti daha hızlı ve etkin yollardan Türkiye’ye getirmek için önemli adımlar attığını dile getirdi.

Tier1 veya internet baronları nedir?

İnternet kurulduğundan beri mevcut olan ve verileri taşıyan büyük internet ağları mevcut. 11 adet şirket, kendi içinde büyük bir şebeke oluşturdu. Bunlara Tier1 veya birinci şebeke deniyor. İnternette herhangi bir adrese gittiğinizde bu şirketlerden birinin ağından geçmeden bir yere gidemiyorsunuz.

 

Bu şirketlerin Türkiye’ye gelmesi neden bu kadar önemli?

Turkcell Superonline gibi şirketlerin internet hizmeti verirken en önemli gider kalemi, yurt dışına giden ve oradan bilgisayarımıza dönen verilerin oluşturduğu maliyet. Bizim operasyonel kalemlerimiz içinde de önemli bir payı var. Biz, son iki yılda, döviz maliyetlerinin artışına rağmen fiyatlarımıza zam yapmadık. Bu şirketlerin burada bulunması hem maliyet, hem hız hem de etkin internet kullanımı yönünde bir artış yaratacaktır.

 

Peki siz kaç şirketle iş birliği yaptınız? Bir örnek verebilir misiniz?

Turkcell Superonline olarak yurtdışı ile 9 ayrı noktadan bağlantı kuran 32 bin 500 kilometrelik şebekemiz üzerinden 70’i aşkın operatör ile işbirliklerimiz bulunuyor. Bu anlamda Tata Communications ile ilk adımı 2012’de gerçekleştirdiğimiz IP işbirliğiyle atmıştık. Tata Communications gibi küresel oyuncularla stratejik ortaklık kurmak, bölgede esnek ve güvenilir bağlanabilirlik sağlama stratejimiz açısından büyük önem taşıyor. Gerçekleştirdiğimiz bu işbirliğiyle gerek Türk firmaları gerekse Türkiye’ye yatırım yapan şirketler için fayda sağlamayı amaçlıyoruz

 

Bu şirketlerin Türkiye’ye gelmesini nasıl sağladınız?

Beş yıl önce bu şirketler pazarlık masasına oturmak istemiyordu. Öncelikle Türkiye’de interneti iyi kullanan ciddi bir kitle oluşturduk. Bunların etkin bir biçimde internete girmesi bir hacim oluşturuyor. Ama onun dışında Türkiye’nin güneyinde kalan devletlerin kullandığı internetin Türkiye üstünden taşınması için adımlar attık. Bunun için 7 farklı operatörle birliktelik oluşturup 7.750 kilometre fiber döşedik. O bölgenin interneti şu anda Akdeniz’in altından taşınıyor. Ancak deniz altından taşınan fiber hem daha maliyetli, hem kopuklukların düzeltilmesi çok uzun sürüyor hem de istendiği kadar çabuk kapasite artırımı yapılamıyor. Türkiye’nin bu anlamda atacağı adımlar İstanbul’u gerçekten bir dijital başkent haline dönüştürebilir.

 

Bölgenin internetini taşıma konusunda nasıl zorluklar çekiyoruz?

Batıda internet alanında artık bir doygunluk var. Daha fazla büyümüyor. Ancak özellikle güneyimizde bulunan ülkeler ve Kafkasya coğrafyası, şu anda en yüksek büyüme potansiyeline sahip. Bölgede yaşanan kompleks jeopolitik sıkıntıların ortadan kalkmasıyla Türkiye için büyük bir gelir kapısı yaratılacağına, İpek Yolu’nun dijital olarak hayata geçirilebileceğine inanıyoruz.

 

Bu fırsat kaçabilir mi? Rakiplerimiz var mı?

Eskiden internetin genel olarak toplandığı merkezler Hollanda gibi ülkelerdeydi. Arap ülkelerinde böylesi merkezler hayata geçirilmeye çalışılıyor ancak onlar coğrafi olarak çok uzak. Aynı şekilde şu anda Bulgaristan gibi Balkan devletleri bu işe soyunuyor. Bizim ülke olarak hızlı davranıp, gerekli düzenlemeleri halledip bir an önce İstanbul’u dijital başkent haline dönüştürmemiz gerekiyor. Balkan ülkelerine oranla en önemli avantajımız bizim zaten kendi içimizde 40 milyona yakın internet kullanıcısının yarattığı bir trafiğimiz olması. Ama buna güvenmeyerek Türkiye’de içerik yaratılması, içeriğin dağıtılabilmesi ve internete bilgiyi gönderen veri merkezlerinin açılması konularında mali ve kanuni gerekli adımları atmamız lazım. Gerçekten Türkiye’de iyi içerik yaratırsak kullanıcılar buraya gelecektir.

İnterneti elektrik gibi ödenebilir

Şu anda kullanmakta olduğumuz internet için toplu bir ödeme yapıyoruz. Ancak internet elektrik gibi su gibi zaruri bir ihtiyaç haline dönüştü. Biz rakiplerimiz gibi sabit hat ücreti de talep etmiyoruz. İnternetin oluşturduğu en büyük maliyetin verinin gerek yurtiçi gerekse yurt dışında dolaşımı olduğu düşünülecek olursa, yakın zamanda dünyada aynı su ve elektrikte olduğu gibi kullandığın zaman öde kullandığın kadar öde modellerini görebiliriz…

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız Giriş